Başvurucular, murisleri tarafından 22/9/1988 tarihinde Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan kadastro tespitinin iptali ve tescil davasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, murisleri tarafından 22/9/1988 tarihinde Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan kadastro tespitinin iptali ve tescil davasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir. Başvuru, 6/12/2013 tarihinde Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 16/1/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Birinci Bölümün 29/1/2014 tarihli ara kararı gereğince başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığı, 15/2/2014 tarihli yazısı ile başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların murisi Mehmet Enver Kırker ve Mehmet Andaç, Maliye Hazinesi aleyhine 22/9/1988 tarihinde Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada; kadastro tespiti sırasında maliki tespit edilmeyen ve mera olarak ayrılan taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kısmen adlarına tescilini talep etmişler, dava dosyası Mahkemenin 1988/151 esasına kaydedilmiştir. Halim Aslan’ın mirasçıları tarafından aynı taşınmaza yönelik olarak Maliye Hazinesi aleyhine Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davası, Mahkemenin 1988/160 esas numarasına kaydedilmiştir. Başvurucuların murisi Mehmet Enver Kırker ve Mehmet Andaç, aynı taşınmaza yönelik olarak, 3/10/1988 tarihinde, Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesinde Maliye Hazinesi aleyhine açtıkları davada; mera olarak ayrılan taşınmazın adlarına tescilini talep etmişler, dava dosyası Mahkemenin 1988/161 esasına kaydedilmiştir. Mahkemece, dava dosyaları arasında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle 19/12/1988 tarihli kararla dava dosyalarının birleştirilmesine, yargılamaya Mahkemenin 1998/151 esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir. Yeşilhisar Belediye Başkanlığı, 8/8/1989 tarihli dilekçe ile davaya müdahil davalı olarak katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 23/6/1998 tarih ve E.1988/51, K.1998/244 sayılı kararla; davacı Mehmet Enver Kırker tarafından açılan davanın reddine, diğer davacılar tarafından açılan davanın 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun maddesi gereği açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mehmet Enver Kırker ve Mehmet Andaç tarafından kararın temyizi üzerine; Yargıtay Hukuk Dairesinin 6/7/1999 tarih ve E.1999/5826, K.1999/7700 sayılı ilamıyla; Mehmet Andaç’ın temyiz itirazlarının reddine, Mehmet Enver Kırker tarafından yapılan temyiz itirazlarının kabulü ile eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Maliye Hazinesinin karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 2/3/2000 tarih ve E.2000/857, K.2000/2348 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; 22/2/2007 tarih ve E.2001/64, K.2007/24 sayılı kararla; davacı Mehmet Enver Kırker tarafından açılan davanın kabulüne, taşınmazın kısmen başvurucuların murisi Mehmet Enver Kırker adına tapuya tesciline, diğer davacılar tarafından açılan davanın mülga 1086 sayılı Kanun’un maddesi gereği açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalılar tarafından temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 22/5/2009 tarih ve E.2008/2583, K.2008/1930 sayılı ilamıyla; davacıya isabet eden hissenin belirlenmesinden sonra hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mehmet Enver Kırker 23/3/2007 tarihinde vefat etmiş olup, mirasçıları olan başvurucular ve murisin eşi Gülseren Kırker davaya dahil edilmişlerdir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; 4/5/2011 tarih ve E.2010/37, K.2011/38 sayılı kararla; davacı Mehmet Enver Kırker tarafından açılan davanın kabulüne, taşınmazın mera olarak yapılan kadastro tespitinin iptali ile kısmen başvurucular ve Gülseren Kırker adlarına tapuya tesciline, diğer davacılar hakkında verilen karar kesinleştiği için yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davalıların temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 27/12/2012 tarih ve E.2012/1364, K.2012/10098 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 18/9/2013 tarih ve E.2013/22006, K.2013/14911 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Karar, 8/11/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, 6/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 25/2/1998 tarih ve 4342 sayılı Mera Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.…Mera, yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz. Ancak, kullanım hakkı kiralanabilir. Kiralama ilkeleri yönetmelikle belirlenir.…” 4342 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “Mera, yaylak ve kışlak olarak tespit ve tahdit edilen yerlerin haritalarının birer örneği, ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilir.Kadastro gören yerler, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16 ncı maddesinin (B) bendine göre düzenlenen özel siciline kaydedilir.Birden fazla il veya ilçenin sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar, idari sınırlar içerisinde kaldığı yerin Tapu Sicil Müdürlüğündeki özel sicile kaydedilir.Komisyonlarca, kadastro görmeyen yerlerde tespit, tahdit ve tahsisi yapılan mera, yaylak ve kışlaklar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce özel sicile kaydedilmek üzere Tapu Sicil Müdürlüklerine bildirilir.…” 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.”