8. Hukuk Dairesi 2013/10645 E. , 2013/18287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Davacı-karşı davalı ... (Bedir) ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki alacak davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 30.01.2013 gün ve 285/78 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.11.2013 Salı günü tayi
**8. Hukuk Dairesi 2013/10645 E. , 2013/18287 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Davacı-karşı davalı ... (Bedir) ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki alacak davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 30.01.2013 gün ve 285/78 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... (Bedir) vekili Av. ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, boşanma ile birlikte açtığı davada dava dilekçesinde, davacının rehber öğretmen olduğundan sahibi olduğu ... rehabilitasyon merkezini 2000 yılından Mayıs 2004 yılına kadar çalıştırdığını, şirket gelirleri ile ... plakalı aracın alındığını, şirketin Mayıs 2004 tarihinde Kemal Güzeller isimli şahsa 76.500 TL.ye satıldığını, ama bedelini davalının aldığını, şirkete ait araçlar küçük ortağa devredilir bahanesi ile aracın da davalıya devredildiğini, şirket devredildikten sonra şirketin SSK ve Emekli Sandığından tahsil ettiği 70.000 TL civarı alacağı ve şirkete ait ... plakalı aracın satışından elde edilen 19.000 TL parayı da davalının tahsil ettiğini, Akbanktan alınan araba kredisinin teminatı olan 10.000 TL.yi davalının kullandığını, şirketin bulunduğu gayrimenkulün 2005-2006 kira dönemi kira bedeli olan 9.000 TL.yi davalının tahsil ettiğini, davalının şirketteki hisse oranının % 10, davacının ise % 90 olduğunu, davalının davacıya ait toplam 178.550 TL paraya el koyduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 178.550 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Ayrıca ... vekilinin birleşen dava dosyası ile açtığı mal rejiminin tasfiyesi davasında, karşı dava olarak harcını yatırarak ... adına kayıtlı iki taşınmaz, bir dükkan ve iki araca ilişkin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğinde bulunmuş, dava değerini şimdilik 1.000 TL göstermiş, 27.07.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 20.000 TL'ye yükselterek dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, iddiaların doğru olmadığını, davalının geliri ve aile bütçesine katkısının daha fazla olduğunun davacı tarafından da kabul edildiğini, davalının tüm gelirini ailesi için harcadığını, Özel ... Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Ltd.Şti.ni kurarak eşini onore etmek için % 90 payını davacı, % 10 payını davalı adına yaptırdığını, şirketin ortak kazanç ile kurulduğunu, bu şirketin gelirlerinin şirket borçları ve ailenin ihtiyaçları için kullanıldığını, davacı adına da kayıtlı mallar olduğunu, davacının adına kayıtlı mallar dikkate alındığında maddi tazminat talep hakkı bulunmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. ... vekili birleşen dosyada açtığı davasında ise, kadın adına evlilik içinde edinilen üç taşınmaz ve bir araçla ilgili mal rejiminin tasfiye edilerek 1/2 şekilde paylaştırılmasını istemiş, dava dilekçesinde değer gösterilmeden maktu harç ile açılmış, tavzih dilekçesi ile değer 100.000 TL. olarak bildirilmiş ve nisbi harç bu değer üzerinden tamamlanmıştır. Mahkemece, davacı-karşı davalı ... Bedir'in alacak davasının kısmen kabulü ile 36.250 TL alacağın davalı-karşı davacı ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı-karşı davacı ...'in davasının tefrikiyle HMK 150/1. maddesi gereğince üç aylık yasal süre içerisinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmesi üzerine hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar 23.04.1991 tarihinde evlenmişler, 27.04.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 27.07.2009 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dosyanın incelenmesinde, ... vekili tarafından 27.4.2007 tarihinde açılan boşanma dava dilekçesinde aynı zamanda evlilik içinde edinilen menkul ve gayrimenkul mallarla ilgili mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunulmuş, maktu harç yatırılarak açılan bu dava ... 2.Aile Mahkemesi'nin 2007/404 Esas numarasında kayıtlı iken Mahkemenin 6.3.2008 tarihli kararı ile mal rejiminin tasfiyesine (değer artış payına) yönelik alacak davasının ayrılmasına karar verilmiş ve tefrik edilen bu dosya aynı mahkemenin 2008/285 Esasına kaydedilmiştir. ... vekili harcını tamamladığı 27.7.2010 tarihli dilekçe ile taleplerini 20.000 TL. olarak ıslah etmiştir. Davacısı ... olan ve 30.4.2008 tarihinde açılan yine evlilik içinde edinilerek davalı ... adına kaydedilen menkul ve gayrimenkul mallarla ilgili hakkaniyete göre eşit paylaştırma, ...’in açtığı dava ile birleştirme isteğinde bulunulmuş, davada değer gösterilmemiş, bu dava ... 2.Aile Mahkemesinin 2008/430 Esasına kaydedilmiş, daha sonra 05.06.2008 tarih 2008/590 sayılı karar ile irtibat sebebiyle bu dosyanın aynı mahkemenin 2008/285 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilerek esası kapatılmıştır. Bu dosyada davalı ... vekilinin 26.5.2008 tarihli cevabında aynı zamanda harcını da 1.000 TL değer üzerinden yatırarak karşı dava açtığı, karşı dava dilekçesinde yazılı taşınmazlarla ilgili yarı oranda paylaştırma yapılarak artık değerin hesaplanmasını ve yarısının ...’e ait olduğuna karar verilmesinin istendiği görülmüştür. Mahkemece, birleştirilen dava dosyalarında dava edilen mal varlığı ile ilgili taraf delilleri toplanmış, kayıtlar getirtilmiş, tanıklar dinlenmiş, mahallinde yapılan keşifler sonunda değerler belirlenmiş, karşılıklı alacak miktarları ile ilgili uzman bilirkişilerden raporlar alınmıştır. Davalar birlikte yürümekte iken 30.1.2013 tarihli yargılama oturumunda ... ve vekilinin duruşmaya gelmemeleri ve ... vekilinin de davayı takip etmediklerini bildirmesi üzerine ... vekilinin açtığı davan tefriki ile HMK’nın 150/1.maddesi gereğince üç aylık süre içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilirken ... vekilinin talepleri bakımından yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Tefrike karar verilen davada, ... vekilinin 30.1.2013 tarihli dilekçesi ile davalarını yenilemeleri üzerine tefrik edilen dosya ... 2.Aile Mahkemesi'nin 2013/163 Esasına kaydedilmiş, ... vekilinin talepleri bakımından 26.3.2013 tarihinde 2013/294 Karar sayılı ilam ile hüküm kurulmuştur. Yargılama safhasında iki tarafın isteklerinin tam olarak belirlenmemesi sebebiyle hangi tarafın hangi mal varlığı ile ilgili hangi nedenle ne kadar alacak isteğinde bulunduğu açıklattırılmamıştır. (HMK. m. 31). Eldeki temyize konu dosyada Mahkeme gerekçesinde dava konusu edilen iki adet araçla ilgili 06.06.2012 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak ...’a ait oldukları kanıtlanamadığından hesap yapılamadığı belirtilmiş ise de, 05.05.2004 tarihinde edinilen ... ve ... plakalı iki adet aracın ... adına tescilli olduklarına ilişkin belgeler dosya arasında olduğu belirlenmiştir. Yine dava konusu yapıldığı söylenen ... 6210 ada 7 parseldeki taşınmazla ilgili dosyada herhangi bir araştırma yapılmamış, olumlu veya olumsuz bir gerekçede yazılmamış, ancak kararda fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir. ... lehine alacağa hükmedilen ve tefrik edilen dava dosyası da birlikte düşünüldüğünde hesaplama ve kabullerin hatalı olduğu, karşılıklı taleplerin açıklattırılması, tarafların isteklerinin net şekilde belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece, yapılması gereken iş; öncelikle ... vekili tarafından açılan dava dosyası ile eldeki dava dosyası arasındaki hukuki irtibat gözetilerek birleştirilmelerine karar verilmesi, (HMK. m. 166). gerek ... ve gerekse ... vekilinin taleplerinin açıklattırılması, hangi mal varlığı için hangi nedenle ne miktar alacak isteğinde bulunduklarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, belirlenen mal varlıkları ile ilgili kayıtların eksiksiz getirtilmesi, alacak isteklerinin katkı payı alacağı mı, yoksa değer artış payı alacağı mı veya katılma alacağı mı olduğunun açıklığa kavuşturulması, netleştirilen taleplerin niteliğine göre Daire uygulamaları da gözetilerek usule uygun şekilde alacak hakkı olup olmadığının, varsa alacak miktarının tesbit edilmesi, gerektiğinde koşullarının var olup olmadığı da dikkate alınarak takas-mahsup hususunun gözden uzak tutulmaması, hüküm kurulurken hangi malvarlığı ile ilgili ne miktar alacağa hükmedildiğinin ve hangi mal varlığı için redde karar verildiğinin açıklanması, kazanılmış hakların da dikkate alınması gerekmektedir. ... ve ... vekilleri tarafından açılan davaların ayrı dosyalarda karara bağlanarak, taleplerin açıklattırılmayıp net şekilde belirlenmeden, talepte bulunulan mal varlıklarında karışıklığa da yol açılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün esasa girilmeksizin 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine bozma gerekçesine göre esasa yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.