1. Ceza Dairesi 2023/7213 E. , 2024/931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2022/1008 Esas, 2023/212 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/3196 Esas, 2022/7366 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 say
**1. Ceza Dairesi 2023/7213 E. , 2024/931 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2022/1008 Esas, 2023/212 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/3196 Esas, 2022/7366 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 ... maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bozma üzerine ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2018/227 Esas, 2020/349 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2018/227 Esas, 2020/349 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/3196 Esas, 2022/7366 Karar sayılı ilâmı ile; "Oluşa, katılanın aşamalardaki ifadelerine, tanıklar ..., ..., ...'ın adli ve idari soruşturma aşamasındaki beyanlarına, 31/12/2012 tarihli katılan ile tanıklar tarafından tutulan tutanak ve katılan hakkında düzenlenen aynı tarihli adli rapor içeriğine, tanık ...'ın mahkeme aşamasındaki ifadesine ve tüm dosya kapsamına göre; katılanın ... ... Lisesinde okul müdürü olarak görev yaptığı, olay tarihinde aynı okulda öğretmen olarak görev yapmakta olan sanık ile katılan arasında, katılanın sürekli rapor aldığı hususunda tartışma çıktığı, çıkan tartışmanın arbedeye dönüştüğü, sanığın katılana yumruk atmaya çalıştığı, ardından katılanı itekleyip yere düşürdüğü, alınan adli rapora göre katılanın sol el ikinci parmak orta falanksta parçalı kırık meydana getirecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandığı olayda, CMK'nin 226. maddesi hükmü gereğince TCK’nin 86/3-c maddesinin uygulanması için ek savunma hakkı verilmesi suretiyle sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, tanıklar ... ve...'ın "soruşturma aşamasında katılanın baskısı altında ifade verdikleri ve tutanağı imzaladıklarına" ilişkin sonradan değişen ve sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi," Nedeniyle oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2022/1008 Esas, 2023/212 Karar sayılı kararı ile; önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebebi; sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Katılanın ... ... Lisesinde okul müdürü olarak görev yaptığı, olay tarihinde aynı okulda öğretmen olarak görev yapmakta olan sanık ile katılan arasında, sanığın sürekli rapor aldığı hususunda tartışma çıktığı, sanığın çıkan tartışma sonucu katılanı itekleyip yere düşürmek suretiyle olaydan bir hafta geçtikten sonra alınan adli tıp raporuna göre kemik kırığına yol açacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaraladığı iddiasıyla sanık hakkında kemik kırığı oluşacak şekilde yaralama suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek katılan müdürün kendisini odasına çağırdığı, müdür yardımcılarının da odada olduğu ve toplantı yaptığını söyleyerek gündemi sorduğunda sert bir şekilde "aldığın raporlar sahte, aramızda konuştuğumuz gibi bunları tekrar söyle, okuldan ayrılacak mısın" demesi üzerine kendisiyle bu tarz müdür yardımcılarının önünde konuşmasının rencide edici olduğunu söylediği, katılanın "gitmediğin takdirde hakkında soruşturma başlatacağım" dediği ve odadan çıktığı, arkasından "defol çık dışarıya" diye bağırdığını duyunca geri dönüp "bana birde hakaret mi ediyorsunuz" deyince katılanın kendisine müdahale ettiğini, araya müdür yardımcıları girince kendisini odadan çıkarttıklarını belirttiği, katılanın ise beyanında, sanığın çok sık rapor alması nedeniyle çocukların derslerinin boş geçtiği için şikayetler alınca tenefüste sanığı çağırıp kendisine ... bir şekilde mağduriyetleri anlatınca sanığın sinirlenerek "kim nereye gidiyorsa gitsin şikayet etsin" deyip sehpaya vurduğu, katılanın kendisinin de bu durumdan rahatsız olduğunu söyleyince "seni gece ararım" dediği, bunun üzerine sanığa "çık dışarıya" dediği defol demediği, ardından sanığın hızlı bir şekilde geri gelip yumruk vurmak için elini savurduğu, kendini korumak için sol elini yüzüne doğru kaldırdığında yumruğun eline isabet ettiği, parmağının kırıldığını belirterek şikayetçi olduğu, olayda tanık olan müdür yardımcılarından K.D.'nin beyanında, normalde salı günleri toplantı yapılmasına rağmen pazartesi günü katılanın toplantı yapılacağını ve gündemin sanık olduğunu söylediği, sanığı dersten çağırdıkları, sanığın gelip herkesi görünce "hayırdır mahkeme kurmuşsunuz beni mi yargılayacaksınız" dediği, katılanın toplantı olduğunu söylemesi üzerine tutanak ve gündemi isteyen sanığa katılanın "göremezsin" diyerek aralarında konuştuğu konuları söylemesini istediği, daha öncesinde de katılanın kendilerine sanık ile konuştuğunu, tayin isteyeceğini ve bu şekilde sanığa "ya tayin ya görevlendirme iste yoksa raporlarını milli eğitime bildireceğim" dediği, sanığın ise "ben kadrolu öğretmenim aramızda bu şekilde konuşulmamıştı artık tayin istemiyorum" diyerek elini sehpaya vurarak çıktığı, çıktıktan sonra katılanın "çık dışarı" dediği, defol kelimesini duymadığı, sanığın tekrar odaya girerek "birde hakaret mi ediyorsunuz" dediği sırada katılanın koltuğundan ayağa kalktığı, kendisinin de gayri ihtiyari bir şey olacak endişesiyle ikisinin arasına girdiği, her ikisinin de birbirine saldırmadığı, bu esnada katılanın muhtemelen koltuğa takılarak yere düştüğü, sanığın katılana "gece seni ararım" diye bir söz söylemediği ve "seni öldürürüm yanına bırakmayacağım" diye tehdit etmediği, soruşturma aşamasında katılanın kendilerine "öğleden sonra sizi çağıracaklar bu şekilde ifade verin" deyince soruşturma sırasında farklı ifade verdiği, vicdanen rahatsız olduğu için şimdi gerçekleri söylediği, tutanağı da katılanın imzala demesi üzerine imzaladığını belirttiği, yine müdür yardımcılarından tanık F.A.'nın da toplantı kısmına kadar benzer beyanda bulunduğu, sanığın dışarı çıktıktan sonra geri geldiğinde katılanın da ayağa kalktığı, ikisinin birbirine girdiği, bu esnada katılanın koltuğunun üzerine geri düştüğü, sanığın sadece katılan kendisine "çık dışarıya" dediğinde "senin Allah'ın da beni dışarıya çıkaramaz" dediği, sanığın "seni öldürürüm akşam seni arayacağım" demediği, "yanına bırakmayacağım" demediği, yine müdür yardımcısı olan tanık K.A.'nın da beyanında, katılanın sanığa "huzursuzluk veriyorsunuz okuldan tayin yada görevlendirme ile gitmenizi istiyorum. Yoksa raporlarınızın sahte olduğunu düşünüyorum bunu milli eğitime bildirip soruşturma açacağım" gibi sözler söylediğini, katılanın konuşmalardan sonra son kez sanığa "fikrinizi alıyorum gidiyor musunuz kalıyor musunuz" deyince sanığın "üzerimde baskı oluşturuyorsunuz bunu kabul etmiyorum gereğini yapın" deyip odadan çıkmasının ardından katılanın "çık dışarıya" diye bağırması üzerine sanığın geri gelip "bu kadar konuşmadan sonra hakaret mi ediyorsunuz" dediği sırada katılanın aniden koltuktan kalkmaya çalıştığı esnada koltuğun devrilip yere düştüğü, sanığın henüz masaya yaklaşmadığı aralarında iki buçuk metre mesafe olduğu, sanığı sıkıntı olmasın diye dışarıya çıkardığı, sanığın tehdit ettiğini duymadığını, sanık ilk girdiğinde gündem ve toplantı konusunu sorunca katılanın "göremezsiniz" dediği, olaydan sonra katılanın hemen bir tutanak düzenleyip kendilerine imzalattığını, o gün ve sonraki günlerde kendilerine baskı oluşturduğu ve ardından istifasını isteyip okuldan ayrıldığı, soruşturma sırasında bu nedenle baskıyla ifade verdiği ve tutanağı imzaladığı, vicdanen rahatsızlık duyduğu, olayın ardından barıştırmak istediklerini ancak gerçekleşmediğini belirttiği ayrıca katılana ait raporun olay esnasında alınmadığı, olaydan bir hafta sonra müracaat üzerine 07.01.2013 tarihinde düzenlendiği, tanıkların çelişkili beyanları ve bu çelişkiyi katılanın kendi üzerlerinde kurduğu baskı sonucu verdikleri değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama suçunu işlediğine dair her tür şüpheden uzak yeterli kesin delil bulunmadığından beraatine karar verildiği, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/3196 Esas, 2022/7366 Karar sayılı ilâmı ile sanığa 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ek savunma hakkı verilerek cezalandırılması gerekirken tanıklar K.D. ve K.A.'nın soruşturma aşamasında katılanın baskısı altında ifade verdikleri ve tutanağı imzaladıklarına ilişkin sonradan değişen ve sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek beraat kararı verildiği gerekçesi ile bozulmuş ise de katılanın tanıkların çalıştığı okulda müdür olarak görev yapması sebebiyle baskı oluşmuş olabileceği, tanıkların mahkeme huzurunda alınan beyanları ile çelişki olması halinde tanıklıklarına ilişkin şüphe oluşacağı ve gerekçede belirtildiği üzere katılanın olay tarihinden bir hafta sonra darp raporu alması ve katılanın yaralanmasının elinde meydana geldiği ve bu hususun sanığın savunması ile uyumlu olarak düşmeye bağlı oluşabileceği tüm bu nedenlerle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil sonucu tam bir vicdani kanaat oluşmadığından Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/3196 Esas, 2022/7366 Karar sayılı bozma ilamına direnilmesine karar verildiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Dairemizce verilen bozma kararı usul ve yasaya uygun olup yerel mahkemenin direnme gerekçesi yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenle ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2022/1008 Esas, 2023/212 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/3196 Esas, 2022/7366 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.