Başvuru, tam yargı davasının makul sürede sonuçlandırılmaması, aleyhe yüksek miktarda vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi ve takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; tam yargı davasının makul sürede sonuçlandırılmaması, aleyhe yüksek miktarda vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesi ve takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 23/2/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirilmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul'un Zeytinburnu ilçesi Davutpaşa Mahallesi'nde bulunan maytap atölyesinin yakınında yer alan işyerinde çalışmaktayken söz konusu maytap atölyesinde 31/1/2008 tarihinde meydana gelen patlama nedeniyle yaralanmıştır. Olay üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından düzenlenen 20/2/2008 tarihli raporda başvurucu hakkında "kişide tanımlanan sol krista iliakada parçalı kırık+sol kornea limbal inferiorda skleraya ulaşmayan yaralanmaların kişinin hayatını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek nitelikte olduğu" ifadelerine yer verilmiştir. Başvurucu tarafından zararının tazmini istemiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Zeytinburnu Belediye Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine 18/7/2008 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesinde (Mahkeme) 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat istemli tam yargı davası açılmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; ilgili idarelerin mevzuattan kaynaklı denetim, kontrol ve teftiş görevlerinin bulunmasına rağmen bu hususlara yönelik yükümlülükleri yerine getirmediklerini, tarafına hiçbir kusur atfedilmemesine karşın olay sonrası yapmak zorunda kaldığı tedavi giderleri ile oluşan iş gücü kaybı nedeniyle maddi ve manevi zararlarının oluştuğunu belirtmiştir. Mahkeme yukarıda anılan ATK raporuna da atıfta bulunarak 31/3/2011 tarihinde maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin 000 TL'lik kısmının kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; denetim ve kontrol görevini gereği gibi yerine getirmediğinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Zeytinburnu Belediye Başkanlığının olayda hizmet kusurlarının bulunduğu, illiyet bağı kurulamadığından İçişleri Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ise tazminattan sorumlu bulunmadıkları belirtilmiştir. Bununla birlikte maddi zararları belgeleyici ve ispatlayıcı herhangi bir belge sunulmadığından maddi tazminat isteminin reddine, başvurucunun yaralanması nedeniyle duyduğu ağır elem ve ızdıraba karşılık olarak da manevi tazminatın 000 TL'lik kısmının kabulüne hükmedilmiştir. Mahkeme kararı, Danıştay Sekizinci Dairesinin (Daire) 9/4/2012 tarihli ilamıyla olayda İçişleri Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının da kusurlu bulundukları ve olayda sorumluluğu bulunan idarelerin kusurları dikkate alınarak zarardan müteselsilen sorumlu tutulmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararına uyan Mahkeme 27/5/2013 tarihli kararıyla, meydana gelen zararın olayda hizmet kusuru bulunan davalı idarelerin tümü tarafından karşılanmasına, maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebinin 000 TL'lik kısmının kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Dairenin 29/5/2014 tarihli ilamıyla tekrar bozulmuştur. Bozma gerekçesinde, davada üçüncü kişi konumunda bulunan ve patlamanın meydana geldiği işyerinin sahibi olan şahıs ile iskân izni bulunmayan söz konusu binaya elektrik hizmeti vermesi nedeniyle Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.nin de kusurlarının bulunduğu belirtilmiş ve bütün sorumluların kusur oranlarının tespit edilebilmesi için yeni bir bilirkişi değerlendirmesi yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Bozma kararına uyan Mahkemece 5/11/2015 tarihli karar ile maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebinin 000 TL'lik kısmının kabulüne karar verilmiş, 000 TL zararın idarelere başvuru tarihi olan 31/3/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesine hükmedilmiştir. Ayrıca toplam 780,10 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 985 TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 795,10 TL'lik kısmının davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat için karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) mucibince takdir edilen 750 TL vekâlet ücretinin davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine, manevi tazminat için takdir edilen 750 TL vekâlet ücreti ile maddi tazminat için hükmedilen 750 TL olmak üzere toplam 500 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir. Temyiz edilen karar Dairenin 29/3/2017 tarihli kararıyla onanmış, karar düzeltme istemi de Dairenin 25/12/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 26/1/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 23/2/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; ... yargılama giderleri, ... hallerinde ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “(1) Yargılama giderleri şunlardır:a) Başvurma, karar ve ilam harçları.b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri....ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti....” 6100 sayılı Kanun’un "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.” 31/12/2014 tarihli ve 29222 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2015 yılı AAÜT'nin maddesi şöyledir: "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." 2015 yılı AAÜT'nin maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” 2015 yılı AAÜT'nin ikinci kısmının ikinci bölümünün ilgili kısmı şöyledir: “İdare ve Vergi Mahkemelerinde takip edilen davalar içina) Duruşmasız ise 750,00 TLb) Duruşmalı ise 250,00 TL" 2015 yılı AAÜT'nin üçüncü kısmının ilgili bölümü şöyledir: “Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olan veya Para ile Değerlendirilebilen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücretİlk 000,00 TL için % 12”