4. Hukuk Dairesi 2011/1245 E. , 2012/3767 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ. ve ... aleyhine 10/06/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazı…
**4. Hukuk Dairesi 2011/1245 E. , 2012/3767 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ. ve ... aleyhine 10/06/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla hakaret nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz olunmuştur. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı ...'a 19/04/2010 günü Kayseri'de yapılan yumruklu saldırı olayı ile ilgili haberin yapıldığı dava konusu yayında "İşçi Partisi ile bağlantılı çıktı" başlığı altında "Türk Eğitim-Sen üyesi zanlının ... İşçi Partisi yönetimiyle bağlantılı olduğu ortaya çıktı" ifadelerine yer verilmiştir. Davacı vekili, dava konusu haberin gerçek olmadığını ve kullanılan sözler itibariyle de müvekkilinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürmüştür. Davalılar vekilince cevap dilekçesinde, yayının hukuka uygun sınırlar içinde yapıldığını, saldırganın İşçi Partisi ile bağlantılı olduğu iddiasının olayın sıcaklığı sırasında Kayseri'de herkes tarafından dile getirildiğini, bu konudaki delillerin mahkemeye sunulacağı belirtilmiştir. Mahkemece "Türkiye Cumhuriyeti Enerji Bakanı'na saldırıp yumruk atan kişinin parti ile ilgisi olmadığı halde davacı parti ile irtibatlandırılması demokrasiye inandığını söyleyen ve bu kurallar içinde davrandığı iddiasında bulunan bir siyasi parti için itibar sarsıcı bir durumdur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesiyle delillerin sunulmak istendiği belirtilmesine rağmen, mahkemece, delillerini sunma imkanı tanınmadan ilk celse davanın esası karara bağlanarak davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.