12. Ceza Dairesi 2014/5218 E. , 2014/24340 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Davanın reddi Davacı vekilinin 11.03.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının sahibi olduğu çaylara bir suç soruşturması nedeniyle el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda çayların iadesine hükmedildiğini belirterek, CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişki…
**12. Ceza Dairesi 2014/5218 E. , 2014/24340 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Davanın reddi Davacı vekilinin 11.03.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının sahibi olduğu çaylara bir suç soruşturması nedeniyle el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda çayların iadesine hükmedildiğini belirterek, CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Davacı vekili 11.03.2011 tarihli dilekçesi ile 06.02.2010 tarihinde Müvekkiline ait 5.150 kg çaya el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda da beraatine hükmedildiğini, gerekli tedbirlerin alınmaması sebebiyle çayların nemlenerek kullanılamaz hale geldiğini belirterek, çürüyen çayların bedeli olarak 56.400 lira maddi ve 5.000 lira manevi tazminat verilmesini talep etmiştir. Tazminat davasının dayanağı olan Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 2010/117 Esas - 2010/374 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; davacının sahibi olduğu çaylara, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti suçu nedeniyle, 06.02.2010 – 02.03.2010 tarihleri arasında el konulduğu, yapılan yargılama sonunda beraatine ve çayların da iadesine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 13.09.2010 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 11.03.2011 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı anlaşılmış; manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar, manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi, özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile, gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacı lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiş; elkoyma işlemi 06.02.2010 tarihinde yapılmış olup, Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2010 tarihli kararı ile birlikte el konulan çayların