3. Hukuk Dairesi 2024/2585 E. , 2025/3353 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1732 E., 2022/1742 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/192 E., 2021/332 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara da…
**3. Hukuk Dairesi 2024/2585 E. , 2025/3353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1732 E., 2022/1742 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/192 E., 2021/332 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı asil ... ve vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... , davalı asil ... ile vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 24.07.2015 tarihinde davalılardan ... ... Özel Sağlık Hiz. Ltd. A.Ş.nin (... A.Ş.) işlettiği hastanede davalılardan Dr. ... ve ebe ...'in gerçekleştirdiği doğumda tıbbi hata, ihmal ve özensizlik nedeniyle bebek ...'un hayat boyu engelli kalmasına neden olunduğunu, anne ...'un planlanan doğum tarihinden önce acilen suni sancı verilmek suretiyle doğuma alındığını, bebeğin bu şartlarda doğuma zorlandığını ve neticede bebeğin oksijen alamadığı için kalbinin durduğunu ve beyin kanaması geçirdiğini, bebeğin, yeterli donanıma sahip olmadığını için davalı hastaneden başka bir hastaneye sevk edildiğini, burada yoğun bakıma alındığını, bebeğin ömür boyu engelli kalmasına neden olunduğunu, davalı doktor ve ebenin gebelik diyabeti olduğu bilinen bebeğin doğum süreci ile ilgili olarak gebelik kilosu, baş pelvis uyumsuzluğu olasılığının göz ardı edildiğini, ağır kusurlarının bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatının 24.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine; bebek, anne ve baba için ayrı ayrı 500.000,00 TL manevi tazminatın 24.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; sigortalının kusuru olmadığını, zarar ile olay arasında illiyet bağının bulunmadığını, tazminat taleplerinin dayanaksız ve fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ...; gerek gebelik öncesi takiplerde gerekse doğum anı ve sonrasında herhangi bir hata, ihmal, özensizlik yapmadığını, iddia edilen aksine doğal yoldan doğum başladığı için hastanın doğuma alındığını, erken doğuma alma gibi bir husus söz konusu olmadığını savunarak, reddini istemiştir. 3. Davalı ... A.Ş. vekili; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin üzerine düşen tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, davalı şirkete atfedilebilecek kusur bulunmadığını, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmadığını savunarak, reddini istemiştir. 4. Davalı ...; üzerine düşen tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, atfedilebilecek kusur bulunmadığını, zarar ile eylem arasında illiyet bağının olmadığını savunarak, reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu raporu ve Mahkemece aldırılan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tıbbi teşhis ve tedavi sözleşmesinde malpraktisten söz edebilmek için modern tıbbın gereklerine aykırı bir şekilde teşhis ve tedavi yapılması gerektiği, davaya konu olayda davalı hekim ve ebenin kusurunun bulunmadığı, bu haliyle davalıların sorumluluklarından bahsetmenin mümkün olmadığı, sözleşmeye aykırı şekilde ayıplı ifanın bulunmadığı anlaşılmakla, davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun hüküm kurmaya elverişli mahiyette olmasına göre tesis edilen kararda herhangi bir hukuka aykırı yön görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; doğumda ve izleyen süreçte tıbbi hata, ihmal ve özensizlik nedeniyle bebek ...'un hayat boyu engelli kalmasına sebep olduklarını, davalı hekim ve ebenin ağır kusurlu davrandıklarını, vekil konumundaki hekimin en hafif kusurlarından bile sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunda bebekte meydana gelen hasar ile doğum olayı arasında illiyet bağı bulunduğunun tespitine yer verildiğini, doğum saatinin kayıtlara çelişkili geçirildiğini, NST kayıtlarına sonradan müdahale edildiğinin açık olduğunu, uzman görüşün Mahkemece değerlendirilmediğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen borcuna aykırılığı sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bilirkişi raporlarında; davalılar tarafından uygulanan tedavilerde herhangi bir tıbbi hata olmadığı, her ne kadar NST tarih ve saatlerinde uyumsuzluk gözükse de bunun teknik sebeplerden kaynaklanmış olabileceği, dosya içerisindeki NST kayıtlarına göre doğum öncesi dönemde bebeğin intrauterin sıkıntıda olabileceğini gösteren herhangi bir bulgu olmadığı, küçükte meydana gelen hasarların doğum olayı ile illiyet bağı olduğu fakat günümüz tıp gelişmelerine rağmen eldeki imkanlar ile bunun öngörülemeyeceği, doğumda uygulanan metodun tıp kurallarına uygun olduğu, perinatal asfiksi önceden öngörülemeyeceği için davacı anneye sezaryen gerekmediği, oluşan hasarın annenin karnına yapılan kristaller manevrası ile bağlantısının olmadığının tespit edildiğinin anlaşılmasına göre de davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılar Adalet Pakdemir ile ...'ye verilmesine, Temyiz eden taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcın iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.