Başvuru, tıbbî hata sonucu meydana geldiği ileri sürülen ölüm olayı ile ilgili olarak etkili ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşama hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
Başvuru, tıbbî hata sonucu meydana geldiği ileri sürülen ölüm olayı ile ilgili olarak etkili ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşama hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. Başvuru 20/3/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun kızı B. öksürük ve hırıltılı solunum şikâyetiyle Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Devlet Hastanesi) götürülmüş ve burada pnömoni-immün yetmezlik tanısıyla yatışı yapılmıştır. B. bu hastanede bir süre kaldıktan sonra 25/6/2013 tarihinde genel durumunun iyiye gittiği gerekçesiyle taburcu olmuştur. B., taburcu olduktan sonra durumunun kötüleşmesi üzerine bu kez 29/6/2013 tarihinde Adana'da bulunan bir özel hastaneye götürülmüş ve burada yapılan muayenesi sonucunda hastane yetkilileri tarafından tedavisi için yatışının yapılması gerektiği yakınlarına bildirilmiştir.Yakınları, B.yi evine götürmüşler ancak durumunun kötüleşmesi üzerine aynı özel hastaneye yeniden getirmişlerdir. B. burada yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. A. Ceza Soruşturması Süreci Başvurucu, kızı hakkında düzenlenen Devlet Hastanesi raporunda İmmünoloji Polikliniği olan bir üst merkeze sevkinin planlandığı belirtilmesine rağmen akciğer dinleme bulgularının gerilediği ve genel durumunun iyiye gittiği gerekçesiyle taburcu edilmesinin ardından yaşamını yitirdiğini ileri sürerek kızının teşhis ve tedavi sürecinde görev alan doktorlar hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Başvurucunun bu şikâyeti üzerine olaya ilişkin soruşturma başlatan Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu doktorlar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde Adana Valiliğinden soruşturma izni istemiştir. Valilik 8/10/2013 tarihli kararıyla soruşturma izni vermemiş, başvurucunun bu karara itirazı Adana Bölge İdare Mahkemesinin 15/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.B. Tazminat Davası Süreci UYAP üzerinden yapılan incelemede başvurucu ve eşinin, kızlarının ölümünde idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ve ölüm nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek Sağlık Bakanlığı aleyhine Adana İdare Mahkemesinde (Mahkeme) tazminat davası açtıkları görülmüştür.Bu davada Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulundan alınan raporda, B.nin tetkik ve tedavi işlemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu ve Devlet Hastanesi ile özel hastanede görev yapan doktorların kusurlarının bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkeme 30/1/2015 tarihinde davayı oyçokluğuyla reddetmiş, başvurucu ve eşi bu kararı temyiz etmiştir. Bu karara muhalif olan Mahkeme Üyesi, kamu hizmeti ile zarar arasında illiyet bağı olduğunu ve bu nedenle kusursuz sorumluluğa gidilmesinin hak ve nasafet kurallarına daha uygun olacağını belirtmiştir. Söz konusu karar, Danıştay incelemesi aşamasında olup henüz kesinleşmemiştir.