10. Hukuk Dairesi 2023/8150 E. , 2023/9420 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/135 E., 2023/89 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, sür…
**10. Hukuk Dairesi 2023/8150 E. , 2023/9420 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/135 E., 2023/89 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde 01.05.1993-01.05.2006 tarihleri arasında aralıksız, halı dokuyucu olarak geçen hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının kısmi dönemler dahilinde davalı işyerinde çalıştığını, çalıştığı sürelerin bildirildiğini, davacının yaptığı işin niteliği gereği uzun vadeli sigorta koluna tabi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının sigorta sicil dosyasının incelenmesinde; 642 gün sigortalı çalışmasının tespit edildiğini, hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden, kuşkuya düşülmeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2011/282 Esas 2016/170 Karar sayılı kararıyla; 06.08.2003 tarihinde yayımlanan 4958 sayılı Kanun ile 506 sayılı Kanun'un 3//II- d maddesinin yürürlükten kaldırıldığı, bu tarihten sonra halı dokuma işlerinde çalışanların da uzun vadeli sigorta kollarına tabi bulundukları, dolayısıyla davacının 01.05.1993-06.08.2003 tarihine kadar olan dönem yönünden uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı sayılamayacağı, 4958 sayılı Kanun'un 06.08.2003 tarihinde yürürlüğünden sonra uzun vadeli sigorta kollarına tabi ise de, bu tarihten sonraki dönemde de davalı işyerinden kuruma bildirilen hizmetleri dışında ay içinde hiç ya da eksik hizmet bildirilen dönemlerde izin dilekçeleri ile eksik gösterilen gün kadar izinli olduğu imzalı belgelerle sabit olduğundan 06.08.2003-01.05.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden de tespit edilecek hizmetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Mahkemenin kabulüne göre 06.08.2003 öncesine ilişkin verilen karar yerinde ise de, 06.08.2003 ile 29.04.2005 tarihleri arası çalışmanın kesintili olup olmadığı, fiili gerçek bir çalışmanın olup olmadığı araştırılmalı, mahkemece, re'sen araştırma ilkesi ışığında; öncelikle belirtilen dönem kapsamında davacının çalıştığı iş yerindeki bordrolu tanıklar ile komşu işyeri tanıkları re'sen belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli imzalı ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, imzalı ücret bordrolarındaki imzalar ile ücretsiz izin dilekçelerindeki imzalar mukayese edilmeli, imzaların davacının el ürünü olup olmadığı araştırılmalıdır." gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının 06.08.2003 tarihi öncesine yönelik açılan davanın reddine, 06.08.2003 ile 29.04.2005 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden davalı Sentez Tur. Tic. ve San. A.Ş. nezdinde hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine " karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davacının, davalı işyerinde 06.08.2003 tarihi öncesi çalışmalarının sigortaya tabi olmaması gerekçesiyle verilen kısmi red kararının kabul edilemeyeceğini, halı dokuma iş kolunun uzun vadeli sigorta kapsamında olmadığı savunmasına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, hizmet cetvelinde davalı işyerinde 01.05.1993 tarihinde çalışmaya başladığı, 29.04.2005 tarihinde işten çıktığının bildirildiğini, dinlenen bordro tanıkları ve kamu tanıklarının davacının davalı işyerinde sürekli çalıştığını beyan ettiğini, davanın kabülüne karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Davalı SGK vekili; davacının 01.05.1993-06.08.2003 tarihine kadar olan dönem yönünden uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı sayılamayacağı, 4958 sayılı Kanun'un 06.08.2003 tarihinde yürürlüğünden sonra uzun vadeli sigorta kollarına tabi ise de, bu tarihten sonraki dönemde de davalı işyerinden kuruma bildirilen hizmetleri dışında ay içinde hiç yada eksik hizmet bildirilen dönemlerde izin dilekçeleri ile eksik gösterilen gün kadar izinli olduğu imzalı belgelerle sabit olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla temyiz etmiştir. 3.Davalı işveren vekili; mahkemece dinlenen tanık beyanlarının hizmet tespiti yönünde hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.05.1993 ile 01.05.2006 tarihleri arasında davalıya ait halı dokuma işyerinde kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamından sonra yapılan yargılamada, davalı tarafından dosyaya, davacıya ait ücretsiz izin talep dilekçeleri ile istifa dilekçelerinin asılları ve ibraname sunulmuş, davacı vekilince ücretsiz izin dilekçelerindeki imzaları kabul etmedikleri yönünde beyanda bulunulmuş, ancak Mahkemece imza incelemesi yapılmadan karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamı gereği, 06.08.2003 ile 29.04.2005 tarihleri arasındaki dönem yönünden çalışmanın kesintili olup olmadığı, fiili gerçek bir çalışmanın olup olmadığı araştırılmalı, re'sen araştırma ilkesi ışığında; öncelikle belirtilen dönem kapsamında davacının çalıştığı iş yerindeki bordrolu tanıklar ile komşu işyeri tanıkları re'sen belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli imzalı ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, imzalı ücret bordrolarındaki imzalar ile ücretsiz izin dilekçelerindeki imzalar mukayese edilmeli, imzaların davacının el ürünü olup olmadığı araştırılmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.