Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 14/7/2014 tarihinde İzmir Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 28/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 5/2/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 19/2/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga maddesiyle görevli bölümü) yürütülen bir soruşturma kapsamında 30/3/2006 tarihinde gözaltına alınmış ve İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 2/4/2006 tarihli ve 2006/22 Sorgu sayılı kararı ile tutuklanmıştır. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 3/8/2006 tarihli ve E.2006/209 sayılı iddianamesi ile başvurucunun "resmi belgede sahtecilik, ruhsatsız silah bulundurma, kasten insan öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs, tehdit, yağma, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, genel güvenliğin kasten tehlike sokulması, uyuşturucu madde ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve tefecilik" suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesine kamu davası açılmıştır. Dava, İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga maddesiyle görevli), E.2006/41 sayılı dosya üzerinden ve başvurucu yönünden tutuklu olarak görülmüştür. Mahkemenin 1/11/2011 tarihli ve E.2006/41, K.2011/179 sayılı kararı ile başvurucunun "suç örgütü kurma ve yönetme" suçundan 6 yıl 3 ay hapis, "(7 ayrı) yağma" suçundan (toplam) 70 yıl 6 ay hapis, "(7 ayrı) tehdit" suçundan (toplam) 17 yıl 12 ay hapis, "(2 ayrı) kasten insan öldürme" suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis, "(2 ayrı) kasten insan öldürmeye teşebbüs" suçundan (toplam) 28 yıl hapis, "(3 ayrı) kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan (toplam) 18 yıl hapis, "kasten yaralama" suçundan 3 yıl hapis, "ruhsatsız silah taşıma suçundan" 2 yıl hapis ve 450 TL adli para, "(2 ayrı) resmî belgede sahtecilik suçundan (toplam) 4 yıl hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, hükümle birlikte atılı suçların niteliği, mevcut delil durumu, haklarında hükmolunan ceza miktarları ile kaçma şüpheleri nazara alınarak başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir. Anılan karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay Ceza Dairesinin 30/10/2013 tarihli ve E.2013/2969, K.2013/5727 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamı sonrası İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin E.2013/135 sayılı dosyası üzerinden devam olunan yargılamada 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un maddesiyle CMK mülga maddesi ile görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine dosya, İzmir Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi, E.2014/131 sayılı dosya üzerinden devam olunan yargılamada 22/5/2014 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Başvurucu, 29/5/2014 tarihinde karara itiraz etmiş; İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 5/6/2014 tarihli ve 2014/255 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Anılan karar, başvurucuya 8/9/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, kararı daha önceden haricen öğrendiğini belirterek 14/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi 11/12/2014 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Denizli D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 12/12/2014 tarihli yazısında tahliyesine karar verilen başvurucu hakkında infaz edilmekte olan başka mahkemece verilmiş mahkûmiyet hükmünün bulunduğu belirtilmiştir. İzmir Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2014 tarihli ve E.2008/547, K.2009/478 sayılı ek kararı ve İzmir 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 10/2/2014 tarihli yazısından; başvurucunun hürriyetinden yoksun bırakıldığı süreç içerisinde 25/2/2009 tarihinde başvurucu hakkında başka mahkemelerce verilen hapis cezalarının infazına başlandığı, başvurucunun infaz edilen 3 yıl 19 ay 24 günlük hapis cezası yönünden 31/10/2012 tarihinde koşullu olarak salıverildiği, yine 24/12/2012 - 27/12/2012 tarihleri arasında da başka mahkemece verilen yedi günlük hapis cezasının infaz edildiği, 12/3/2013 tarihinde ise bir başka mahkemece verilen bir yıllık hapis cezasının infazına başlandığı; başvurucunun bireysel başvuruya konu ettiği dosyada 2/4/2006 - 25/2/2009 tarihleri arasında geçen tutukluluk süresinin ise İzmir Asliye Ceza Mahkemesinin E.2008/547 sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet süresinden mahsup edildiği anlaşılmıştır. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla İlk Derece Mahkemesinde derdesttir.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."