Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenleri olmadan tutuklama kararı verilmesi nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, özel yetkili mahkemede yargılama yapılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenleri olmadan tutuklama kararı verilmesi nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, özel yetkili mahkemede yargılama yapılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 19/2/2014 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 7/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 12/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 3/7/2014 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Doğan Eren, yasa dışı örgüte üye olma suçunu işlediği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında 28/2/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve Kurtalan Sulh Ceza Mahkemesinin 2/3/2011 tarihli ve 2011/14 Sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır. Mahkemenin tutuklama gerekçesi şu şekildedir:"Kurtalan Başsavcılığının talebinin kabulü ile şüpheli Doğan EREN'in üzerine yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığı, şüphelinin serbest bırakılması halinde tanık ve başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunabileceği hususunda somut emarelerin bulunması, kuvvetli suç şüphesinin varlığı, şüphelinin üzerine atılı suçun CMK'nun 100/maddesinde belirtilen katalog suçlardan oluşu ve 5271 sayılı CMK'nun maddesinde öngörülen şartların şüpheli açısından gerçekleşmiş bulunması nedenlerinden ötürü Kurtalan Başsavcılığının istemi de dikkate alınarak şüphelinin CMK'nun ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmasına [karar verildi]." Başvurucu Muhammed Demir, yasa dışı örgüte üye olma suçunu işlediği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında 28/2/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve Kurtalan Sulh Ceza Mahkemesinin 2/3/2011 tarihli ve 2011/15 Sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır. Mahkemenin tutuklama gerekçesi şu şekildedir:"Kurtalan Başsavcılığının talebinin kabulü ile şüpheli Muhammed DEMİR'in üzerine yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığı, şüphelinin serbest bırakılması halinde tanık ve başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunabileceği hususunda somut emarelerin bulunması,kuvvetli suç şüphesinin varlığı, şüphelinin üzerine atılı suçun CMK'nun 100/maddesinde belirtilen katalog suçlardan oluşu ve 5271 Sayılı CMK'nun maddesinde öngörülen şartların şüpheli açısından gerçekleşmiş bulunması nedenlerinden ötürü Kurtalan Başsavcılığının istemi de dikkate alınarak şüphelinin CMK'nun ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmasına [karar verildi]. " Başvurucu Kasım Çelik, silahlı terör örgütüne silah sağlama suçunu işlediği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında 28/2/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve Kurtalan Sulh Ceza Mahkemesinin 2/3/2011 tarihli ve 2011/17 Sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır. Mahkemenin tutuklama gerekçesi şu şekildedir:"Kurtalan Başsavcılığının talebinin kabulü ile şüpheli Kasım ÇELİK'in üzerine yüklenen silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığı, şüphelinin serbest bırakılması halinde tanık ve başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunabileceği hususunda somut emarelerin bulunması, kuvvetli suç şüphesinin varlığı, şüphelinin üzerine atılı suçun CMK'nun 100/maddesinde belirtilen katalog suçlardan oluşu ve 5271 Sayılı CMK'nun maddesinde öngörülen şartların şüpheli açısından gerçekleşmiş bulunması nedenlerinden ötürü Kurtalan Başsavcılığının istemi de dikkate alınarak şüphelinin CMK'nun ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmasına [karar verildi]. " Başvurucu Mikail Seviş, silahlı terör örgütüne silah sağlama suçunu işlediği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında 2/3/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve Kurtalan Sulh Ceza Mahkemesinin 2/3/2011 tarihli ve 2011/21 Sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır. Mahkemenin tutuklama gerekçesi şu şekildedir:"Kurtalan Başsavcılığının talebinin kabulü ile şüpheli Mikalil SEVİŞ'in üzerineyüklenen silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığı, şüphelinin serbest bırakılması halinde tanık ve başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunabileceği hususunda somut emarelerin bulunması, kuvvetli suç şüphesinin varlığı, şüphelinin üzerine atılı suçun CMK'nun 100/ maddesinde sayılan katalog suçlardan oluşuve 5271 Sayılı CMK nun maddesinde öngörülen şartların şüpheli açısından gerçekleşmiş bulunması nedenlerinden ötürü Kurtalan Başsavcılığının istemi de dikkate alınarak şüphelinin CMK'nun ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmasına [karar verildi]." Kurtalan Cumhuriyet Başsavcılığı 2010/1300 Soruşturma ve 2011/17 sayılı, başvurucular Mikail Seviş, Muhammed Demir, Doğan Eren'e ilişkin fezlekeyi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Fezlekede şu değerlendirmelerde bulunulmuştur: "Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2010/1300 soruşturma sırasında kayıtlı 10/12/2010 tarihinde ilçemiz 2 nolu sağlık ocağının yanında faili meçhul şahıslar tarafından kalabalık bir grubun lastik yakarak, molotof atarak ve taş dizip çöp konteynırı koymak suretiyle yolu trafiğe kapatma, 2010/1362 nolu soruşturma sırasında kayıtlı 27/11/2010 tarihinde kalabalık bir grubun aynı şekilde aynı yerde lastik yakıp yolu trafiğe kapatarak olaya müdahale için gelen panzere taş atıp zarar vermeleri, 2011/178 nolu soruşturma sırasında kayıtlı 13/02/2011 tarihinde ihbar üzerine ilçemiz Yayıkdere Mahallesi küme evleri mevkiinde havai fişek ve molotof kokteyli malzemelerinin toprağa gömülü şekilde ele geçirilmesi, 2011/179 nolu soruşturma sırasında kayıtlı 15/02/2011 tarihindeilçemiz 304 sokak üzerinde faili meçhul kalabalık grup tarafından ellerinde bulunan molotof kokteyllerle eylem hazırlığı içerisinde olan ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesi üzerine kaçan şahısların araştırmalarının yapıldığı, Araştırmalar devam ederken Kurtalan İlçe Emniyet Müdürlüğüne kendiliğinden müracaat eden Kurtalan 56 takma isimli gizli tanığın ifadeleri doğrultusunda tahkikat genişletilerek bahsi geçen eylemleri PKK/ Kongra Gel terör örgütü adına kendilerini Apocu Gençlik olarak adlandıran yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı şüpheliler ile bu soruşturma dosyasından ayrılan çocuk şüpheliler tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, ...Şüpheli Mikail SEVİŞ’in bahsi geçen yukarıdaki eylem ve faaliyetlerin tümüne katıldığı, 2011 tarihinde ikametgahında yapılan aramada 'beyaz bir poşet içerisinde bulunan 4 adet fresh ibaresi yazılı yeşil renkli soda şişesi ve ağızlarına bez parçaları takılı benzin kokusu olan sağlam şişeler, iki adet yeşil renkli fresh ibareli kırık soda şişesi, 1 adet kullanıma hazır Efes yazısı ibareli ağız kısmında çaput bulunan içerisinde benzin olan sıvı dolu şişe, aynı poşet içerisinde koyu renkli fitil şeklinde hazırlanmış içerisinde benzin olan bit top bezin ele geçtiği,...Şüpheli DOĞAN EREN’in yukarıdaki eylem ve faaliyetlerden 27/11/2010, 2010 ve 15/02/2011 tarihli olanlara katıldığı, 2011 tarihinde ikametgahında yapılan aramada ''Kürdistan Komünist Partisi Dosyası- Savunma - Şemdin Sakık Apo Dehşetin ve İhanetin Belgesi ve Ön Bir Soluklanma Çabası Yegenime Mektuplar'' isimli yasak yayınların ele geçtiği, ...Şüpheli Muhammed DEMİR’in 27/11/2010, 10/12/2010, 15/02/2011 tarihli yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen eylemlere katıldığı, ikametgahında yapılan aramada ''Navenda Çanda Mezopotamya Sala 2011'' yazılı yasaklanmış takviminele geçtiği, şüphelinin göz altına alındığı tarihte kullanmış olduğu cep telefonundan terör örgütü PKK' nın sözde lideri Abdullah ÖCALAN' ın ve mensuplarının propagandasının yapıldığı 4 adet fotoğraf karesinin bulunduğu [anlaşılmıştır]." Kurtalan Cumhuriyet Başsavcılığının başvurucu Kasım Çelik ile ilgili 2011/355 Soruşturma ve 2011/33 sayılı fezlekesinde şu değerlendirmelerde bulunulmuştur:"Bu kapsamda yapılan soruşturma sonunda düzenlenen 2011/17 sayılı fezleke Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (CMK'nun maddesiyle yetkili) gönderilmiş olup, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/723 soruşturma sırasına kaydedildiği, bu dosyada şüpheliler ... ile birlikte şüpheli Kasım'ın 2011/17 nolu fezlekede bahsi geçen eylemlere katıldığı, şüpheli Kasım'ın suç tarihlerinde şüphelinin yaşının kayden 18'den küçük olduğu, şüphelinin Cumhuriyet Savcılığında müdafii huzurundaki ifadesinde yaşının 18'den büyük olduğunu beyan etmesi üzerine şüphelinin yaşının düzeltilmesi amacıyla Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığı, mahkemenin 31/03/2011 tarih ve 2011/63 Esas, 2011/ 127 Karar sayılı kararının 18/05/2011 tarihinde kesinleştiği, buna göre şüphelinin doğum tarihinin 15/01/1987 olarak düzeltildiği ve suç tarihinde 18 yaşından büyük olduğu anlaşılmıştır. " Ayrı düzenlenen fezlekelere konu soruşturma evrakları birleştirilmiş; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 28/6/2011 tarihli ve 2011/1056 sayılı iddianamesiyle başvurucular hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma, PKK terör örgütü propagandası yapma, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etme, örgüt faaliyeti çerçevesinde görevli memura görevini yaptırmamak için direnme, tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. İddianamede, başvurucularla ilgili olarak internet inceleme ve tespit tutanakları, görüntü inceleme ve tespit tutanakları, olay tutanakları, gizli tanık beyanları, telefon, sim kart, flash bellek ve hafıza kartları inceleme tutanakları, arama ve el koyma tutanakları gibi delillere dayanılmıştır. Başvurucular hakkındaki dava, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/561 sayılı esasına kaydedilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin E.2011/561 sayılı dosyasının 7/7/2011 tarihinde tensiben yapılan incelemesinde "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve ayrıca, sanıkların kaçacağı, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma olasılıklarının bulunması, bunların yanında, sanıkların 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100/3-a maddesinde sayılan suçlardan birini işlediği hususunda yoğun şüphenin varlığı" gerekçesiyle başvurucuların tutukluluk hâllerinin devamına karar verilmiştir. Devam eden on üç duruşmada Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi "atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak, PKK terör örgütü propagandası yapmak, 2911 sayılı Kanuna muhalefet, örgüt faaliyeti çerçevesinde görevli memura görevini yaptırmamak için direnme, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması, suçlarının vasıf ve mahiyeti, ekspertiz raporu, olay yakalama muhafaza altına alma tutanağı, gizli tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100/ maddesinde sayılan suçlardan olması, isnat edilen suç için öngörülen ceza miktarı nedeniyle kaçma şüphesinin varlığının bulunması, tutuklama tedbirinin makul ve dosya kapsamıyla uyumlu olması, bu koşullar altında adli kontrol uygulamasının tutuklamadan beklenen amaca ulaşılmasını sağlayamayacağı" gerekçeleriyle başvurucuların tutukluluk hâllerinin devamına karar vermiştir. Başvurucuların bu kararlara karşı yaptıkları itirazlar da reddedilmiştir. 1/12/2011 tarihli duruşmada gizli tanığın tarihi ayrıca belirlenecek bir duruşmada dinlenmesine, Kurtalan İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak sanıkların 10/5/2010, 30/5/2010 ve 3/7/2010 tarihli eylemlerini gösterir şekilde görüntülerinin CD ortamına aktarılarak gönderilmesinin istenmesine, sanıklara ait görüntülerin yer aldığı CD geldiğinde duruşma günü beklenmeksizin önceki bilirkişiye tevdi edilerek sanıkların görüntülerdeki konumları ile ilgili olarak fotoğraf çıktısı da alınmak suretiyle rapor aldırılmasına ilişkin ara kararı verilmiştir. 7/8/2012 tarihli duruşmada bilirkişinin raporunu dosyaya ibraz ettiği anlaşılmıştır. 31/12/2012 tarihli duruşmada gizli tanık dinlenmiş ve başvurucuları teşhis ederek onları suçlayıcı beyanlarda bulunmuştur. 18/4/2013 tarihli duruşmadasavunması alınmayan sanığın savunması alınmış, dosyanın varsa tevsii tahkikat talepleri, yoksa esas hakkındaki mütalaa beyanının hazırlanması için Cumhuriyet savcısına tevdiine karar verilmiştir. 11/7/2013 tarihli duruşmada Savcılık dosyanın kapsamlı olmasını gerekçe göstererek mütalaasını hazırlayamadığını belirtmiştir. Mahkeme, dosyanın mütalaa beyanı için Savcılığa tevdi edilmesine ve hakkında yakalama emri bulunan sanığın yakalanmasının beklenmesine karar vermiştir. 31/10/2013 tarihli ve 25/2/2014 tarihli duruşmalar da benzer gerekçeyleertelenmiştir. Başvurucular son olarak 16/1/2014 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine tahliye talebinde bulunmuşlardır. Tahliye talepleri Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 23/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesi şu şekildedir: "Tutuklu sanıklar Doğan EREN, Muhammed DEMİR,Mikail SEVİŞ ve Kasım ÇELİK'in üzerlerine atılı silahlı terör örgütü üyesi olmak, PKK Terör Örgütü propagandası yapmak, 2911 sayılı Kanuna muhalefet, örgüt faaliyeti çerçevesinde görevli memura görevini yaptırmamak için direnme, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması, suçlarının vasıf ve mahiyeti, ekspertiz raporu, olay yakalama, muhafaza altına alma tutanağı, gizli tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100/ maddesinde sayılan suçlardan olması, isnat edilen suç için öngörülen ceza miktarı nedeniyle kaçma şüphesinin varlığının bulunması, tutuklama tedbirinin makul ve dosya kapsamıyla uyumlu olması, bu koşullar altında adli kontrol uygulamasının tutuklamadan beklenen amaca ulaşılmasını sağlayamayacağı gözönüne alınarak sanıkların tutukluluk hallerinin devamına [karar verildi]." Başvurucular bu karara itiraz etmişlerdir. İtirazı değerlendiren Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 10/2/2014 tarihli ve 2014/84 Değişik İş sayılı kararıyla tutukluluk hâlinin devamına ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucular19/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 7/3/2014 tarihli ve E.2011/561, K.2014/36 sayılı kararıyla 6/3/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesi ile değişik 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un maddesi uyarıncagörevsizlik kararı vererek dosyayı Siirt Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Bu karar üzerine dosya, Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/111 sayılı esasına kaydedilmiştir. Siirt Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan 14/4/2014, 5/5/2014, 28/5/2014 tarihli duruşmalarda "suçlarınınniteliği, suçun 5271 sayılı CMK’nın 100/ maddesine giren katalog suçlardan oluşu, mevcut delil durumuna göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, atılı suçun Yasada öngörülen hapis cezasının süresinin, sanıkların kaçacakları şüphesini uyandıran somut olgu niteliğini taşıması ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı" gerekçeleriyle başvurucuların tutukluluk hâllerinin devamına karar verilmiştir.Başvurucu Doğan Eren 25/6/2014 tarihli duruşmada tahliye edilmiştir. Tahliye gerekçesi şu şekildedir: "Doğan Eren'in tutuklu kaldığı süre dosyadaki mevcut delil durumu, esasa müessir olabilecek delillerin büyük oranda toplanmış olması sanığın delilleri karartma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmış olması, sanığın saklanma ya da kaçacağına ilişkin dosyada somut bir bulgunun bulunmaması ve sabit ikametgah sahibi oluşu da göz önüne alınarak sanığın tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine [karar verildi.]" 23/7/2014 tarihli duruşmada başvurucular Kasım Çelik, Muhammed Demir, Mikail Seviş'in"suçlarınınniteliği, suçun 5271 sayılı CMK’nın 100/ maddesine giren katalog suçlardan oluşu, mevcut delil durumuna göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, atılı suçun Yasada öngörülen hapis cezasının süresinin, sanıkların kaçacakları şüphesini uyandıran somut olgu niteliğini taşıması ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı" gerekçeleriyle tutukluluk hâllerinin devamına karar verilmiştir. Bu duruşmada Mahkeme ayrıca yakalamalı sanık için yapılan tüm arama ve araştırmalara rağmen bulunamadığıanlaşıldığından dosyanın sürüncemede kalmaması için sanık hakkındaki davanın bu dava dosyasından tefrikine, dosyanın yeni bir esas sıra numarasına kaydının yapılarak sanıkhakkında çıkartılan yakalama emrinin yeni esas üzerinden devamına, dosyanın varsa tevsii tahkikat, yoksa mütalaa yönünden Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar vermiştir.20/8/2014 tarihli duruşmadabaşvurucular Kasım Çelik, Muhammed Demir, Mikail Seviş 'intutukluluk hâllerinin devamına karar verilmiştir. Başvurucular Kasım Çelik, Muhammed Demir, Mikail Seviş 19/9/2014 tarihli duruşmadatahliye edilmiştir. Tahliye gerekçesi şu şekildedir:"Sanıkların tutuklu kaldıkları süre dosyadaki mevcut delil durumu, esasa müessir olabilecek delillerin büyük oranda toplanmış olması sanıkların delilleri karartma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmış olması, sanığın saklanma ya da kaçacağına ilişkin dosyada somut bir bulgunun bulunmaması ve sabit ikametgah sahibi oluşu da göz önüne alınarak sanıkların tutuksuz yargılanmak üzere tahliyelerine [karar verildi] " Başvurucuların yargılandığı dava İlk Derece Mahkemesinde derdesttir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun , , , 265 maddeleri. 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesi, 2911 sayılı Kanun'un maddesi.4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin ilgili bölümü şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; (1) Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,(2) Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315)...” 5271 sayılı Kanun’un maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.”