Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olan başvurucunun göndermek istediği mektuba idarece sakıncalı bulunarak el konulmasının haberleşme hürriyetini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olan başvurucunun göndermek istediği mektuba idarece sakıncalı bulunarak el konulmasının haberleşme hürriyetini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/7/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan tutuklu olarak Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu, farklı bir ceza infaz kurumunda kalan arkadaşına gönderilmek üzere bir mektup yazmıştır. Farklı kişilere hitaben yazılan toplam dokuz sayfadan oluşan mektupta genel olarak güncel konulardan bahsedildiği, farklı ceza infaz kurumunda kalan kişilerin durumlarına ilişkin bilgi paylaşıldığı, bazı bölümlerinde ise savaş ve direniş olarak nitelendirilen örgüt eylem ve politikalarına ilişkin görüş beyan edildiği görülmüştür. İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Kurul) 22/3/2018 tarihinde, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrası gereği mektubun sakıncalı görülen kısımlarının çizilerek gönderilmesine karar vermiştir. Başvurucunun anılan karara itirazı üzerine Karabük İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 11/4/2018 tarihli kararıyla Kurulun kararını kaldırmıştır. Kararın gerekçesinde; mektubun tamamının sakıncalı olduğu, bu nedenle gönderilmemesine karar verilmesi gerektiği vurgulanarak mektubun yeniden incelenerek değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucunun bu karara itirazı, Karabük Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) tarafından 5/6/2018 tarihinde süre yönünden reddedilmiştir. Anılan karar üzerine Kurul 26/4/2018 tarihinde, mektubun tamamının sakıncalı olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrası gereği gönderilmemesine karar vermiştir. Başvurucunun bu karara itirazı İnfaz Hâkimliği tarafından, anılan Kanun'a atıfla Kurul kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucunun anılan karara itirazı ise Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5/6/2018 tarihinde anılan Kanun maddesinde kişi ve kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgiler ile tehdit ve hakaret içeren mektupların gönderilemeyeceği hususunun düzenlendiği vurgulanarak reddedilmiştir. Nihai karar 22/6/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5275 sayılı Kanun'un "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. (3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez..."