6. Hukuk Dairesi 2010/13307 E. , 2011/4389 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı-davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,erken tahliye nedeniyle 17.500 TL kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 6.250 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsile…
**6. Hukuk Dairesi 2010/13307 E. , 2011/4389 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı-davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,erken tahliye nedeniyle 17.500 TL kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 6.250 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili,dava dilekçesinde, davalı kiracının 1.12.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi gereğince kiracı olduğunu, kiracının kötüniyetli olarak kira süresi dolmadan ihtar gönderip kira sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini ve kiralananın anahtarını 14.5.2009 tarihinde davacıya gönderdiğini, 2009 yılı Mayıs ayı kirasını da ödemediğini, davalının kira sözleşmesinin bitiminden önce kiralananı tahliye etmesi nedeniyle taşınmazın yeniden kiraya verilmesinin çok güç olması karşısında büyük zarara uğradığını belirterek kira dönemi sonuna kadar olan 7 aylık kira parası 17.500 TL’nin tahsilini talep etmiştir.Davalılar vekili, kira sözleşmesinin 10.maddesinde; “kiracının herhangi bir zamanda üç ay evvelinden mal sahibine bildirmek şartı ile kiralananı tahliye edebileceği” düzenlemesi bulunduğunu, davalı kiracının bu düzenleme gereğince davacıya 20.1.2009 tarihli akdi feshettiğine ilişkin ihtar gönderdiğini, işlemiş ve devam eden üç aylık kira bedelini ödediğini, davacının kira alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı kiracının anahtar teslim tarihi olan 14.5.2009 tarihinden itibaren iki buçuk ay içinde kiraya verilebileceği gerekçesiyle toplam 6.250 TL kira alacağının tahsiline karar verilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.12.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinde uyuşmazlık bulunmamaktadır.Kira sözleşmesinde aylık kiranın 2.500 TL olduğu ve her ay peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır.Davalı Mehmet Ali Şahin sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamış,sözleşmenin 18.maddesinde: “kefilin kefaletinin müştereken ve müteselsilen olduğu…” hükmüne yer verilmiştir.Kira sözleşmesinin 10.maddesinde; “kiracının herhangi bir zamanda üç ay evvelinden mal sahibine bildirmek şartı ile kiralananı tahliye edebileceği” düzenlemesi bulunmaktadır.Bu düzenleme geçerlidir ve tarafları bağlar. Kiralanana ait anahtarların kiracı tarafından tevdii mahalli kararı gereğince posta ile davacıya gönderildiği, anahtar tesliminin 14.5.2009 tarihi olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiracı, kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek, kiralananın tahliye edilmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi,zararın artmasını önlemek için kendisine düşen ödevleri yerine getirmesi gerekir.Aksi halde hakim tarafından tenkise tabi tutulur.Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Davalı, 20.1.2009 tarihinde keşide ettiği ihtar ile, 2009 yılı Ocak ayı itibariyle kiracılıktan çekileceğini bildirmiş ise de bu feshi ihbar kira sözleşmesinin 10.maddesine uygun değildir. Bununla birlikte taraflar sözleşmenin 10.maddesinde yeniden kiraya vermek için gereken makul sürenin üç ay olduğunu belirlemişlerdir. Mahkemece, yeniden kiraya vermek için gereken makul süre olarak sözleşmenin 10.maddesinde düzenlenen üç ay kabul edilmelidir. Ne var ki davacı, kiralananı üç aylık makul süre dolmadan önce 15.7.2009 tarihinde daha düşük bir bedel olan aylık 2.100 TL karşılığında yeniden kiraya vermiştir. Bu nedenle kiracı, tahliye tarihi olan 14.5.2009 tarihinden kiralananın yeniden kiraya verildiği tarih olan 15.7.2009 tarihine kadar olan kira parası yanında, kiralayanın daha düşük bir bedelle kiralananı kiraya vermesi nedeniyle uğradığı zararı da karşılamalıdır. Davalı, anahtarları 14.5.2009 tarihinde teslim etmiş, 2009 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ayları kira paralarını ödemiş ise de 2009 Mayıs ayı kira parasını ödememiştir. Davalı kiracı, sözleşmenin 10.maddesine uygun feshi ihbarda bulunmadığına göre tahliye tarihine kadar olan 13 günlük Mayıs ayı kira parasından da sorumludur. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklandığı gibi davacının talep edilebileceği kira parasının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik kira alacağına hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ;Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 7.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.