3. Hukuk Dairesi 2015/17351 E. , 2016/10160 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkiline ait ceviz ve meyve bahçesini sul…
**3. Hukuk Dairesi 2015/17351 E. , 2016/10160 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkiline ait ceviz ve meyve bahçesini sulamak için ...tarafından onaylanan ve projeye uygun olarak ...hattından özel trafo kurarak abone olduğunu, müvekkiline ait yerin çevresinde bulunan kooperatifler ile gerçek kişilerin müvekkiline ait trafo ile taşıyıcı direk üzerinden usul ve tekniğe aykırı olacak şekilde hat çekerek müvekkilinin trafosunun korumasız bırakılıp yanmasına sebebiyet verdiklerini, davalı şirketin kusuru sonucu yanan trafo sebebiyle meyve ağaçlarının ve çimlerin sulanamadığı için kuruduğunu, bu konuda... Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını ve davalının kusurlu olduğuna karar verildiğini, kararın kesinleşerek onandığını, aradan geçen 3,5 yıl içerisinde zararın daha da arttığını başka ağaçlarında kuruduğunu, Mahkemenin ...ş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, tespit sonucu davalı şirketten 2.2168,00 TL alacaklı olunduğunun tespit edildiğini belirterek, 2.268,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile; davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, talebin haksız fiil olarak değerlendirilecek olursa 1 yıllık zamanaşımının geçtiğini, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının ağaçların kurumasını engelleyecek önlemleri almadığı için kuruduğunu, olayda illiyet bağının olmadığını, ağaçların sulama ve bakım ihmali nedeniyle kuruduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 27.06.2013 tarih ....sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26.05.2014 tarih ve ... sayılı ilamı ile hükmün; ''Dava, davacıya ait trafonun yanmasına bağlı olarak sulanamayan ağaç ve çimlerin kuruması sebebiyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. .../... -2- Dosya kapsamından; davacıya ait trafonun üç defa yanmış olması sebebiyle davacı tarafından, davalı aleyhine Mahkemenin 2009/42 E.sayılı dosyasında tazminat davası açıldığı; yapılan yargılama neticesinde trafonun yenilenmesi ve davacıya ait trafoya ait direğe ayrı bir seksiyoner konulması için gerekli olan bedelin hesaplanarak davacı lehine 12.060,25 TL'ye hükmedildiği ve bu kararın Yargıtay 13.Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği; bilahare davacı tarafından, trafonun yanması sebebiyle kuruyan ağaçların ve çim bedelinin tazmini için ayrıca davalı aleyhine dava açıldığı ... Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, 24.05.2012 tarih ve... sayılı karar ile davacı lehine çimlerin ve kuruyan ağaçların bedeli olarak toplam 4.637 TL'ye hükmedildiği (70 adet ağaç ve çim bedeli olarak) ve bu kararın da Yargıtay 7. HD'si tarafından onandığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında, davacıya ait trafonun yanmasının davalı kusurundan kaynaklandığı; dolayısıyla davalı şirketin kusuru ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, davacının uğramış olduğu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu yapılan yargılamalar neticesinde anlaşılmıştır. Diğer taraftan, davacı tarafın, Mahkemenin 2012/123 D.İş dosyasındaki tespit istemine istinaden, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 18/06/2012 tarihli bilirkişi raporunda, "...çim alanla ilgili yapılan önceki tespit dışında yeni bir zararın tespit edilemediğini; keşfi yapılan alanın zemini yetersiz bakım ve ihtimam nedeniyle yabani otlarla kaplı olup, sulama sebebi dışında bakım ihmali rol oynadığından %25 oranındaki kaybın bakım ihmalinden kaynaklandığı 2012 yılı dava ve keşif tarihi itibariyle sulama ve bakım ihmali nedeniyle kuruyan ağaçların toplam zarar bedelinin 2.268,00 TL olduğu" netice ve kanaatine varılmış mahkemece de bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Ne var ki, daha sonra oluşan zararın kapsamını tayinde davacının da kusurunun olup olmadığının araştırılıp, tartışılması gerekmektedir. Somut olayda, davacıya ait trafonun yenilenmesi ve trafoya ait direğe ayrı bir seksiyoner konulması için davacı lehine 12.060,25 TL'ye hükmedilmiş yine aynı dönemde davacı lehine çimlerin ve kuruyan ağaçların bedeli olarak da toplam 4.637 TL'ye hükmedilmiş olmasına rağmen; mahkemece, davacının trafosunu yenileyememesinin ve su ihtiyacını karşılayamamasının davalı kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda bir araştırma yapılmadan, aradan yaklaşık 3.5 yıl geçtikten sonra trafonun yanması sebebiyle sulanamayan ve kuruyan ağaçlar sebebiyle oluşan zararın tazmini için iş bu davanın açılması ve yapılan yargılama neticesinde de davacı lehine hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir. O halde; mahkemece, davalının zamanaşımı itirazı da nazar-ı dikkate alınarak ağaçların kurumasının davalı kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu tereddüte mahal vermeyecek şekilde araştırıldıktan sonra, somut olayda, kusur, adalet ve hakkaniyet ilkeleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan bozma ilamı sonrasında mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada, davalı şirkete bozma doğrultusunda yazılan yazı cevabına göre bir başvuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. .../... -3- Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.). Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay'ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz. Somut olayda, mahkemece; bozmaya uyma kararı verilmiş ise de, bozmaya uygun karar verilmemiştir. Şöyle ki; mahkemece bozma ilamı doğrultusunda bir araştırma yapılmamış, sadece davacı tarafından dava konusu trafonun yanmaması için davalı kuruma başvurusu olup olmadığı hususunda davalı kuruma müzekkere yazılmış, verilen yazı cevabına göre davacının konuyla ilgili iyileştirme yapılması vb. hakkında bir başvurusunun olmadığının bildirilmesi üzerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Davacı tarafından davalı kuruma yapıldığı belirtilen başvurulara ilişkin bir değerlendirmede de bulunulmamıştır. Hal böyle olunca; mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucunda, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...