3. Hukuk Dairesi 2013/10922 E. , 2013/14103 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen istirdat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların, evlendikten sonra, davalının babasına ait eve yerleştiklerini ve davalının aile…
**3. Hukuk Dairesi 2013/10922 E. , 2013/14103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen istirdat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların, evlendikten sonra, davalının babasına ait eve yerleştiklerini ve davalının ailesi ile birlikte yaşadıklarını; bir süre sonra sorunların baş gösterdiğini ve bu sorunların zaman içerisinde büyüdüğünü; en sonunda, müvekkilinin, davalının babası tarafından getirilip baba evine bırakıldığını; ansızın baba evine getirilip bırakıldığı için çeyiz eşyalarını ve özellikle altın takılarını yanına alamadığını, davalı tarafta kaldığını; daha sonra da açılan boşanma davası sonucunda tarafların boşandığını iddia ederek; çeyiz listesinde belirtilen tüm eşyaların ve tüm altın takıların davalıdan aynen alınarak davacıya verilmesine, bu mümkün olmadığında bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; bir sorun olmadan davacının baba evine gittiğini, gezmeye giden davacıdan müvekkili davalının altınları almasının söz konusu olamayacağını; eşyalara gelince bir sandık çeyiz eşyası bir kaç tanede elbisesinin olduğunun doğru olduğunu; eşyaların ve altınların hiç bir öneminin bulunmadığını, ziynetlerin davacı kadın tarafından götürüldüğünü savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; ...evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları ona bağışlanmış sayılır ve BK'nun 244.maddesi gereğince bağışlamadan rücunun şartları oluşmadıkça kadına iadesi gerekir. Genel yaşam deneylerine göre, ziynet eşyalarını kadının üzerinde taşıyacağı veya kadın tarafından saklanmış olacağıdır. Bu tür eşyalar rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen eşyalardandır. Davamızda davacı, dava konusu ziynet eşyalarının, evden ayrılırken davalılarda kaldığını iddia etmiş ise de; davacının bunları evden ayrılırken götürme fırsatı bulamadığını, ziynetleri götürmesine engel olunduğunu veya zorla elinden alındığına karine teşkil edecek bir delil sunulamadığı anlaşılmaktadır. Gerekçesiyle" davanın kısmen kabulü ile, dava konusu ziynet eşyaları yönünden davanın sübut bulmadığından reddine; dava konusu diğer eşyalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; çeyiz ve ziynet eşyası istemine ilişkindir. Yargılama sırasında dinlenen tanıkların "davacının, babasının hasta olması nedeniyle, onu ziyaret için, kayınpederi tarafından birkaç gün kalması amacıyla baba evine bırakıldığını, üzerinde alyansından başka, altın bulunmadığını, sadece üzerindeki kıyafetle geldiğini, bir daha da geri götürülmediğini ve daha sonra tarafların boşandıklarını" beyan ettikleri görülmüştür.