10. Hukuk Dairesi 2024/407 E. , 2024/2198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/113 E., 2023/122 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; da
**10. Hukuk Dairesi 2024/407 E. , 2024/2198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/113 E., 2023/122 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ilk tahsis talebine göre, 01.01.1984 ile 18.07.1993 ve 01.08.1996 ile 01.10.2004 tarihleri arasında ölüm aylığına hak kazandığının tespiti ile birikmiş her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli 2020/148 Esas -2021/370 Karar sayılı kararıyla; 506 sayılı Kanun'un 99 uncu madde hükmü dikkate alındığında, davacının ölüm aylığı bağlanması gerektiği yönündeki talebinin 5 yıllık zamanaşımı nedeniyle kabulünün mümkün olmadığı, ölüm aylığı bağlanma koşulları oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli 2022/33 E. 2022/941 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece; " Davacının 01.07.1987 tarihli tahsis talebi bulunması, davacı murisinin mükerrer sicilde kayıtlı olup da Kurum tarafından dikkate alınmayan toplam 2039 prim günü olduğunun anlaşılması, toptan ödemenin 05.04.1988 tarihinde yapılmış olması nedeniyle bu tarih öncesinde tasfiye edilmiş bir hizmet olmadığından ölüm aylığı koşulları bulunduğunun anlaşılması karşısında, 506 sayılı Kanun'un 99 uncu madde hükmü dikkate alınarak, zamanaşımına uğramadığı açık olan 01.01.1984-05.04.1988 tarihleri arasındaki dönemde, davacıya ölüm aylığı bağlanması için gerekli prim gün sayısı koşulunun bulunduğu, 01.01.1984-05.04.1988 tarihleri arasındaki dönemde davacının aylığa hak kazandığı dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı" olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.01.1984-05.04.1988 tarihleri arasındaki dönemde ölüm aylığına hak kazandığının tespitine, bu dönem için ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile davacıya ödenmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; Mahkeme tarafından ''Bu dönem için ödenmeyen aylıkların hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine'' şeklinde hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözetilmediğini, davacının 1985 yılındaki ilk ölüm aylığı tahsis talebine göre toptan ödeme işlemine karar verilmeden önce 1800 günü aşkın prim ödeme günü olması nedeniyle ölüm aylığına hak kazanmasına karşın Kurumun teferruatlı araştırma yapmadan 1800 günü olmadığı gerekçesi ile ölüm aylığı tahsis talebini reddetmesinin Kurum hatasına dayandığını, Kurumun ve bankanın kayıtlarında toptan ödemenin davacı veya başka biri tarafından alındığına dair bir belgenin bulunmadığını, davacıya 1985 yılındaki talebine göre ölüm aylığı bağlanması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı SGK Başkanlığı vekili; 506 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinde göre davacının taleplerinin tamamının zamanaşımına uğradığını, Kurum işlemlerinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığını, ayrıca davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş olmasının da hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının ölüm aylığına hak kazandığının tespiti, birikmiş aylıkların faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 66 ncı ve 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda, davacının dava dilekçesindeki talebine göre ödenmeyen aylıkların ,her bir aylığa hak kazanıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi, davanın kısmen kabulüne hükmedilmiş olmasına rağmen yargılama giderlerinin tamamının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ve davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan, "Bu dönem için ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile davacıya ödenmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine " ibarelerinin hükümden çıkarılmasına yerine " Bu dönem için ödenmeyen aylıkların, her bir aylığa hak kazanıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " yazılmasına, Hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan "Davacının davanın başından beri yapmış olduğu bilirkişi ücreti, posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 676,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine " ibaresinin çıkarılarak yerine "Davacının yapmış olduğu 676,10 TL yargılama giderinin 338.05 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına, Hükme bir bend eklenerek "7-Davalı kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine", ibaresinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.