1. Ceza Dairesi 2010/4416 E. , 2011/1003 K. TEBLİĞNAME : 1-B/2010/136475 ...'yı tasarlayarak öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., kardeşi ...'yı öldürmekten sanık ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (OSMANİYE) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.12.2009 gün ve 153/228 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık ... müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen r…
**1. Ceza Dairesi 2010/4416 E. , 2011/1003 K.** **"İçtihat Metni"** TEBLİĞNAME : 1-B/2010/136475 ...'yı tasarlayarak öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., kardeşi ...'yı öldürmekten sanık ...'nın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (OSMANİYE) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.12.2009 gün ve 153/228 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş, sanık ... müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen ve sanığın aşamalarda değişiklik göstermeden ve tanıklar ... ve ...'in anlatımlarıyla da doğrulanan savunmaları ile maktul ... ile sanık ...'ın ağabeyisi ...'in eşi ...'nin, sürdürdükleri gayri ahlaki ilişkinin İsmet tarafından öğrenilmesiyle açtığı boşanma davasını geri alması hususunda ...'i tehdit ve darp ettikleri, onu baskı altına almaya çalıştıkları, savunmaya göre tanık ...'in biraz safça olan tabiatı nedeniyle baskılar karşısında sessiz kaldığı, bu durumlardan etkilenen annelerinin hasta olduğu ve babaları ...'un kalp krizi geçirdiği anlaşılmış, bu durumların sanık üzerindeki etkileri nedeniyle tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin eksik incelemeye, tasarlamanın şartlarının oluşmadığına tahrikin derecesine yönelen, müdahil vekilinin sanık ... yönünden tahrikin bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; A) Kısmen resen de temyize tabi bulunan sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA; .../... s-2- TEBLİĞNAME : 1-B/2010/136475 B) Sanık ... hakkında kasten kardeşini öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde; Oluşa ve dosya kapsamındaki delillere göre; Aynı gün maktul ...'in kardeşi sanık ...'ın sabahleyin işe gitmek üzere 06.40 sıralarında evinden çıktığı, saat 06.45'te çalıştığı Demir Çelik Fabrikasının servis aracına bindiği, fabrikaya geldikten sonra da olayı burada öğrenerek tanıklar ... ve ... ile Osmaniye Emniyet Müdürlüğü'ne geldiği, beraber servis aracını beklediği ve fabrikaya gelirken yanında bulunan tanıklar ..., ..., ... ve ...'nın, sanığın olay günü normal yaşayışının dışında bir durumu bulunmadığına ilişkin anlatımlarda bulundukları, polis karakolunda sanığın üzerinden alınıp incelemeye gönderilen elbiseler üzerinde antimon maddesinin tespit edildiği, ancak ... Kriminal Polis Laboratuvarının 08.09.2009 tarihli raporunda, sanığın çalıştığı Demir Çelik Fabrikasında çalışan ve kolluk tarafından gelişigüzel seçilen başka iki işçinin daha elbiselerinin incelenmesi sonucunda elbiseler üzerinde antimon maddesi bulunduğunun belirtildiği; olayı gördüklerini, sanığın olay yerinde bulunduğunu ve maktule ateş ettiğini beyan eden tanıklar ..., ... ve ..., polisteki ilk anlatımlarında silah sesini duyduktan sonra bir kişiyi kaçarken gördüklerini söyledikleri halde, her aşamada birbiriyle çelişen ve olayın maddi bulguları ile örtüşmeyen anlatımlarda bulundukları, tanık ...'nin, mahkemedeki anlatımında, polisteki teşhisini ve ifadesini kabul etmeyerek, olayı görmediğini beyan ettiği; tanık ...'in ise, aşamalarda birbiriyle çelişen anlatımlarda bulunduğu ve teşhislerini genişlettiği, ayrıca Cumhuriyet Savcısının ifadesini aldığı sıra tanığın soruları anlamada ve cevaplamada zorlandığının tespit edildiği ve bu durumun tutanağa geçildiği; tanık ...'ın ise, ilk teşhisinde tanık ...'yı tabancayla ateş eden olarak teşhis ettiği halde, daha sonra anlatımlarını ve teşhislerini değiştirdiği anlaşılmakla; maktulün eşinin sanık ...'dan şikayetçi olmadığını ve onun öldürme olayına karıştığına ihtimal dahi vermediğini söylediği dikkate alınarak; sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin istikrarlı, savunması suçun işlendiğini gösterir kesin ve yeterli kanıt bulunmaması karşısında; sanığın beraatine karar vermek gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkumiyet kararı verilmesi; Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, resen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA; sanık başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı .../... s-3- TEBLİĞNAME : 1-B/2010/136475 yazılmasına; 23.02.2011 gününde Üye ... ve Üye ...'in, sanık ...'ın öldürme eyleminde tahrikin bulunmadığı ve suçun töre saikiyle işlendiği gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu, diğer hükümler yönünden oybirliği ile karar verildi. KARŞI GÖRÜŞ: Yeni Türk Ceza Yasası, "töre saikiyle öldürme" suçunu nitelikli öldürme suçları arasında düzenlemiş, yaptırımını ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak belirlemiştir (TCK. M. 82/I-k). Töre kavramı yasada tanımlanmamış olmakla birlikte, töre saikiyle öldürme suçunun, kendisi ve ailesinin namusunu ve şerefini kurtarmak amacıyla işlenen öldürme suçunu kapsadığı, yasa komisyonu çalışmalarında ve TCK.nun 29. Maddesinin gerekçesinde ifade edilmiştir. Öte yandan, yasada, töre saikiyle öldürme suçunun (namus cinayetlerinin) faili ve mağduru yönünden cinsiyet ayırımı yapılmamıştır. Diğer bir ifadeyle, bu suçun faili ve mağduru erkek ya da kadın olabilecektir. Örneği, Yüksek Birinci Ceza Dairesi bir kararında, olası bir kan davasının başlamasının önlenmesi adına, evli bir kadınla zina yapan erkeğin kardeşi tarafından öldürülmesi eylemini töre saikiyle öldürme suçu olarak kabul etmiştir. (1. CD. 21.02.2008 T. 2007/5621 E. ve 2008/1197 K.) Bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde, dosya içeriğinden sanık ..., erkek kardeşinin eşiyle zina yapan Mehmet adlı kişiyi, ailesinin ve kendisinin namus ve şerefini kurtarmak için öldürdüğü anlaşılmaktadır. Örneğin Yüksek Daire bir kararında, evli ve çocuklu bir kadını kaçırarak birlikte yaşayan kişinin, kadının eşinin kardeşi tarafından öldürülmesini töre saikiyle öldürme suçu saymıştır. (1. CD. 13.10.2010 T. 2009/10191 E. ve 2010/6617 K.) Somut olayda, öldürülenden kaynaklanan ve sanığa yönelik tahrik uygulamasını gerektirecek haksız eylem bulunmadığı gibi, töre saikini ortadan kaldıracak bir neden yoktur. Nitekim Yerel Mahkeme, tahrik hükümlerini uygularken, tüm diğer nedenleri reddetmiş, ancak öldürülenin sanığın kardeşinin eşiyle zina yapmasını tahrik nedeni olarak değerlendirilmiştir. .../... s-4- TEBLİĞNAME : 1-B/2010/136475 Öldürülen ...'in bu durumun sanığa yönelik bir haksız eylem oluşturmayacağı yerleşik içtihadın gereğidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın kardeşinin eşiyle zina yapan ... adlı kişiyi töre saikiyle öldürdüğünün kabulü gerekirken suçun niteliğini, tasarlayarak, tahrik altında öldürme olarak değerlendiren yerel Mahkeme kararının onanmasına ilişkin Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmadık. Karara Uygundur, Yazı İşleri Müdürü ...