12. Ceza Dairesi 2013/8788 E. , 2013/28288 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal etme Hüküm : Beraat Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Özel hayat, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içermektedir. Özel hayat …
**12. Ceza Dairesi 2013/8788 E. , 2013/28288 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal etme Hüküm : Beraat Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Özel hayat, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içermektedir. Özel hayat kapsamında yer alan bir görüntü ya da sesin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde yaptırıma bağlanmış olup, bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, kasten ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında ifşa edilmesi, başka bir anlatımla içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması ise maddenin ikinci fıkrasında yaptırıma bağlanmış olup, her iki fıkrada birbirinden bağımsız iki ayrı suç düzenlenmiştir. İlk fıkradaki suçun oluşması için, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmeyip, özel hayat kapsamına giren ses veya görüntülerin anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi ilk fıkradaki suçun oluşumu için yeterlidir. Suç özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle tamamlanır. İkinci fıkradaki suçun oluşabilmesi için ise ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerekmekte olup, özel hayat görüntüsü veya sesin, yetkisi bulunmayan kişi veya kişiler tarafından içeriğinin öğrenilmesiyle suç tamamlanmış sayılır. İlk fıkra açısından, görüntü veya sesin kaydedilmesi, ikinci fıkra açısından ise bu kayıtların ifşa edilmesi yeterli olup, başkaca bir neticenin doğması veya mağdurun zarara uğramış olması gerekmez. Sanığın kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının da suçun oluşumuna bir etkisi bulunmamaktadır. Her iki fıkrada düzenlenen suç, genel kast ile işlenebilmekte ise de kastın varlığından söz edebilmek için sanığın hukuka aykırı hareket ettiğini bilmesi ve bu biçimde hareket etmeye devam etmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında, oluşa ve incelenen dosya içeriğine göre; katılanların 2006 yılında sanığın işletmeciliğini yaptığı “Manzara Düğün Salonu”nda düğün yaptıkları, sanığın düğün salonunun reklamını, katılanların düğün salonunda çektirmiş olduğu fotoğraflarla birlikte, katılanların bilgi ve rızası dışında, İzmir ilinde yayın yapan ... Haber Gazetesinin 1 - 30 Haziran 2009 tarihli sayısında yayınladığının iddia edilmesi üzerine sanık hakkında dava açılması şeklinde meydana gelen olayda, sanığın aşamalı savunmasında, daha önce reklam verdiği gazetenin kendisinden habersiz olarak, daha önceki reklamlarında kullandığı fotoğrafları bilgisi ve rızası dışında ilgili gazetede yayınladığını beyan ettiği, mahkemece tanık olarak dinlenilen gazete imtiyaz sahibinin de, daha önceden reklam veren müşterilerine jest olsun diye, gazetede daha önce yayınlanmış reklamları yayınladıklarını, sanığın söz konusu reklamın gazetede ilanından haberdar olmadığını beyan etmesi karşısında, mahkemece, yapılan yargılama sonunda, savunmanın aksine, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.