TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR HATİCE CENG İZ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2022/53952) Karar Tarihi: 10/5/2023 R.G. Tarih ve Say ı: 25/10/2023-32350 Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş Muhterem İNCE Raportör : Nahit GEZG İN Başvurucu : Hatice CENG İZ Vekili : Av. Gökmen BA ŞPINAR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bir yabanc ı ülke konsoloslu ğunda
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR HATİCE CENG İZ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2022/53952) Karar Tarihi: 10/5/2023 R.G. Tarih ve Say ı: 25/10/2023-32350 Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş Muhterem İNCE Raportör : Nahit GEZG İN Başvurucu : Hatice CENG İZ Vekili : Av. Gökmen BA ŞPINAR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, bir yabanc ı ülke konsoloslu ğunda gerçekle şen öldürme olay ının etkili soruşturulmamas ı nedeniyle ya şam hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 23/5/2022 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. 2022/78660 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ı, konu yönünden irtibat nedeniyle 2022/53952 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ı ile birleştirilmiş ve inceleme 2022/53952 say ılı bireysel ba şvuru dosyas ı üzerinden yürütülmü ştür. 6. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 7. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla temin edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. 1982 do ğumlu başvurucu ile ni şanl ısı 1958 do ğumlu Suudi Arabistan Krall ığı vatandaşı Cemal Ka şıkçı olay tarihinde, k ısa bir süre sonra gerçekle ştirmeyi planlad ıklar ı evlilikleri için haz ırlık yapmaktad ır. Cemal Ka şıkçı, sadece Suudi Arabistan'da de ğil Orta Doğu bölgesinde de tan ınan bir yazar ve gazetecidir. Cemal Ka şıkçı, 1984 y ılında Lübnan'da yay ımlanmaya ba şlay ıp 1987 y ılında Suudi Arabistan Krall ığı'nda yay ımlanmaya devam eden "El Hayat" dergisinde çe şitli konularda yaz ılar yazmaktad ır. Cemal Ka şıkçı, İstanbul Cumhuriyet Ba şsavc ılığının (Cumhuriyet Ba şsavc ılığı) iddianamelerinde belirtildi ğine göre ülkesinde Kral Abdullah Bin Abdulaziz'in ya şam ını yitirip Selman Bin Abdülaziz'in kral olmas ının ard ından yeni yönetimin özellikle ifade hürriyetini k ısıtlay ıcı baz ı uygulamalar ı olduğunu ileri sürerek 2016 y ılında Amerika Birle şik Devletleri'ne gitmi ştir. 10. Başsavc ılığın söz konusu iddianamelerinde belirtildi ğine göre Cemal Ka şıkçı, Amerika Birle şik Devletleri'nde " Washington Post" gazetesinde yaz ı yazmaya ba şlam ış; bu yaz ılar ında ve kat ıldığı birtak ım toplant ılarda Orta Do ğu'nun demokratikle şmesi, bölgedeki özgürlüklerin geni şletilmesi konular ında görü şlerini dile getirmi ş; bu bağlamda Suudi Arabistan Krall ığı'nın yeni yönetimini aç ıkça eleştirmiştir. Cemal Ka şıkçı ayr ıca benzer düşüncelere sahip ki şiler ile birlikte Democracy for Arab World Now (DAWN, Arap Dünyas ı İçin Şimdi Demokrasi) adl ı bir derne ğin kurulu şunda yer alm ıştır. Ayn ı iddianamelerde belirtildiğine göre Ka şıkçı, Suudi Arabistan Krall ığı yönetimini ele ştiren baz ı yaz ılar ından ve konuşmalar ından dolay ı hayat ına yönelik tehditlere maruz kalm ış olup bu tehditler sebebiyle tedirgin ve endi şelidir. 11. Başvurucu ile Cemal Ka şıkçı 2018 y ılının May ıs ay ında tan ışmış, bir süre sonra evlenmeye karar vermi ştir. Başvurucu, olay tarihinde Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Tarih Bölümünde doktora ö ğrencisidir. Ki şisel tercihiyle 2003 y ılında M ısır Arap Cumhuriyeti'ne giderek burada 2006 y ılına kadar Arapça e ğitimi alm ış, ard ından Türkiye'ye dönerek baz ı akademik çal ışmalar yapm ıştır. 2015 ve 2016 y ıllar ında yine kendi imkânlar ıyla Umman'a giderek Orta Do ğu siyaseti konusunda e ğitim alm ış, ayr ıca dinî mezhepler konusunda saha çal ışmalar ı da yapm ıştır. Başvurucu, Cemal Ka şıkçı ile 6/5/2018 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen bir forumda tan ışmıştır. Bu tan ışman ın ard ından ikili yak ınlaşmaya başlam ış, ilerleyen dönemde Cemal Ka şıkçı başvurucuya evlenme teklifinde bulunmu ştur. Başvurucunun aç ıklamalar ına göre evlenme isteklerine ba şvurucunun babas ı onay vermi ştir. Cemal Ka şıkçı'yla İslam inanc ının evliliğe ilişkin baz ı hükümlerinin uygulanmas ı konusunda anlaşmışlard ır. Cemal Ka şıkçı evlilikleri için Türkiye'de bir ev seçtikten sonra evi sat ın alm ış, ard ından Cemal Ka şıkçı'nın Birleşik Arap Emirlikleri'nde o dönem ya şamakta olan o ğlu Abdullah, babas ının çağırmas ı üzerine Türkiye'ye gelip ba şvurucu ile tan ışmıştır. 12. Başvurucu ile ni şanl ısı Cemal Ka şıkçı nikâh işlemleri için 28/9/2018 günü Fati h Belediye Ba şkanl ığına başvurmuştur. Cemal Ka şıkçı'nın Suudi Arabistan Krall ığı vatandaşı olup bekâr oldu ğuna ilişkin ilgili belgeyi ülkesinin yetkili makamlar ından almas ının ard ından bir başvuru yapmalar ı gerektiğinin kendilerine bildirilmesi sonras ında başvurucu ile Cemal Kaşıkçı, ayn ı gün saat 10.00'da Suudi Arabistan Krall ığı İstanbul Ba şkonsoloslu ğuna (Konsolosluk) gitmi ştir. Konsoloslu ğa giren Cemal Ka şıkçı, yaklaşık bir saat sonra Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 4Konsolosluktan ç ıkarak ba şvurucuya söz konusu belgelerin Londra'ya gidece ği için gün içinde düzenlenemeyece ğini, başka bir gün Konsoloslu ğa yeniden gelmeleri gerekti ğini söylemiştir. Cemal Ka şıkçı başvurucuya Konsoloslu ğa giderken endi şeli olduğunu ancak görevlilerin kendisini çok iyi kar şılay ıp evlilik haberlerine sevindiklerini belirttiklerini ve kendilerini tebrik ettiklerini söyleyerek endi şesinin kalmad ığını ifade etmi ştir. 13. Cemal Ka şıkçı, önceden planlad ığı üzere hava yolu ile ayn ı gün Londra'ya gitmiş, 2/10/2018 günü dönmesinin ard ından telefonla görü ştüğü Konsolosluk görevlisinin belgenin haz ır olduğunu söylemesi üzerine belgeyi almak için ayn ı gün başvurucu ile birlikte Konsoloslu ğa gitmiştir. Cemal Ka şıkçı, öncesinde oldu ğu gibi Konsoloslu ğa yaln ız girmiş ancak bu kez ç ıkmam ıştır. Cemal Ka şıkçı, içeri girerken mobil telefonlar ını başvurucuda bırakm ıştır. Uzun bir süre ç ıkmas ını bekleyen ancak bir süre sonra durumdan endi şelenen başvurucu, ayn ı gün Türk makamlar ına (Levent Polis Karakolu) ba şvurmuştur. 14. Cemal Ka şıkçı nın kayboldu ğunun öğrenilmesi üzerine Türk ve yabanc ı medya organlar ı canl ı yay ınlarla durumu takip etmeye ba şlam ıştır. Konsolosluk yetkilileri Cemal Kaşıkçı nın işlemlerini tamamlad ıktan sonra Konsolosluktan ayr ıldığını, ak ıbetinin ortaya çıkar ılmas ı için Türk makamlar ıyla temas hâlinde olduklar ını aç ıklam ıştır. 15. Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca olaya ili şkin bir soru şturma başlatılm ıştır. 16. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı düzenledi ği iddianamelerde, olay ı soruşturma yetkisi bak ımından da baz ı aç ıklamalar yapm ıştır. Ulusal ve uluslararas ı mevzuat ın dikkate al ındığı belirtilen bu aç ıklamalara göre Cumhuriyet Ba şsavc ılığı, 26/9/2004 tarihli ve 5237 say ılı Türk Ceza Kanunu'nun " Yer bak ımından uygulama " kenar ba şlıklı 8. maddesine bir at ıf yapt ıktan sonra Türkiye ve Suudi Arabistan Krall ığı'nın taraf oldu ğu 1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakk ında Viyana Sözle şmesi'ne göre sözle şmeci devletlerin konsolosluk binalar ının dokunulmazl ığının konsolosluk i şlemleri ile s ınırlı olduğunu, kabul eden (ev sahibi) devlet makamlar ının konsoloslu ğun münhas ıran konsolosluk i şlemleri için kullan ılan k ısm ına giremeyeceklerini, bu k ısım d ışındaki bölümler için ise bir s ınırlama olmad ığını, ağır bir suç hâlinde yetkili adli makamlar ın karar ı ile konsolosluk görevlilerinin soruşturma ve kovu şturmaya tabi tutulabileceklerini , söz konusu görevlilerin sadece resmî görevlerin yerine getirilmesi s ıras ında işledikleri fiillerden dolay ı bir yarg ı bağışıklığına sahip olduklar ını ve konsolosluk binalar ının konsoloslukla ili şkili işlevlerin yerine getirilmesine ayk ırı biçimde kullan ılamayaca ğını kabul ettikleri görü şündedir. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı, diplomatik temsilcilik şefinin r ızas ı olmadan konsolosluk binas ına girmenin mümkün olmad ığını da ayn ı iddianamede aç ıklam ıştır. 17. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı, olay yerinin diplomatik misyon temsilcili ği olmas ı nedeniyle Bakanl ık ve Türkiye Cumhuriyet D ışişleri Bakanl ığı arac ılığıyla Suudi Arabistan Krall ığı yetkilileri ile gerekli yaz ışmalar yap ılarak arama ve delil incelemesi için izin verilmesi talebinde bulunmu ştur. Bu talebin Krall ık yetkililerince kabul edildi ği 15/10/2018 günü Cumhuriyet Ba şsavc ılığına bildirilmi ştir. 18. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı ayn ı gün İstanbul Sulh Ceza Hâkimli ğinden arama, elkoyma ve inceleme kararlar ı verilmesini talep etmi ş; Hâkimlikçe taleplerin kabu l edilmesiyle Cumhuriyet savc ılar ınca Konsolosluk binalar ında ve araçlar ında arama ve incelemeler gerçekle ştirilmiştir. Konsolosluk konutu ve eklentilerinde de arama yap ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 519. Söz konusu Konsolosluk konutu ve araçlar ı dışındaki aramalar ve incelemeler 15/10/2018 günü saat 19.15'de ba şlay ıp 16/10/2018 günü saat 04.15'te tamamlanm ıştır. Arama ve incelemelerde özellikle cinayetler sonras ında yok edilmek istenen izleri tespit etmeye yarayan luminol s ıvı ve ultra viyole (mor ötesi) ışık kaynağı kullan ılm ıştır. Konsolosluk konutunda kalan görevlilerin ailelerinin konutu vaktin gece olmas ı nedeniyle boşaltamad ıklar ının, Konsolosluk araçlar ının da ayn ı gerekçeyle haz ır edilemedi ğinin ve bu konuda bilgi verilece ğinin Suudi yetkililerce bildirilmesi nedeniyle Konsolosluk konutund a ve Konsolosluk araçlar ında belirtilen zaman diliminde arama yap ılamam ıştır. 20. Ertesi gün Suudi yetkililerce Konsolosluk konutunun ve Konsolosluk araçlar ının arama ve incelemeler için haz ır edildiğinin bildirilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavc ılığınca Konsolosluk araçlar ı ile Konsolosluk konutunda 17/10/2018 günü saat 17.00'de ba şlatılan aramalar ve incelemeler 18/10/2018 günü saat 04.50'de tamamlanm ıştır. Bu aramalarda ve incelemelerde de luminol s ıvı ve ultra viyole ışık kaynağı kullan ılm ıştır. 21. Öte yandan yap ılan arama ve incelemelerde Konsolosluk konutunun alt ında bir kuyu oldu ğu belirlenmi ştir. Suudi yetkililerin onay vermemesi nedeniyle kuyuda inceleme yap ılamam ıştır. Bu durum üzerine Türkiye Cumhuriyet D ışişleri Bakanl ığı yetkilileri derhâl harekete geçerek Suudi Arabistan Krall ığı yetkilileri ile temasa geçmi ş, 17/10/2008 tarihli bir nota ile kuyuda inceleme yap ılmas ına izin verilmesini talep etmi ştir. Suudi yetkililer talebe bir yan ıt vermeyince olay yeri inceleme ekipleri kuyu içinde inceleme yapamam ış, sadece kuyudaki sudan numune alm ıştır. 22. Aramalarda Konsolosluktaki kazan dairesinin duvar ının dibinde duvar boyas ı kutular ı, boya işleminde kullan ılan rulo ve s ıva harc ı da bulunmu ştur. 23. Söz konusu arama ve inceleme i şlemleri bunlarla s ınırlı kalmam ış, 22/10/2018 günü Konsoloslu ğa ait bir arac ın İstanbul'un Sultangazi ilçesinde bir otoparkta oldu ğu tespit edilerek bu araçta da ayn ı gün arama yap ılm ıştır. Bu aramada da ayr ıntılı incelemele r yap ılarak bahsi geçen özel s ıvı ve ışık kaynağı kullan ılm ıştır. Bu aramalardan bir sonuç alınamam ış, Cemal Ka şıkçı ile ilgili olarak -örne ğin DNA incelemesine esas al ınabilecek türden- bir kan ıt ya da ba şkaca bir iz tespit edilememi ştir. 24. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı, Konsolosluk binas ı ve eklentilerindeki kameralar ın kay ıtlar ını incelemi ştir. Bu incelemelere göre Cemal Ka şıkçı 2/10/2018 günü saat 13.08'de Konsoloslu ğun girişindeki üst aramalar ının yap ıldığı binaya girmi ş, başvurucu ise Konsoloslu ğun d ışında beklemeye ba şlam ıştır. 25. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı, Konsolosluk binas ına girip ç ıkanlar ı ve bu ki şilerin önceki hareketlerini de güvenlik kameralar ı üzerinden incelemi ştir. Bu incelemelere göre üç kişi 1/10/2018 günü saat 16.10'da tarifeli bir uçakla Riyad'dan İstanbul Atatür k Havaliman ı'na gelmi ş, ayn ı gün saat 17.20'de İstanbul'da bulunan bir otel binas ına girmiş, saat 18.29'da otelden ç ıkarak saat 19.14'de Konsolosluk konutuna gitmi ş, saat 22.05'te Konsolosluktan ayr ılıp saat 23.52'de otele dönmü ştür. Bu ki şilerin Türkiye'ye gelmelerinin ard ından bir ba şka üç ki şilik grup 2/10/2018 günü saat 01.45'te yine tarifeli bir uçakla Mısır'dan İstanbul Atatürk Havaliman ı'na gelmiş ve diğer üç kişilik grubun kald ığı otele saat 02.18'de ula şmıştır. Ayn ı gece saat 03.38'de bu kez dokuz ki şiden oluşan üçüncü grup, bir özel uçakla ayn ı havaliman ına gelmi ş, diğerlerinin kald ığı otelden ba şka bir otele yerleşmişlerdir. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 626. Türkiye'ye gelen ki şilerin 2/10/2018 günü gruplar hâlinde hareket etti ği ancak hepsinin saat 12.40'ta Konsoloslu ğa geldiği anlaşılm ıştır. Bunlardan be şi Konsolosluk konutuna, di ğerleri ise Konsolosluk binas ına girmiştir. Saat 11.45'te Konsoloslu ğa gelen bu kişilerden ikisine görevlilerce Konsolosluk d ışındaki güvenlik kameralar ı gösterilmi ş, saat 12.12'de ise Konsolosluk önünde ola ğan d ışı bir araç hareketlili ği yaşanm ıştır. Cemal Ka şıkçı ise saat 13.08'de Konsoloslu ğa girecektir. 27. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı bu görüntülerden Konsoloslu ğa gelen ki şilerden üçünün Cemal Ka şıkçı'nın gelmesinden bir süre sonra (saat 14.52) Konsolosluk binas ının arka kap ısından ç ıktığını belirlemi ştir. Ayr ıca bu kişilerden birinin Konsoloslu ğa girdiğinde üzerinde olan k ıyafetler yerine Cemal Ka şıkçı'nın Konsoloslu ğa girerken giydi ği k ıyafetlerle Konsolosluktan ç ıktığını, bir diğerinin ise ç ıktığında elinde beyaz bir po şet olduğunu tespit etmiştir. Bu ki şilerin Konsolosluk d ışındaki hareketleri de yine güvenlik kamera kay ıtlar ı üzerinden incelenmi ş, Sultanahmet Camisi'nin önünden geçip girdikleri bir WC'de Cemal Kaşıkçı'nın k ıyafetlerini giyen ki şinin k ıyafetleri ç ıkararak Konsoloslu ğa girerken giydi ği kıyafetleri giydi ği, elinde po şet olan ki şinin de k ıyafetini de ğiştirdiği belirlenmi ştir. Görüntülerden bu ki şilerin daha sonra bir kafeye girdi ği, öncesinde Cemal Ka şıkçı'nın kıyafetlerini giyen ki şinin sakallar ını keserek di ğer kişi ile birlikte kafeden ç ıktığı, ard ından ikisinin bir taksiye bindi ği, vard ıklar ı yerde elinde po şet olan ki şinin poşeti bir çöp kutusuna attığı, ard ından yürüyerek kald ıklar ı otele vard ığı, otelden de bir ba şka taksi ile İstanbu l Atatürk Havaliman ı'na giderek Türkiye'yi terk ettikleri anla şılm ıştır. 28. Görüntü incelemelerine göre di ğer kişiler, Konsolosluktan gruplar hâlinde ayn ı gün ancak farkl ı zamanlarda Konsolosluk araçlar ıyla veya yaya olarak ayr ılm ış, ard ından yine gruplara bölünerek ayn ı gün içinde Atatürk Havaliman ı'na gelerek iki grup hâlinde önce saat 18.30'da, sonra saat 22.00'de ayn ı şirketin iki ayr ı uçağıyla Türkiye'den ayr ılm ıştır. 29. Öte yandan Cemal Ka şıkçı'nın binaya girdi ği görüntülenmi ş ancak ç ıktığını gösteren bir kayda rastlanmam ıştır. Bununla birlikte Cumhuriyet Ba şsavc ılığının değerlendirmesine göre Cemal Ka şıkçı'nın Konsoloslu ğa girmesinin ard ından saat 15.02'de iki Konsolosluk arac ı Konsolosluktan ç ıkm ış, beş dakika sonra araçlardan biri Konsoloslu k konutuna dönmü ş, araçtan bir ki şi inmiştir. Ayn ı değerlendirmeye göre arac ın Konsoloslu k konutunun garaj ına çekilip araçtan iki şüphelinin daha inmesinin ard ından araçtan ç ıkar ılan bavullar ın üç kişi taraf ından peyderpey Konsolosluk konutuna götürüldü ğü anlaşılm ıştır. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı, iddianamelerde, bavullar ın kaç tane oldu ğunu belirleyememekle birlikte be ş tane oldu ğu görüşünde oldu ğunu aç ıklam ıştır. 30. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı Konsolosluk binas ındaki ve konutundaki güvenlik kameralar ının kay ıtlar ını elde etmeye çal ışmışsa da Konsolosluk yetkilileri kamera sisteminin arızalanmas ını gerekçe göstermi ş, bu nedenle kay ıtlar ın elde edilmesi mümkün olmam ıştır. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı kamera sistemine teknik hizmet veren Türk şirketi ile yaz ışma yapm ış; şirket, Konsolosluktan 5/7/2017 tarihinde ar ıza bildiriminde bulunuldu ğunu, bu arızan ın giderildi ğini, bu tarihten sonra ve özellikle olay ın gerçekle ştiği tarihten önceki alt ı ayda Konsoloslukça ba şkaca ar ıza bildirimi yap ılmad ığını yaz ı cevab ında bildirmi ştir. 31. Başvurucu, Cemal Ka şıkçı'nın mobil telefonlar ı ile bilgisayar ını Cumhuriyet Başsavc ılığına teslim etmi ştir. Cumhuriyet Ba şsavc ılığının bunlar üzerindeki incelemesi neticesinde Cemal Ka şıkçı'nın Suudi Arabistan Krall ığı yönetimine yönelik ele ştirileri nedeniyle ölüm tehdidi içeren payla şımlara ve ölümünün istendi ği baz ı yorumlara maruz kald ığı anlaşılm ıştır. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı, Cemal Ka şıkçı'nın İstanbul'daki konutu ile Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 7eklentilerinde, Konsoloslu ğa gruplar hâlinde gelen ki şilerin kald ıklar ı otellerde, bu ki şilerden birinin ileti şim kurdu ğu, Suudi uyruklu olan ki şinin Yalova'n ın bir köyündeki evinde aramalar yapm ıştır. Bu aramalarda Cemal Ka şıkçı'nın nerede oldu ğunun belirlenebilmesi yönünden sonuç al ındığına ilişkin bir bilgiye ve belgeye ba şvuru dosyas ında rastlanmam ıştır. 32. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı; aralar ında Konsolosluk görevlileri, İstanbul'daki Özel Suudi Arabistan Okulu çal ışanlar ı, taksi şoförleri, kafe çal ışanlar ı ve diğer kişilerle birlikte 54 kişinin tan ıklığına başvurmuştur. 33. Olaya ili şkin soruşturmada ba şvurucu müşteki olarak dinlenmi ş, başvurucuy a şikâyet ve delilleri sorulmu ştur. Başvurucu, beyanlar ında olay günü saat 16.40'a kadar nişanl ısının Konsolosluktan ç ıkmas ını beklediğini, ç ıkmamas ı üzerine tan ık Y.A.y ı telefonla arad ığını, daha sonra da olay yerine gelen kolluk görevlilerine durumu bildirdi ğini söylemi ş; Cemal Ka şıkçı'nın ülkesinden ve ailesinden ayr ı yaşadığı için kendisi ile ilgili önemli bir gelişme olduğunda ne yapaca ğına ilişkin bir hareket tarz ı geliştirmeye çal ıştığını, Cemal Kaşıkçı'nın Y.A. ile tan ışıklığı olup bir sorun ya şand ığında kendisinden Y.A. ile ileti şime geçerek ondan yard ım isteyebilece ğini söyledi ğini, Cemal Ka şıkçı'nın Konsolosluktan çıkmamas ı üzerine bu nedenle Y.A.y ı aray ıp yard ım istediğini belirtmi ştir. 34. Soruşturma s ıras ında Suudi Arabistan Krall ığı adli makamlar ı ile görüşmeler yap ılarak olaya ili şkin bilgi istenmi ştir. Bu görü şmelerde Suudi Arabistan Krall ığı'nda da olaya ili şkin soruşturma yürütüldü ğü anlaşılm ıştır. Öncelikle olay ın tüm boyutlar ının soruşturulup ara ştırılmas ı, maddi gerçe ğin ortaya ç ıkar ılmas ı ile olay ın planlay ıcılar ının belirlenmesi konusunda Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlar ı ile Suudi Arabistan Krall ığı yetkilileri aras ındaki görü şmeler ve görü şmeler sonucunda var ılan mutabakat do ğrultusunda Suudi Arabistan Krall ığı başsavc ısı ile beraberindeki heyet, 28/10/2018 günü Türkiye'ye gelerek 29/10/2018 günü Cumhuriyet Ba şsavc ılığına bir çal ışma ziyaretinde bulunmu ştur. Bu görüşmede Cemal Ka şıkçı'nın Türkiye Cumhuriyeti topraklar ında öldürülüp Türk hukuku ve evrensel hukukun genel prensiplerine göre olay ı soruşturma ve kovu şturma yetkisinin Türk makamlar ına ait oldu ğu, Suudi yetkililere bildirilmi ş; Suudi Arabistan'da tutukland ığı anlaşılan şüphelilerin iadesi de talep edilmi ş, görüşmede; - Cemal Ka şıkçı'nın cesedinin nerede oldu ğu, - Cemal Ka şıkçı'nın planlanarak öldürüldü ğünün değerlendirildi ği, bu nedenle suçun planlanmas ı aşamas ı ile ilgili olarak kendi soru şturmalar ı kapsam ında tespit edilen bir bulgu olup olmad ığı, - Kamuoyuna y erli iş birlikçi olarak yans ıyan kişinin kim oldu ğu Suudi yetkililere sözlü olarak sorulmu ş, ard ından sorular ayn ı gün kendilerine yaz ılı olarak iletilmiştir. 35. Suudi yetkililer 30/10/2018 günü yeniden Cumhuriyet Ba şsavc ılığına çal ışma ziyaretinde bulunduklar ında kendilerine ayn ı sorular yöneltilerek bir cevap beklendiği vurgulanm ıştır. Suudi yetkililerce ayn ı günlü bir yaz ı ile Cemal Ka şıkçı'nın cesedinin Suudi Arabistan'da yap ılacak sorgulamalarla belirlenebilece ği, cinayetin planl ı olup olmad ığının da ayn ı sorgulamalarla ortaya ç ıkar ılabileceği, bununla birlikte olayda " yerli iş birlikçi " olduğu yönünde bir bilgilerinin olmad ığı Cumhuriyet Ba şsavc ılığına bildirilmi ştir. 36. Yürütülen soru şturmada şüpheliler hakk ında yakalama karar ı verilmiş, Türkiye ile Suudi Arabistan Krall ığı aras ında adli yard ımlaşmaya dair ikili anla şma bulunmamas ı ve Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 8çok tarafl ı müşterek bir sözle şmeye de ortak taraf olunmamas ı nedeniyle uluslararas ı teamül hukuku ve mütekabiliyet ilkesi temelinde şüphelilerin Türkiye'ye iade edilmeleri için girişimde bulunulmu ştur. Bu kapsamda haz ırlanan iade talepnameleri, Suudi Arabista n Krall ığı adli makamlar ına gönderilmi ş ancak söz konusu talepler, şüphelilerin Suudi Arabistan Krall ığı vatanda şı olmas ı gerekçe gösterilerek kabul edilmemi ştir. Ayr ıca Cumhuriyet Ba şsavc ılığının talebi üzerine 20 şüpheli hakk ında Interpol Genel Sekreterli ğince kırm ızı bülten ç ıkar ılm ıştır. 37. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı, Suudi Arabistan Krall ığı adli makamlar ınca yürütülen ceza muhakemesinde al ınan şüpheli/san ık ve tan ık ifadeleri, iddianame, duru şma tutanaklar ı dâhil ilgili tüm belgelerin örne ğinin gönderilmesi için 15/1/2019 tarihinde ilgili makamlara adli yard ımlaşma talebi iletmi ş ancak bu talebe de bir cevap alamam ıştır. 38. Öte yandan Suudi Arabistan Krall ığı Başsavc ılığı olaya ili şkin bir bas ın açıklamas ı yapm ıştır. Bu bas ın aç ıklamas ında olaya ili şkin baz ı bilgilere yer verilmi ştir. Aç ıklamada, Suudi Arabistan Krall ığı İstihbarat Ba şkan Yard ımc ısı'nın Cemal Ka şıkçı'nın ikna yoluyla Suudi Arabistan'a getirilmesi, ikna edilemedi ği takdirde zor kullan ılmas ı talimat ı verdiği, talimat verdi ği görev ba şkan ının (İlgili belgelerde görev ba şkan ı şeklinde anılmaktad ır.) bu amaçla 15 ki şilik üç ayr ı grup (müzakere, istihbarat ve lojistik görevleri olan) olu şturduğu, Cemal Ka şıkçı'nın zorla getirilmesi gereken bir durumda ortaya çıkabilecek muhtemel biyolojik kal ıntılar ın silinmesi için bir adli t ıp uzman ıyla iletişime geçtiği, zorla getirme durumunda uygun bir yer sa ğlanmas ı için Türkiye'deki bir i ş birlikçi ile iletişim sağlad ığı ancak Cemal Ka şıkçı ile yap ılacak görü şmenin ba şarısızlıkla sonuçlanmas ı durumunda güvenilir yere götürülmesinin mümkün olmad ığını değerlendirerek ikna edilemedi ğinde Cemal Ka şıkçı'nın öldürülmesine karar verdi ği, ard ından Cemal Ka şıkçı ile yap ılan görüşme s ıras ında yaşanan kavgada Cemal Ka şıkçı'nın önce ba ğlan ıp ard ından kendisine enjekte edilen yüksek dozdaki uyu şturucunun etkisiyle ya şam ını yitirdiği belirtilmiştir. 39. Ayn ı aç ıklamada öldürme emrini veren ve emri yerine getiren ki şi say ısının beş olarak belirlenip Cemal Ka şıkçı'nın cesedinin de cinayeti i şleyen bu ki şilerce parçalanarak Konsolosluk binas ından ç ıkar ıldığı, ayr ıca Kaşıkçı'nın k ıyafetlerini giyerek konsolosluktan çıkan bir ki şinin, Konsolosluk binas ındaki güvenlik kameralar ını devre d ışı bırakan bir di ğer kişinin ve cinayeti gerçekle ştirenlere lojistik destek sa ğlayan diğer kişilerin tespit edildi ği belirtilmiştir. Aç ıklamaya göre görev ba şkan ı, müzakere grubu ba şkan ı diye and ıklar ı kişi ile olayla ilgili olarak gerçek d ışı rapor düzenleyip İstihbarat Ba şkan Yard ımc ısı'na bu raporu sunma konusunda bir fikir birli ğine varm ış; gerçek d ışı haz ırlanan bu raporda, Ka şıkçı'nın Suudi Arabistan'a dönmesi için yap ılan görüşmenin ba şarısızlıkla sonuçlanmas ının ard ından Konsolosluktan ayr ıldığı ifade edilmi ştir. 40. Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca düzenlenen iddianamelerde, Suudi Arabistan Krall ığı Başsavc ılığınca yap ılan aç ıklamaya ra ğmen Suudi yetkililerce olay ın hemen ard ından yap ılan aç ıklamada Ka şıkçı'nın Konsolosluktan ayr ıldığının belirtildi ği, Başsavc ılıklar ınca yürütülen soru şturmada ise Ka şıkçı'nın Konsolosluktan ayr ılm ış gibi gösterilmeye çal ışıldığı tespit edilince yetkililerin Ka şıkçı'nın Konsolosluktan ayr ıldığı yönündeki aç ıklamalar ından vazgeçerek ad ı geçenin Suudi Arabistan'a götürülmeye ikna edilemeyince ya şanan tart ışmada yaşam ını yitirdiği aç ıklamas ını yapt ıklar ı, sonraki a şamada bu aç ıklamadan da dönülerek bas ın aç ıklamas ı yap ıldığı, bu nedenle Suudi yetkilileri n çelişkili ve gerçek d ışı aç ıklamalarda bulundu ğu kanaatine var ıldığı ifade edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 941. Cumhuriyet Ba şsavc ılığı soruşturma sonucunda 24/3/2020 tarihinde toplamda 20 şüpheli hakk ında nitelikli (tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek) öldürme suçundan iddianame düzenleyerek kamu davas ı açm ıştır. İddianamede Cemal Ka şıkçı'nın kendi iste ğiyle veya kabul etmemesi durumunda zor kullan ılarak Suudi Arabistan'a getirilmesinin, mümkün olmamas ı durumunda ise öldürülmesinin baz ı şüpheliler taraf ından kararlaştırıldığı aç ıklanm ıştır. İddianameye göre bu karar ın icras ı için bir ekip kurulmu ş; ekip istihbarat, lojistik ve müzakere görevlerini yerine getirmek üzere üç gruba ayr ılm ış, Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi için ekibe adli t ıp uzman ı bir şüpheli dâhil edilmi ş, müzakere ekibinin ba şına ise Suudi Arabistan Krall ığı'nda tuğgeneral ve istihbaratç ı olarak görev yapan bir diğer şüpheli getirilmi ştir. İddianamede belirtildi ğine göre görev ba şkan ı 1/10/2018 günü saat 16.10'da tarifeli uçakla Türkiye'ye gelenler aras ındad ır. İddianamede, ad ı geçenin Türkiye'de oldu ğu dönemdeki bir foto ğraf ı da yer almaktad ır. 42.İddianamede di ğer şüphelilerin eylemleri de anlat ılm ıştır. İddianamede; general, yarbay ve alt rütbelerdeki askerler, istihbarat görevlileri, askeri e ğitim uzman ı gibi değişik uzmanl ıklar ı olduğu belirtilen bu şüphelilerin olaydan hemen önce Türkiye'ye gelip ard ından mümkün olan en k ısa sürede Türkiye'den ayr ıldıklar ı ve Cemal Ka şıkçı'nın öldürülmesinde rol ald ıklar ı aç ıklanm ış, Türkiye'deki güvenlik kameralar ına yans ıyan görüntülerine yer verilmiştir. İddianamede ayr ıca Konsoloslukta görevli üç Suudi Arabistan Krall ığı vatandaşı şüphelinin Cemal Ka şıkçı'nın öldürülmesine i ştirak ettiği, olaydan k ısa bir süre sonra da Türkiye'yi terk ettikleri belirtilmi ştir. 43.İddianamede Cemal Ka şıkçı'nın bir plan dâhilinde ve tüm şüphelilerin i ştiraki ile öldürüldü ğü aç ıklanm ıştır. İddianameye göre Ka şıkçı, boğularak öldürülmü ştür. İddianamede Cemal Ka şıkçı'nın cesedinin Konsolosluk binas ından ç ıkar ıldığı belirtilmekle birlikte ak ıbeti ile ilgili aç ıklama bulunmamaktad ır. Diğer taraftan Cumhuriyet Ba şsavc ılığı olay ın kapsam ve niteli ğini dikkate alarak delilleri yok eden veya öldürmeye i ştirak eden başka faillerin olup olmad ığını tespit etmek amac ıyla soruşturmaya devam etmi ştir. 44.İddianamede ayr ıca Birleşmiş Milletler (BM) Yarg ısız ve Keyfî İnfazlar Öze l Raportörü taraf ından sunulan nihai raporun bir bölümü de yer almaktad ır. Bu rapora göre iddianamede müzakere ekibinin ba şı olarak görevlendirildi ği aç ıklanan şüpheli ile iddianamenin 1 numaral ı şüphelisi aras ında 2/10/2018 günü Cemal Ka şıkçı Konsoloslu ğa henüz girmeden k ısa bir süre önce bir görü şme gerçekle şmiştir. Bu görü şmede şüpheliler; Kaşıkçı'nın nas ıl öldürülece ği, cesedinin nas ıl parçalan ıp yok edilece ği konusunda görü ş alışverişinde bulunmu ştur. Raporda, Cemal Ka şıkçı'nın Konsoloslu ğa girmesinin ard ından başkonsolosun Konsoloslu ğun ikinci kat ındaki odas ına davet edildi ği, burada kendisine Suudi Arabistan'a dönüp dönmeyece ğinin sorulup dönmesi için ç ıkar ılan INTERPOL karar ı olduğunun söylendi ği, Kaşıkçı'nın ise buna kar şılık hakk ında bir dava olmad ığını söylemesi üzerine oradakilerin bu kez Ka şıkçı'dan oğluna geri dönece ğini bildiren bir mesaj yazmas ını istediği, Kaşıkçı'nın bunu da kabul etmemesi sonucunda oradan ayr ılmas ına izin verilmeyip ağzının kapat ıldığı, karşı koymaya çal ışmas ıyla boğularak öldürüldü ğü, ard ından cesedinin parçalanarak Konsolosluk binas ından ç ıkar ıldığı ifade edilmi ştir. 45. Baz ı şüpheliler yönünden devam eden soru şturmada Cumhuriyet Ba şsavc ılığı 28/9/2020 tarihinde Suudi Arabistan Krall ığı vatandaşı dört şüpheli hakk ında suç delillerini yok etme, gizleme veya de ğiştirme suçundan, Suudi Arabistan Krall ığı vatandaşı olan iki şüpheli hakk ında ise nitelikli öldürme (tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme) suçundan iddianame düzenlemi ştir. İddianamede, Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 105237 say ılı Türk Ceza Kanunu ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili maddeleri gere ğince mülkilik ilkesi ile Viyana Konsolosluk İlişkilerine Dair Sözleşme hükümleri dikkate al ınarak Suudi Arabistan Krall ığı yetkililerinden olay yerinde arama ve inceleme izni talep edildi ği ancak Suudi yetkililer ile bu konuda yap ılan görüşmelerde ciddi bir engelleme ile kar şı karşıya kal ındığı, ısrarl ı talepler üzerine gecikmeli olarak verilen iznin sonras ında ilk arama, inceleme ve elkoyma i şlemlerinin ancak 15/10/2018 günü gerçekle ştirilebildiği aç ıklanm ış; suç delillerini gizlemek veya yok etmek amac ıyla Suudi Arabistan'da olu şturulan bir ekibin Konsolosluktaki arama ve incelemelerin gerçekleştirildiği 15/10/2018 gününden önce farkl ı tarihlerde, gruplar hâlinde Türkiye'ye gelip aramalar ve incelemelerden bir sonuç al ınmamas ını sağlamak amac ıyla görevlendirildi ği belirtilmi ştir. İddianamede, Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca yap ılmak istenen aramalar ın ve incelemelerin kapsaml ı olacağını öğrenen Suudi yetkililerin ekibi Türkiye'ye gönderdiği belirtilerek şüphelilerin Cemal Ka şıkçı'nın kaybolmas ından sonra 10/10/2018 ve 11/10/2018 tarihlerinde Türkiye'ye uçakla geli ş bilgileri ile havaliman ında bulunduklar ı sıradaki çeşitli kamera görüntülerine yer verilmi ş, bu kişilerin Türkiye'de Konsolosluk binas ı ile Konsolosluk konutundaki delillerin yok edilmesine yönelik çal ışmalar yapt ıktan sonra 18/10/2018 ve 21/10/2018 tarihlerinde hava yolu ile Türkiye'den ayr ıldıklar ı ifade edilmi ştir. 46. Öte yandan Suudi Arabistan Krall ığı İstanbul Ba şkonsolosu'nun da 16/10/2018 günü saat 17.00'de tarifeli bir uçakla Türkiye'den ayr ılarak Suudi Arabistan Krall ığı'na gittiği anlaşılm ıştır. 47. Bununla birlikte Suudi Arabistan'da olay ile ilgili olarak bir ceza kovu şturmas ı yürütülmü ştür. Riyad Büyükelçili ğince kovu şturmaya ili şkin olarak bir rapor düzenlenerek Türk makamlar ına gönderilmi ştir. Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca düzenlenen iddianamede yer verilen bilgilere göre iddianamede yer alan baz ı şüphelilerin (toplamda 11 ki şi) Türkiye'de haklar ında iddianame düzenlenmeden önce Suudi Arabistan Krall ığı'nda yarg ılanmas ına başlanm ış, duruşmalar büyükelçilik temsilcilerince izlenmi ştir. Davay ı takip edenler aras ında BM Güvenlik Konseyi daimî üye devletlerinin büyükelçilik temsilcileri de bulunmaktad ır. 48. Cumhuriyet Ba şsavc ılığının iddianamesinde aç ıkland ığına göre Suudi Arabista n Krall ığı'nda yürütülen kovu şturmada 23/12/2019 tarihinde verilen hükümle baz ı san ıklar hakk ında idam, bir san ık hakk ında 10 y ıl, iki san ık hakk ında ayr ı ayr ı 7 y ıl hapis cezas ı verilmiştir. Diğer san ıklar için isnat edilen suçu i şlediklerine ili şkin yeterli delil bulunmad ığı gerekçesiyle haklar ında sadece yurt d ışına ç ıkma yasa ğı tedbiri uygulanm ış ancak hükümde beraat ettiklerine ili şkin bir aç ıklamaya yer verilmemi ştir. Ayn ı kovuşturma sonucunda san ıklar ın ve iddia makam ının hükümleri otuz gün içinde istinaf mahkemesine ta şıma haklar ı bulunmakta olup Suudi Arabistan kanunlar ı gereğince idam cezalar ının her hâlükârda (resen) istinaf mahkemesine ta şındığı ve hüküm gerekçesinin bir hafta sonra taraflarca Mahkemeden alınabileceği bildirilmi ştir. 49. Diğer taraftan Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca düzenlenen iddianameler sonucunda açılan kamu davalar ı İstanbul 11. A ğır Ceza Mahkemesi (11. A ğır Ceza Mahkemesi) nezdinde birle ştirilerek görülmeye ba şlanm ış; davada san ıklar ın yakalanmas ı ve iadesine ilişkin istinabe cevaplar ının beklenmesine, yirmi san ık hakk ındaki k ırm ızı bülten kararlar ının devam ına karar verilmi ştir. Dava sürecinde sonradan haklar ında sonradan dava aç ılan alt ı san ık ile ilgili olarak A ğır Ceza Mahkemesinin 27/10/2020 tarihli talebi üzerine INTERPOL Genel Sekreterli ğince k ırm ızı bülten ç ıkar ılm ıştır. Başvurucunun talebi üzerine davaya kat ılmas ına (müdahilli ğine) karar verilmi ş, tan ıklar ın bilgi ve görgüsüne ba şvurulmuştur. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 1150. Dava duru şmalar ına kimi san ıklar ın müdafileri kat ılm ış, 7/4/2022 günü yap ılan duruşmaya kadar toplamda 26 san ığın yakalanmas ı ve Türkiye'ye iadesi beklenmi ştir. Ağır Ceza Mahkemesi, Suudi Arabistan Krall ığı adli makamlar ına hitaben düzenledi ği 31/12/2021 tarihli adli yard ımlaşma talebi kapsam ında olayla ilgili olarak Suudi Arabistan Krall ığı'nda yürütülen bir soru şturma veya kovu şturma olup olmad ığı, varsa kesinle şmiş karar ın onayl ı suretinin gönderilmesini talep etmi ştir. 51. Suudi Arabistan Krall ığı adli makamlar ı yaz ıya 31/3/2022 günü gerçekle ştirilen duruşmadan önce cevap vermi ştir. Söz konusu 13/3/2022 tarihli cevabi yaz ıda, Riyad Ceza Mahkemesince verilen karar ın nüshas ı gönderilmi ş; bunun yan ı sıra "bir kişinin ayn ı suçtan iki defa yarg ılanmas ının mümkün olmamas ı" ilkesine göre kovu şturman ın Suudi Arabistan Krall ığı yarg ı makamlar ına devredilmesi, 26 san ığın k ırm ızı bülten listesinden ç ıkar ılmas ı talep edilmi ştir. Ayr ıca kovuşturman ın devredilmesi durumunda iddialar ın değerlendirilerek sonucundan Türk makamlar ına bilgi verilece ği de belirtilmi ştir. 52. 11. A ğır Ceza Mahkemesi talep üzerine 31/3/2022 tarihinde yap ılan duruşmada iddia makam ının ayn ı yöndeki görü şü ile kovu şturman ın Suudi Arabistan Krall ığı'na devredilmesi hususunda görü ş bildirmesi için Bakanl ığa yaz ı yaz ılmas ına, bir sonraki duruşman ın da 7/4/2022 tarihinde yap ılmas ına karar vermi ştir. Bakanl ık, kovuşturman ın devrinin uygun görüldü ğüne ilişkin görüş bildirmiştir. 53. 11. A ğır Ceza Mahkemesi 7/4/2022 günü gerçekle ştirilen duru şmada, iddia makam ının görüşü doğrultusunda kovu şturman ın Suudi Arabistan Krall ığı adli makamlar ına devri konusundaki Bakanl ık görüşüne de atfen kamu davas ının durmas ına ve kovuşturman ın Suudi Arabistan Krall ığı adli makamlar ına devredilmesine itiraz kanun yolu aç ık olmak üzere karar vermi ştir. Söz konusu karar ın ilgili k ısm ı şöyledir: " (...) Mahkememizce maktul Cemal Ka şıkçı'nın öldürülmesi olay ı ile ilgili Suudi Arabistan ülkesinde bir soru şturma veya kovu şturma olup olmad ığının sorulmu ş, 21/03/2022 tarihinde gelen cevabi yaz ıda bir ki şinin ayn ı suçtan iki defa yarg ılanmas ının mümkün olmamas ı yasal ilkesine göre davan ın Suudi Arabistan'daki yarg ı makamlar ına devredilmesini, davan ın devri durumunda dava ve davadaki iddialar ın değerlendirilerek sonucundan Türk Adli Makamlar ına bilgi verilece ği belirtilmi ştir. Ülkemizde cezai konularda uluslararas ı adli iş birliğinin usul ve esaslar ı 6706 Say ılı Cezaî Konularda Uluslararas ı Adlî İş Birliği Kanunu'nda düzenlenmi ştir. ... (...) Mahkememizce Suudi Arabistan Adli Makamlar ının devir talebi dikkate al ınara k yukar ıda yer verilen maddenin uygulanmas ı ihtimaline binaen ülkemizin bu konudaki merkezi makam ı olan Adalet Bakanl ığından davan ın devri hususunda görü ş sorulmuş ve Adalet Bakanl ığı D ış İlişkiler ve Avrupa Birli ği Genel Müdürlü ğü nün 01.04.2022 tarihli cevabi yaz ısında 'Yürütülen kovu şturma kapsam ında san ıklar hakk ında iade talebind e bulunulmas ına rağmen, mezkur talebe Suudi Arabistan makamlar ınca olumsuz yan ıt verilmiş olmas ı nedeniyle, 6706 say ılı Kanunun 24'üncü maddesinde yer alan şartlar ın mevcut oldu ğu değerlendirilmekte olup, bu itibarla kovu şturman ın Suudi Arabistan adli makamlar ına devri Bakanl ığımızca da uygun görülmü ştür.' şeklinde olumlu görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 12Yukar ıda yer verilen bilgiler ışığında maktul Cemal Ka şıkçı'nın öldürülmesi ile ilgili mahkememizde görülen kamu davas ında, san ıklar hakk ında ç ıkar ılan yakalama emirleri ve kırm ızı bülten kararlar ının san ıklar ın Suudi Arabistan vatanda şı olmalar ı, Türkiye'de yerleşik adreslerinin bulunmamas ı nedeniyle uzun süredir yerine getirilmedi ği, Suud i Arabistan Adli Makamlar ınca davan ın Suudi Arabistan'daki yarg ı makamlar ına devredilmesinin istenildi ği, davan ın devri durumunda dava ve davadaki iddialar ın değerlendirilerek sonucundan Türk Adli Makamlar ına bilgi verilece ğinin bildirildi ği, 6706 say ılı Cezai Konularda Uluslararas ı Adli İş Birliği Kanunu na göre ülkemizin bu konudaki merkezi makam ı olan Adalet Bakanl ığından davan ın devri konusunda olumlu görü ş al ındığı hususlar ı gözetilerek 6706 Say ılı Kanun'un 24/4. Maddesi gere ğince mahkememize aç ılan iş bu kamu davas ının durmas ına, dosyan ın Suudi Arabistan adli makamlar ına devredilmesine karar vermek gerekmi ş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmu ştur." 54. Başvurucu, kovu şturman ın devri ko şullar ının oluşmad ığını ileri sürerek karara karşı itiraz kanun yoluna ba şvurmuştur. Söz konusu duru şmada haz ır bulunan baz ı san ıklar ın müdafileri bu konudaki takdiri Mahkemeye b ırakm ış, kovuşturman ın devredilmemesi ile ilgili herhangi bir gerekçe ileri sürmemi ştir. 55. Başvurucunun itiraz ını inceleyen İstanbul 12. A ğır Ceza Mahkemesi, Bakanl ığın kovuşturman ın devrinin uygun oldu ğu görüşünü denetleme yetkisinin bulunmad ığına, itiraz incelemesinin kapsam ının kovuşturman ın yabanc ı devlete devredilmesi koşullar ının somut olayda bulunup bulunmad ığı ile s ınırlı olduğuna karar vermi ş; ilgili kanun kapsam ında kovu şturman ın devri ko şullar ının somut olayda gerçekle ştiği sonucuna varmas ı nedeniyle de ba şvurucunun itiraz ının reddi gerekti ğine 20/4/2022 tarihinde karar vermi ştir. 56. Başvurucu, söz konusu kesin karar ı 22/4/2022 tarihinde ö ğrenmesinin ard ından 23/5/2022 tarihinde ilk bireysel ba şvurusunu yapm ıştır. 57. Diğer taraftan ba şvurucu 28/4/2022 tarihli dilekçe ile söz konusu karara kar şı kanun yarar ına bozma talebinde bulunmu ş, Bakanl ık Ceza İşleri Genel Müdürlü ğü 26/5/2022 tarihli yaz ısı ile kanun yarar ına bozma yoluna gidilmedi ği görüşünü bildirmi ştir. 58. Başvurucunun bireysel ba şvuruda bulunmas ının ard ından 11. A ğır Ceza Mahkemesi dosya üzerinden bir inceleme yaparak iddia makam ının görüşü doğrultusund a tüm san ıklar hakk ındaki kamu davalar ının düşmesine 17/6/2022 tarihinde karar vermi ştir. Hükümde belirtildi ğine göre Suudi Arabistan Riyad Ceza Mahkemesi 1. Ortak Dairesi 30/5/2022 tarihinde san ıklar ın durumu hakk ında yeni bir karar vermi ştir. 11. A ğır Ceza Mahkemesinin hükmünün ilgili k ısm ı şöyledir: " ... Mahkememizce maktul Jamal Ahm ıd H. Khashogg ı'nın [Cemal Ka şıkçı] öldürülmesi olay ı ile ilgili olarak ilgili Suudi Arabistan ülkesinde bir soru şturma veya kovu şturma olup olmad ığı sorulmuş, 21/03/2022 tarihinde verilen cevabi yaz ı içeriğine göre Suudi Arabistan taraf ından dosyan ın devir talebi gözetilerek merkezi makam olan Adalet Bakanl ığı'ndan olumlu görü ş al ınarak mahkememizin 07/04/2022 tarih, ... Esas, ... say ılı karar ı ile kam u davas ının Suudi Arabistan Adli Makamlar ına devredilmesine karar verilmi ştir. Suudi Arabistan Riyad Ceza Mahkemesi 1. Ortak Dairesi'nin 30/05/2022 tarih ve ... karar say ılı ilam ıyla san ıklar hakk ında değerlendirme yap ılarak san ıklar; Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 13M... A... M. M... (ölüm cezas ından çevrilme 20 y ıl hapis cezas ı), S... M... A. T... (ölüm cezas ından çevrilme 20 y ıl hapis cezas ı), T... M... M. A... (ölüm cezas ından çevrilme 20 y ıl hapis cezas ı), W... A... M. A... (ölüm cezas ından çevrilme 20 y ıl hapis cezas ı), F... S... A. A... (ölüm cezas ından çevrilme 20 y ıl hapis cezas ı), M... O... M. A... H... (10 y ıl hapis cezas ı), M... M... M. A... (7 y ıl hapis cezas ı), S... S... Q. A... (7 y ıl hapis cezas ı), A... B... M... E... A... (delil yetersizli ğinden beraat), M... S... H. A... (delil yetersizli ğinden beraat), Muflih S... M. A... (delil yetersizli ğinden beraat) haklar ında daha önce hükümle r kurulduğu, devir al ınan dosyan ın incelenmesinden verilen kararlar ı etkileyecek bir hususa rastlanmad ığı ve Ceza Usul Sisteminin 186. maddesine istinaden bir şahs ın ayn ı suçla iki kez yarg ılanamayaca ğı belirtilmi ştir. San ıklar N... H... S. A..., A... M... M. A..., Meshal S... M. A..., K... A... G. A..., T... G... T . A..., B... L... M. A..., S... M... A..., Y... K... M. B... S..., A... A... A. A..., S... A... K... haklar ında Suudi Arabistan Ba şsavc ılığı taraf ından dava ile ili şkilerinin hakikatini ve olaylar ın açıklığa kavuşturulmas ı için gerekli incelemelerin ba şlat ıldığı, olayla ili şkilerinin olmad ığı sonucuna var ılarak kovu şturmaya yer olmad ığına karar verildi ği, davan ın devrinden sonra da soruşturman ın yeniden aleyhte aç ılmas ını gerektiren yeni bir kan ıtın Başsavc ılık taraf ından tespit edilmedi ği, San ıklar A... A... M... A..., K... Y... M. A..., M... İ... A. A..., O... G... A. A... ve S... Y... A. A... haklar ında ise devredilen dosyan ın incelenmesi sonucunda olay ile ilgilerinin bulunmad ığının görüldü ğü, ayr ıca ilk dört s ırada isimleri yaz ılı san ıklar ın Türk taraf ıyla var ılan ikili anla şma çerçevesinde soru şturma yapmak amac ıyla kurulan ortak soru şturma timinde görev ald ıklar ı gözetilerek ba şsavc ılık taraf ından kovu şturmaya yer olmad ığı karar ı verildiği anlaşılmaktad ır. ... 6706 Say ılı Yasan ın 24/4. maddesi uyar ınca kovu şturman ın devri talebinin kabul edilmesi üzerine verilen durma karar ından sonra yabanc ı adli merci taraf ından verilen kararlar ın ve gerekçesinin de ğerlendirilerek mahkememizce esas hakk ında bir karar verilmesi gerekti ğinden Suudi Arabistan Riyad Ceza Mahkemesi 1. Ortak Dairesi nin 30/05/2022 tarih ve ... say ılı karar ının ve gerekçesinin mahkememizce de ğerlendirilmesinde; 6706 Say ılı Yasan ın 24/4. maddesi uyar ınca yabanc ı adli mercileri taraf ından haklar ında mahkumiyet karar ı verilen san ıklar yönünden dü şme karar ı verileceğinin amir hüküm oldu ğu, bu kapsamda san ıklar M... A... M. M..., S... M... A. T..., T... M... M. A..., W... A... M. A..., F... S... A. A..., M... O... M. A... H... M... M... M. A..., S... S... Q. A... haklar ında Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 14mahkumiyet hükümleri kurulmu ş olduğu anlaşılmakla bu san ıklar yönünden an ılan kanun maddesi uyar ınca düşme karar ı verilmesi gerekti ği, Haklar ında Suudi Arabistan Mahkemelerince beraat karar ı verilen ve Suudi Arabista n Başsavc ılığı taraf ından kovu şturmaya yer olmad ığına dair kararlar verilen di ğer san ıklar yönünden ise; Ceza hukukunun evrensel, yerle şik ve bilinen kurallar ı vard ır. Görülmekte olan kamu davas ında olduğu gibi maddi vak ıanın sübutu net ve duraksamas ız olarak belirlenememi ş ise mahkumiyet karar ı verilemez. Ceza yarg ılamas ında, kural olarak ki şiler masumdur. Ceza verilebilmesi için san ığın masum olmad ığının kesin biçimde ortaya konulmas ı gerekir. Bir hususun sabit olmas ı için o hususun aksinin mümkün olmad ığının kabul edilmesi gerekir. Hakim, sübut konusundaki şüphesini yenip bir kanaate ula şamazsa o husus sabit olmam ış kabul edilir. Buna ceza muhakemesinde ' şüpheden san ık yararlan ır' (in dubio pro reo) ilkesi denir. Böyle bir ilkenin kabul edilmesinin nedeni, bir suçlunun cezas ız kalmas ının bir masumun cezaland ırılmas ına tercih edilmesidir. ... Yine Yarg ıtay Ceza Genel Kurulu nun E:2003/2-262 K:2003/277 T: 18.11.2003 ilam ında da aç ıkland ığı üzere, amac ı maddi gerçe ğin ortaya ç ıkar ılmas ı olan ceza yarg ılamas ının en önemli ilkelerinin birisi de 'ku şkudan san ık yararlan ır' (in dubio pro reo) ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davas ında san ığın cezaland ırılmas ı bak ımından taşıdığı önemden dolay ı gözönünde tutulmas ı gereken herhangi bir meselede ba şgösteren ku şkunun , san ığın yarar ına değerlendirilmesidir. Yüklenen suçun san ık taraf ından işlendiğinin sabit olmamas ı (CMK 223/2-e) halinde san ık hakk ında beraat karar ı vermek gerekir. Suçlulu ğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu say ılamaz (Anayasa 38/4). Anayasan ın 5170 say ılı yasa ile de ğişik 90/son madde ve f ıkras ı uyar ınca iç hukukumuzun parças ı niteliğinde olan BM Ki şisel ve Siyasal Haklar Sözle şmesinin 14/2 maddesi uyar ınca, 'hakk ında bir suç isnad ı bulunan bir kimse, hukuka göre suçlulu ğu kan ıtlan ıncaya kadar masum say ılma hakk ına sahiptir'. Yine Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin 6/2 m. gere ğince 'bir suç ile itham edilen herkes, suçlulu ğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz say ılır'. Bu yasal aç ıklamalar ışığında; Maktul Jamal Ahm ıd H. Khashogg ı'nın [Cemal Ka şıkçı] 02/10/2018 tarihinde Suu d Arabistan Krall ığı İstanbul Ba şkonsolosluk binas ında öldürüldü ğü hususunun sabit oldu ğu, dosyam ız kapsam ında olay ın doğrudan görgü tan ığının ve nas ıl gerçekle ştiğine ilişkin herhangi bir teknik kayd ın bulunmad ığı, sadece Suudi Arabistan Adli Makamlar ı taraf ından yap ılan yarg ılama s ıras ında haklar ında mahkumiyet karar ı verilen san ıklar ın ikrar içeren beyanlar ının bulundu ğu, ilgili mahkemece de bu ikrar içeren beyanlar gözetilerek cinayetin nas ıl ve hangi san ıklar taraf ından gerçekle ştirildiğine ilişkin kabul ile hükümler kuruldu ğu anlaşılmıştır. Haklar ında maktulü kasten öldürmek suçundan mahkumiyet hükümleri verilmi ş san ıklar d ışında kalan ve kasten öldürme suçundan kamu davas ı aç ılmış olan san ıklar ın maktulün öldürülece ği hususunda di ğer san ıklarla fikir ve eylem birli ği içinde olduklar ına dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, somut ve inand ırıcı delille r elde edilemedi ği nazara al ınarak 'Ku şkudan san ık yararlan ır.' (in dubio pro reo) ilkesi de gözetilerek Suudi Arabistan Riyad Ceza Mahkemesi 1. Ortak Dairesi nin karar ının ve ayn ı ülke Başsavc ılığının kovuşturmaya yer olmad ığına dair kararlar ının dosya kapsam ındaki mevcut delil durumu itibariyle maddi vak ıa ile uyumlu oldu ğu, Kasten öldürmeye azmettirme suçundan yarg ılanan san ıklar ın suçu işleyen asli failleri azmettirdi ğine dair somut bir olgunun bulunmad ığı, suçu işleyen san ıklar ın ikrarlar ında d a Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 15buna yönelik bir beyan olmad ığı, bu san ıklar yönünden verilen kararlar ın da dosya kapsam ı ve maddi vak ıa ile uyumlu oldu ğu, Birleşen dosyada suç delillerini yok etme suçlamas ıyla yarg ılanan san ıklar yönünden de dosya kapsam ında herhangi bir delil elde edilemedi ği, verilen kovu şturmaya yer olmad ığına dair kararlar ın dosya kapsam ıyla uyumlu oldu ğu değerlendirmesiyle; 6706 Say ılı Yasan ın 24/4.maddesi nazara al ınarak yukar ıda yap ılan değerlendirmeler kapsam ında kovu şturmaya devam edilmesine gerek bulunmad ığı anlaşılmakla, san ıklar hakk ında aç ılan kamu davalar ının ayr ı ayr ı düşmesine dair a şağıdaki şekilde hükü m kurulmuştur." 59. Başvurucunun bu karara yönelik istinaf kanun yolu ba şvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi taraf ından 8/9/2022 tarihinde reddedilmi ştir. 60. Başvurucu, 11. A ğır Ceza Mahkemesinin yürüttü ğü kovuşturman ın ilgili kanunda belirtilen ko şullar ın gerçekle şmemesine ra ğmen Bakanl ığın görüşüyle devredildi ğini ileri sürerek idari yarg ıya başvurmuştur. Ankara 14. İdare Mahkemesi 15/4/2022 tarihinde Bakanl ığın görüşünün İstanbul 11. A ğır Ceza Mahkemesinin yürüttü ğü yarg ılama faaliyetine ilişkin olup idari davaya konu edilebilecek i şlem niteli ğinde olmad ığı gerekçesiyle davan ın esastan incelenmeksizin reddine karar vermi ştir. Söz konusu karar ın gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanununun 2. maddesinin birinci f ıkras ının (a) bendinde, idari i şlemler hakk ında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka ayk ırı olduklar ından dolay ı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler taraf ından iptal davas ı aç ılabileceği belirtilmi ş, ayn ı Kanunun 14. maddesinde, dava dilekçeleri üzerinde yap ılacak ilk incelemede idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir i şlemin dava konusu olup olmad ığının incelenece ği, 15. maddesinin 1. f ıkras ının (b) bendinde ise, kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte olmayan i şleme karşı aç ılan davan ın reddedilece ği kurala ba ğlanm ıştır... Yukar ıda yer verilen hükümlerden anla şılacağı üzere idarî yarg ıda, dava konusu edilen idarî işlemlerin kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bulunmas ı gerekmektedir. Buradaki kesinlik kavram ı, işlemin uygulanmaya haz ır, nihaî bir i şlem niteli ğinde oldu ğunu, bir ba şka makam ın onay ına tâbî olmadan do ğrudan uygulanabilirli ğini göstermektedir. Yürütülmesinin zorunlu olmas ı yani icraîlik vasf ı ise; kamu gücü ve kudretinin üçüncü kişiler üzerinde do ğrudan do ğruya çeşitli hukukî sonuçlar do ğurmak suretiyle etkisini göstermesi olarak ifade edilmektedir. Bu kapsamda, idari makamlar ın kamu gücünü kullanmak suretiyle tek yanl ı ve kesin, doğrudan uygulanabilir niteli ği bulunmayan i şlemlerin idari davaya konu olamayaca ğı açıktır. Diğer taraftan, 6706 say ılı Cezaî Konularda Uluslararas ı Adlî İş Birliği Kanununun amac ının, cezaî konularda uluslararas ı adlî iş birliğinin usul ve esaslar ını düzenlemek, kapsam ının ise yabanc ı devletlerle cezaî konularda yap ılacak adlî i ş birliği olduğu, bu doğrultuda soru şturma veya kovu şturman ın devrinin adlî merciler taraf ından talep edileceği, Merkezî Makam ın (Adalet Bakanl ığı) olumlu görü şü üzerine talebin ilgili devlete gönderilece ği, bu işlemin soru şturma veya kovu şturman ın yürütülmesine engel olmad ığı anlaşılmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 16Bu durumda, Cemal KA ŞIKÇI'n ın öldürülmesi olay ına ilişkin olarak İstanbul 11. A ğır Ceza Mahkemesinin 2020/120 Esas say ılı dosyas ı üzerinden yürütülen kovu şturman ın, 6706 say ılı Kanunun 24'üncü maddesinin 2'nci f ıkras ı uyar ınca Suudi Arabistan makamlar ına devri hususunda Adalet Bakanl ığının görüşünün talep edilmesi üzerine yürütülen kovuşturma kapsam ında san ıklar hakk ında iade talebinde bulunulmas ına rağmen mezkur talebe Suudi Arabistan makamlar ınca olumsuz yan ıt verilmiş olmas ı nedeniyle 6706 say ılı Kanunun 24'üncü maddesinde yer alan şartlar ın mevcut oldu ğundan bahisle kovu şturman ın Suudi Arabistan adli makamlar ına devrinin uygun görülmesine ili şkin 01.04.2022 tarih ve ... say ılı Adalet Bakanl ığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birli ği Genel Müdürlü ğü karar ının İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/120 Esas say ılı dosyas ı kapsam ında yarg ılama faaliyetine ili şkin bir karar oldu ğu, idari davaya konu olabilecek i şlem mahiyetind e olmad ığı görüldü ğünden davan ın esas ını inceleme olana ğının bulunmad ığı sonucuna var ılmıştır. Aç ıklanan nedenlerle, davan ın incelenmeksizin reddine..." 61. Başvurucunun bu karara yönelik istinaf kanun yolu ba şvurusu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesince 18/7/2022 tarihinde reddedilmi ştir. 62. Başvurucu, söz konusu kesin karar ı 19/7/2022 tarihinde ö ğrenmiş; 16/8/2022 tarihinde 2022/78660 say ılı ikinci bireysel ba şvurusunu yapm ıştır. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 63. 5237 say ılı Kanun'un "Yer bak ımından Uygulama" kenar ba şlıklı 8. maddesi şöyledir: "(1) Türkiye'de i şlenen suçlar hakk ında Türk kanunlar ı uygulan ır. Fiilin k ısmen veya tamamen Türkiye'de i şlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekle şmesi halinde suç, Türkiye'de i şlenmiş say ılır. (2) Suç; a) Türk kara ve hava sahalar ı ile Türk karasular ında, b) Aç ık denizde ve bunun üzerindeki hava sahas ında, Türk deniz ve hava araçlar ında veya bu araçlarla, c) Türk deniz ve hava sava ş araçlar ında veya bu araçlarla, d) Türkiye'nin k ıt'a sahanl ığında veya münhas ır ekonomik bölgesinde tesis edilmi ş sabit platformlarda veya bunlara kar şı, işlendiğinde Türkiye'de i şlenmiş say ılır." 64. 5237 say ılı Kanun'un " Yabanc ı ülkede hüküm verilmesi " kenar ba şlıklı 9. maddesi şöyledir: "(1) Türkiye'de i şlediği suçtan dolay ı yabanc ı ülkede hakk ında hüküm verilmi ş olan kimse, Türkiye'de yeniden yarg ılan ır." Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 1765. 5237 say ılı Kanun'un "Cezadan mahsup" kenar başlıklı 16. maddesi şöyledir: "(1) Nerede i şlenmiş olursa olsun bir suçtan dolay ı, yabanc ı ülkede gözalt ında, gözlem alt ında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, ayn ı suçtan dolay ı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir." 66. 23/4/2016 tarihli ve 6706 say ılı Cezai Konularda Uluslararas ı Adli İşbirliği Kanunu'nun " Amaç ve kapsam" kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir: "(1) Bu Kanunun amac ı, cezaî konularda uluslararas ı adlî iş birliğinin usul v e esaslar ını düzenlemektir. (2) Bu Kanun, yabanc ı devletlerle cezaî konularda yap ılacak adlî i ş birliğini kapsar. (3) Türkiye nin taraf oldu ğu adlî iş birliğine ilişkin milletleraras ı andlaşmalar il e diğer kanun hükümleri sakl ıdır." 67. 6706 say ılı Kanun'un " Tan ımlar" kenar başlıklı 2. maddesi şöyledir: "(1) Bu Kanunun uygulanmas ında; a) Adlî merci: Mahkeme, hâkimlik ve savc ılıklar ile kanunla istisnaî olarak ceza soruşturmas ı yapma yetkisi verilen di ğer makamlar ı, devletlerin milletleraras ı andlaşmalara yapt ıklar ı beyanlarda belirttikleri mercileri, b) Merkezî Makam: Adalet Bakanl ığını, c) Uluslararas ı adlî iş birliği: Cezaî konularda bir devletin adlî mercilerinin di ğer bir devletin adlî mercileri ad ına yerine getirdi ği işlemleri, ifade eder." 68. 6706 say ılı Kanun'un " Türkiye'nin iade talepleri ve şartlar ı" kenar başlıklı 22. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Soru şturma veya kovu şturman ın sonuçland ırılabilmesi ya da verilen mahkûmiyet kararlar ının infaz ı amac ıyla yabanc ı bir ülkede bulunan ve hakk ında yakalama emri vey a tutuklama karar ı verilen ki şinin Türkiye ye iadesi, adlî merciler taraf ından istenebilir. ... (3) Merkezî Makam taraf ından uygun görülmesi hâlinde talep, yabanc ı devlet e gönderilir. Ancak, a şağıdaki durumlarda Merkezî Makam iade talebini yabanc ı devlete göndermeden reddedebilir: ... c) Türkiye nin millî güvenli ğinin veya uluslararas ı ilişkilerinin zarar görme ihtimalini n bulunmas ı. (...) " Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 1869. 6706 say ılı Kanun'un "Soruşturma ve kovu şturman ın devri" kenar başlıklı 23. maddesi şöyledir: "(1) Bu Kanun ve taraf olunan milletleraras ı andlaşmalar çerçevesinde, i şlenen suçlarla ilgili Türkiye de yürütülen soru şturma veya kovu şturmalar yabanc ı devletler e devredilebilir; yabanc ı devletlerde i şlenen suçlarla ilgili yürütülen soru şturma vey a kovuşturmalar devral ınabilir. (2) Milletleraras ı andlaşma bulunmamas ı hâlinde, mütekabiliyet ilkesi esas al ınarak b u Kanun çerçevesinde soru şturma veya kovu şturmalar devredilebilir veya devral ınabilir." 70. 6706 say ılı Kanun'un " Soruşturman ın veya kovu şturman ın yabanc ı devlete devredilmesi " kenar ba şlıklı 24. maddesi şöyledir: "(1) Üst s ınırı bir y ıl veya daha fazla hapis cezas ını gerektiren suçlardan dolay ı yürütülen soru şturma veya kovu şturmalar; a) Şüpheli veya san ığın yabanc ı devletin vatanda şı olmas ı nedeniyle Türkiye de haz ır bulundurulamamas ı veya adlî yard ımlaşma yoluyla savunmas ının al ınamamas ı, b) Türk vatanda şı olan şüpheli veya san ığın yabanc ı devlette mutat olarak bulunmas ı veya delillerin bu devlette olmas ı nedeniyle devrin, gerçe ğin ortaya ç ıkar ılmas ına imkân vermesi, hâllerinde devredilebilir. (2) Soruşturma veya kovu şturman ın devri adlî merciler taraf ından talep edilir. Merkezî Makam ın olumlu görü şü üzerine talep, ilgili devlete gönderilir. Bu i şlem, soru şturma veya kovuşturman ın yürütülmesine engel de ğildir. Devir talebine, soru şturma veya kovu şturma dosyas ının bir sureti ve gerekli oldu ğunda tercümesi eklenir. Devir talebinin kabul edilmesi ve istem üzerine delil niteli ğindeki eşyalar da gönderilir. (3) Soru şturman ın devri talebinin kabul edilmesi üzerine, Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinde düzenlenen ko şullara ve sonuçlar ına bak ılmaks ızın kamu davas ının aç ılmas ının ertelenmesine karar verilir. Şüpheli hakk ında yabanc ı adlî merc i taraf ından dava aç ılmas ı durumunda kovu şturmaya yer olmad ığına karar verilir. Dava açılmamas ı hâlinde, buna ili şkin karar ın gerekçesi de ğerlendirilmek suretiyle soruşturmay a devam edilebilir. (4) Kovuşturman ın devri talebinin kabul edilmesi üzerine durma karar ı verilir. San ık hakk ında yabanc ı adlî merci taraf ından mahkûmiyet karar ı verilmesi durumunda dü şme karar ı verilir. Mahkûmiyet karar ı d ışında bir karar verilmesi durumunda, buna ili şkin karar ın gerekçesi de ğerlendirilmek suretiyle kovu şturmaya devam edilebilir. (5) Yabanc ı devletin soru şturma veya kovu şturman ın devrinin kabulüne ili şkin karardan vazgeçti ğini bildirmesi veya devredilen soru şturma veya kovu şturman ın sağlıklı bir şekilde yürütülmedi ğinin Merkezî Makamca adlî mercie bildirilmesi hâlinde soru şturma veya kovu şturman ın yürütülmesine karar verilir. (6) Gecikmesinde sak ınca bulunan hâllerde soru şturma veya kovu şturman ın devr i talebiyle birlikte veya öncesinde, talep edilen devlet makamlar ından elkoyma ve tutuklama dâhil bütün geçici tedbirlerin al ınmas ı istenebilir." 71. 6706 say ılı Kanun'un " Soruşturma veya kovu şturman ın devral ınmas ı" kenar başlıklı 25. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 19 "Yurt d ışında işlenen ve Türk hukukuna göre zamana şımına veya affa u ğramam ış, üst sınırı bir y ıl veya daha fazla hapis cezas ını gerektiren bir suç nedeniyle yabanc ı bir devlette yürütülen soru şturma veya kovu şturmalar devral ınabilir. Ancak; ...ç) Devir talebine konu fiil nedeniyle ki şi daha önce Türkiye de yarg ılanm ışsa, devir talebi kabul edilmez. (2) Merkezî Makam ın uygun görmesi üzerine soru şturman ın veya kovu şturman ın devrine ili şkin talep, yetkili Cumhuriyet ba şsavc ılığına gönderilir. Cumhuriyet ba şsavc ılığ ı soruşturma veya kovu şturman ın devrine konu olan suça ili şkin soruşturma ba şlat ır ve sonucuna göre i şlem yapar. ..." 72. 5271 say ılı Kanun'un " Duruşman ın sona ermesi ve hüküm" kenar başlıklı 223. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: " ... (2) Beraat karar ı; ... b) Yüklenen suçun san ık taraf ından işlenmediğinin sabit olmas ı, ... e) Yüklenen suçun san ık taraf ından işlendiğinin sabit olmamas ı, Hallerinde verilir. ...(7) Ayn ı fiil nedeniyle, ayn ı san ık için önceden verilmi ş bir hüküm veya aç ılmış bi r dava varsa davan ın reddine karar verilir. 8) Türk Ceza Kanununda öngörülen dü şme sebeplerinin varl ığı ya da soru şturma vey a kovuşturma şart ının gerçekle şmeyeceğinin anla şılmas ı hallerinde, davan ın düşmesine kara r verilir. Ancak, soru şturman ın veya kovu şturman ın yap ılmas ı şarta bağlı tutulmuş olup da şart ın henüz gerçekle şmediği anlaşılırsa; gerçekle şmesini beklemek üzere, durma karar ı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." 73. 5271 say ılı Kanun'un " Gaibin tan ımı ve yap ılabilecek i şlemler" kenar başlıklı 244. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Bulundu ğu yer bilinmeyen veya yurt d ışında bulunup da yetkili mahkeme önüne getirilemeyen veya getirilmesi uygun bulunmayan san ık gaip say ılır. (2) Gaip hakk ında duru şma aç ılmaz; mahkeme, delillerin ele geçirilmesi vey a korunmas ı amac ıyla gerekli i şlemleri yapar. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 20(3) Bu işlemler naip hâkim veya istinabe olunan mahkeme arac ılığıyla da yap ılabilir. (4) Bu i şlemler s ıras ında san ığın müdafii veya kanunî temsilcisi veya e şi haz ır bulunabilir. Gerekti ğinde, mahkemece barodan bir müdafi görevlendirilmesi istenir." 74. 5271 say ılı Kanun'un " Gaibe ihtar" kenar başlıklı 245. maddesi şöyledir: "(1) Adresi bilinmeyen gaibe, mahkeme önüne gelmesi veya adresini bildirmesi hususlar ı uygun bir ileti şim arac ıyla ihtar edilir." 75. 5271 say ılı Kanun'un " San ığa verilecek güvence belgesi" kenar ba şlıklı 246. maddesi şöyledir: "(1) Mahkeme, gaip olan san ık hakk ında duruşmaya gelmesi hâlinde tutuklanmayaca ğı hususunda bir güvence belgesi verebilir ve bu güvence ko şullara bağlanabilir. (2) San ık, hapis cezas ı ile mahkûm olur veya kaçmak haz ırlığında bulunur vey a güvence belgesinin ba ğlı olduğu koşullara uymazsa belgenin hükmü kalmaz." B. Uluslararas ı Hukuk 1. Uluslararas ı Antlaşmalar 76. Türkiye Cumhuriyeti devletinin (20/5/1975 tarihli Kanun ile kat ılmam ız uygun bulunmuştur.) ve Suudi Arabistan Krall ığı'nın da taraf oldu ğu, 24/4/1963 tarihinde imzalanan Konsolosluk İlişkileri Hakk ında Viyana Sözle şmesi' nde şu hükümler yer almaktad ır: "Konsolosluk binalar ının dokunulmazl ığı" başlıklı 31. maddesinde " Konsoloslu k binalar ının bu maddede öngörülen ölçüde dokunulmazl ıklar ı vard ır." ve Kabul eden Devlet makamlar ı, konsolosluk şefinin, onun taraf ından tayin edilmi ş kimsenin veya gönderen Devlet'in diplomatik temsilcilik şefinin muvafakati d ışında, konsolosluk binalar ının münhas ıran konsolosluk i şleri için kullan ılan k ısm ına giremezler. Bununla beraber âci l koruma tedbirleri al ınmas ını gerektiren yang ın veya sair felâket halinde konsolosluk şefinin zımnî r ızas ı al ınm ış say ılabilir.", "Konsolosluk memurlar ının kişisel dokunulmazl ığı" başlıklı 41. maddesinde; "Konsolosluk memurlar ının tutuklanmalar ı veya gözalt ına al ınmalar ı, ancak, a ğır bir suç halinde ve yetkili adli makam ın karar ı ile olur", "Kabul eden Devletin kanun ve düzenlemelerine sayg ı" başlıklı 55. maddesinde; "Konsolosluk binalar ı, konsolosluk görevlerinin yerine getirilmesiyle kabili telif olmayaca k şekilde kullan ılmayacakt ır." 2. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi 77. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) "İnsan haklar ına sayg ı yükümlülüğü" kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Yüksek Sözle şmeci Taraflar kendi yetki alanlar ı içinde bulunan herkesin, bu Sözleşme'nin birinci bölümünde aç ıklanan hak ve özgürlüklerden yararlanmalar ını sağlarlar." Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 21 78. Sözle şme'nin " Yaşam hakk ı" kenar ba şlıklı 2. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "1. Herkesin ya şam hakk ı yasayla korunur..." 3. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihad ı 79. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) Sözle şme'nin 2. maddesi 1. maddesiyle birlikte yorumland ığında devletin ya şam hakk ı kapsam ındaki bir olay ı etkili soruşturma yürütme yükümlülü ğünün bulundu ğunu kabul etmi ştir (McCann/Birle şik Krall ık [BD], B. No: 18984/91, 27/9/1995, 161). A İHM, bu yönde inceledi ği McCann v e diğerleri/Birle şik Krall ık başvurusunda verdi ği kararla devletin etkili soru şturma yürütme yükümlülü ğü bulundu ğunu ilk kez belirgin bir şekilde karar alt ına alm ıştır. AİHM, bu yükümlülü ğünün temel amac ının yaşam hakk ını koruyan ulusal hukuktaki hükümlerin etkili şekilde uygulan ıp meydana gelen ölümler hakk ında sorumlular ın hesap vermelerini sa ğlamak olduğunu her f ırsatta dile getirmektedir (birçok karar aras ından bkz. Al-Skeini ve diğerleri/Birle şik Krall ık [BD], B. No: 55721/07, 7/7/2011, 163). McCann v e diğerleri/Birle şik Krall ık başvurusunda verdi ği karardan beri A İHM, bu yükümlülü ğün sorumlu oldu ğu iddia edilen ki şilerin kamu görevlileri ya da üçüncü ki şiler veya ma ğdurun yaralanmas ının kendisinden kaynaklan ıp kaynaklanmad ığına bakmaks ızın çeşitli durumlarda ortaya ç ıktığı kanaatindedir. 80. AİHM, 2001 y ılında inceledi ği bir başvuruda verdi ği kararda ise soru şturman ın gerekliliklerine ili şkin kriterleri belirlemi ştir (Hugh Jordan/Birle şik Krall ık, B. No: 24746/94, 4/5/2001). Bu kriterler, A İHM'in tamamen yeni belirledi ği kriterler de ğildir; McCann ve diğerleri/Birle şik Krall ık karar ından beri önüne gelen ba şvurularda uygulad ığı kriterlerin sistematikle ştirilmesinden ibarettir. A İHM, sonras ında süregelen incelemelerinde bu kriterleri somut olaya uygulam ış; herhangi birinin yerine getirilmemi ş olduğunu tespit etti ğinde yaşam hakk ının ihlal edildi ği sonucuna varm ıştır. 81. AİHM'in ya şam hakk ı kapsam ında etkili soru şturmaya ili şkin belirledi ği söz konusu kriterler şöyledir: - Soruşturma makamlar ının şüpheli ölümden haberdar olur olmaz resen harekete geçmeleri ( Hugh Jordan/Birle şik Krall ık, 105; Nachova ve diğerleri/Bulgaristan [BD], B. No: 43577/98, 43579/98, 6/7/2005, 111) - Soruşturma makamlar ının bağıms ız olmas ı (Hugh Jordan/Birle şik Krall ık, 106; Mustafa Tunç ve Fecire Tunç/Türkiye [BD], B. No: 24014/05, 14/4/2015, 177) - Soruşturman ın sorumlular ın tespitini ve cezaland ırılmas ını sağlayabilecek yeterlilikte olmas ı, bu kapsamda olay ı ayd ınlatmaya yarayabilecek bütün delillerin toplanmas ı için makul tedbirler al ınmas ı (Hugh Jordan/Birle şik Krall ık, 107) - Soruşturman ın ivedilikle ve makul bir özenle yürütülmesi ( Hugh Jordan/Birle şik Krall ık, 108) - Soruşturman ın ve sonuçlar ının kamu denetimine aç ık olmas ı ve her durumda, ölen kişinin yak ınlar ının meşru menfaatlerini korumak için bu sürece gerekli oldu ğu ölçüde kat ılmalar ının sağlanmas ı (Hugh Jordan/Birle şik Krall ık, 109). Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 2282. Bu noktada A İHM'in olayda kovuşturma aşamas ına geçilmesi durumunda etkili soruşturma yürütme yükümlülü ğüne ilişkin belirledi ği gerekliliklerin soru şturma aşamas ının ötesine uzand ığına ve karar verme a şamas ı dâhil kovu şturman ın tamam ının kanunla ya şam ı koruma yönündeki pozitif yükümlülü ğün gereklerini yerine getirmesi gerekti ğine s ık s ık vurgu yapt ığını hat ırlatmak gerekir (pek çok karar aras ından bkz. Ali ve Ayşe Duran/Türkiye, B. No: 42942/02, 8/4/2008, 61). Öte yandan A İHM, soru şturmadaki eksikliklerin bir mahkemenin kovu şturmada sorumluluklar ı ortaya koyma kapasitesine ciddi şekilde zarar verebilece ğinin de gözard ı edilemeyece ğini belirtmektedir ( Ağdaş/Türkiye , B. No: 34592/97, 27/7/2004, 102). 83.AİHM ölümü nedeniyle devletin sorumlu oldu ğu iddia edilen bir ki şinin ebeveyni gibi yak ın aile üyelerinin de - ölen kişinin yasal mirasç ılar ı olup olmad ıklar ına bak ılmaks ızın- bizzat 2. madde ihlalinin dolayl ı mağdurlar ı olduklar ını iddia edebileceklerini kabul etmi ştir (Van Colle/Birle şik Krall ık, B. No: 7678/09, 13/11/2012, 86). Bu ba ğlamda AİHM; ölen ki şinin eşlerinin, çocuklar ının ve yeğenlerinin ya şam hakk ının ihlal edildi ğine yönelik ba şvurular ını inceleyip sonuçland ırm ıştır (Salman/Türkiye [BD], B. No: 21986/93, 27/6/2000; Ramsahai ve di ğerleri/Hollanda [BD], B. No: 52391/99, 15/5/2007; Yaşa/Türkiye , B. No: 63/1997/847/1054, 2/9/1998, 66). 84. AİHM, üç çocu ğunun babas ı on iki y ıldan daha uzun bir süre birlikte ya şadığı partnerinin ya şam hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkin olarak ba şvurucunun yapt ığı bir başvuruyu da incelemi ştir. AİHM söz konusu ba şvuruda; Bulgaristan Yüksek Mahkemesinin evli olmayan partnerlere de partnerlerinin haks ız ölümü nedeniyle tazminat alma hakk ı tan ıdığına, yerel adli makamlar ın başvurucunun ba şvuru ehliyetini sorgulamad ığına ve soruşturma makamlar ının başvurucunun ceza soru şturmas ının durdurulmas ına karşı yapt ığı başvuruyu inceleyip karara ba ğlad ığına dikkati çekmi ştir. Uzun y ıllard ır beraber ya şayan bir çiftin Sözle şme'nin 8. maddesinin amaçlar ı doğrultusunda bir aile te şkil ettiğine ve ilişkilerinin evlilik d ışı olmas ına rağmen Sözle şme'nin 8. maddesinin sa ğlad ığı korumadan yararlanma hakk ına sahip oldu ğuna değinen AİHM; başvurucunun partnerinin ölümünden kişisel olarak etkilendi ği, bu nedenle Sözle şme'nin 2. maddesinin ihlal edildi ği iddias ının mağduru oldu ğunda şüphe bulunmad ığı ve başvuru ehliyetinin amaçlar ı yönünden başvurucunun durumunu evli bir e şten ayr ı tutmak için geçerli bir neden bulunmad ığı sonucuna varm ıştır (Velikova/Bulgaristan (k.k.), B. No: 41488/98, 18/5/1999). 85. AİHM'e göre Sözle şme'nin 1. maddesinde belirtilen " yarg ı yetkisi" bir eşik ölçüttür. Yarg ı yetkisinin kullan ılmas ı, bir taraf devletin Sözle şme de belirtilen hak ve özgürlükleri ihlal edildi ği iddias ına yol açan eylem veya ihmallerden sorumlu tutulmas ını sağlamak için gereklidir ( Al-Sekini ve di ğerleri/Birle şik Krall ık; Catan ve di ğerleri/Moldova Cumhuriyeti ve Rusya [BD], B. No: 43370/04). A İHM'e göre uluslararas ı kamu hukuku açısından bir devletin yarg ı yetkinliği öncelikle ülkeseldir. Ancak A İHM istisnai davalard a devletin Sözle şme'nin 1. maddesi uyar ınca kendi ülke s ınırlar ı d ışında yarg ı yetkisini kullanmas ını kabul etmi ştir. AİHM, taraf devletin adli makamlar ının söz konusu devletin yetki alan ı dışında meydana gelen bir ölümle ilgili kendi ceza soru şturmas ını ya da davas ını başlatmas ı durumunda, kendi ulusal kanunlar ı sebebiyle (örne ğin evrensel yarg ı yetkisine ilişkin hükümler uyar ınca ya da aktif veya pasif şahsiyet ilkesine dayanarak) bu soruşturman ın ya da davan ın başlat ılmas ının Sözleşme'nin 1. maddesinin amaçlar ı bak ımından devlet ve daha sonra mahkeme huzurunda dava açan maktul yak ınlar ı aras ında yarg ısal yetki ba ğlant ısı oluşturmak için yeterli oldu ğu kan ısındad ır (Güzelyurtlu ve diğerleri/Türkiye ve GKRY, B. No: 36925/07, 29/1/2019, 188). Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 2386. AİHM, bu yakla şımın ayr ı ve özerk bir yükümlülü ğe dönüşen, etkili bir soruşturma yürütmeye dair usul yükümlülü ğün tabiat ına uygun oldu ğunu vurgulamaktad ır (Šilih/Slovenya [BD], B. No: 71463/01, 9/4/2009, 159; Janowiec ve di ğerleri/Rusya [BD], B. No: 55508/07, 29520/09, 132). Bu ba ğlamda Sözle şme'nin 2. maddesinden kaynaklanan ayr ılabilir bir yükümlülük olarak ve ölüm yarg ı yetkisi d ışında meydana gelmi ş olsa dahi devleti ba ğlay ıcı özellikte oldu ğu kabul edilebilir ( Güzelyurtlu ve di ğerleri/Türkiye ve GKRY, 189). 87. AİHM'in Gray/Almanya (B. No: 49278/09, 22/5/2014) karar ında, Alman mahkemeleri Birle şik Krall ık ta t ıbbi ihmal suçu i şleyen Alman vatanda şı üzerinde Avrupa tutuklama müzekkeresi sistemi uyar ınca işlediği suç için Birle şik Krall ık a teslim olmas ını engelleyen cezai yarg ı yetkisi kullanm ıştır. Başvurucular, Almanya n ın kovuşturmay ı özet ceza emri usulüne göre yaparak usul yükümlülü ğünü yerine getirmedi ğinden, Birle şik Krall ık ın ise davan ın suçlunun daha a ğır bir ceza alma ihtimali bulunan Birle şik Krall ık ta görülmesini sa ğlamak için gerekeni yapmad ığından mahkemeye şikâyette bulunmuştur. AİHM, Almanya yönünden yer bak ımından ( ratione loci ) yetki kural ı ile ilgili bir değerlendirmede bulunmadan Almanya n ın Sözleşme'nin 2. maddesi kapsam ındaki usul yükümlülü ğünü yerine getirip getirmedi ğini inceleyerek ulusal hukuk uyar ınca Alman makamlar ının inisiyatifindeki ceza davas ını başlatman ın Sözleşme'nin 1. maddesinin amaçlar ı bak ımından yarg ı yetkisi ba ğlant ısı kurmak için yeterli oldu ğunu zımnen kabul etmiştir (Güzelyurtlu ve di ğerleri/Türkiye ve GKRY, 185). 88.Palic/Bosna/Hersek (B. No: 4704/04, 15/2/2011) ve Njezic ve Stimac / Hırvatistan (B. No: 29823/13, 9/4/2015) ba şvurular ında AİHM, aleyhlerine ba şvurulan her iki devletin ba şvurucular ın yak ınlar ının ortadan kaybolup ölümüyle ilgili olarak Sözle şme'nin 2. maddesinde belirtilen usul yükümlülü ğünü yerine getirdiklerini tespit etmi ştir. Şöyle ki AİHM Palic/Bosna Hersek başvurusunda yerel makamlar ın uluslararas ı tutuklama emri çıkartt ığını ancak şüphelilerin S ırbistan'a ta şınmas ı ve S ırp vatanda şlar ının iade edilmemesi nedeniyle soru şturman ın o zamandan beri ask ıda olduğunu belirtmi ştir. Njezic ve Stimac/H ırvatistan başvurusunda hiçbir uluslararas ı tutuklama emri ç ıkar ılmad ığı hâlde S ırp vatandaşlar ın S ırbistan'dan iade edilmemesinden dolay ı şüphelilerin ço ğunluğunun iadesi mümkün olmayaca ğı için AİHM, aleyhlerine ba şvuru yap ılan devletlerin (s ıras ıyla Bosna Hersek ve H ırvatistan) sorumlu tutulamayaca ğına karar vermi ştir. 89.Aliyyeva ve Aliyev/Azerbaycan (B. No: 35587/08, 31/7/2014) davas ında Azerbaycan makamlar ı, başvuran ın oğlunun Ukrayna'da öldürülmesine ili şkin soruşturmay ı, davan ın her iki ülkenin de taraf oldu ğu 1913 tarihli Ba ğıms ız Devletler Toplulu ğu Hukuk, Aile ve Ceza İşlerinde Adli Yard ım ve Hukuki İlişkiler Hakk ında Sözle şme (Minsk Sözleşmesi) kapsam ında aktar ılmas ından sonra yürütmü ştür. AİHM bu davada bahsedilen ilk davan ın tam aksine di ğerlerinin yan ı sıra davadan sorumlu soru şturmac ının soruşturma başlad ıktan 1 y ıl 2 aydan fazla bir süre sonras ına kadar Ukrayna makamlar ından adli yard ım talep edilmedi ğini belirterek Azerbaycan taraf ından Sözle şme'nin 2. maddesinin usul yönünden ihlal edildi ğine karar vermi ştir. AİHM, bir suçun ba şka bir devletin topraklar ında işlendiği bu gibi durumlarda ceza soru şturmas ının ilerlemesini durduracak belirli engellerin olabileceğini kabul etmi ştir. 90.Huseynova/Azerbaycan (B. No: 10653/10, 13/4/2017) ba şvurusunda Azerbaycan makamlar ı, başvuran ın gazeteci kocas ının öldürülmesiyle ilgili olarak iki Gürcü vatandaşı şüpheli olarak tespit ederek ceza davas ı açm ış; Gürcü makamlar ı, san ıklar ın Gürcü uyruklu olmalar ından dolay ı yabanc ı ülkeye iade edilemedikleri gerekçesiyle iade etmeyi Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 24reddetmiştir. AİHM, şüphelilerin iade edilmesini reddeden ba şka bir devletin topraklar ında bulunmas ı gibi durumlarda ceza soru şturmas ının ilerlemesini durduracak özel engellerin olabileceğini belirtmi ştir. Azerbaycan ba şka bir devletin kendi vatanda şlar ını iade etmeme karar ından sorumlu tutmam ıştır (ayn ı kararda bkz. 110). Bununla birlikte A İHM iadenin mümkün olmamas ının Azerbaycan makamlar ının davay ı Gürcistan makamlar ına aktar ılabilirliğini incelemeye engel te şkil etmedi ği karar ına varm ış, bu bağlamda suçlular ın iadesine dair Avrupa Sözle şmesi, 1993 Minsk Sözle şmesi ve her iki devletin taraf oldu ğu ikili anlaşma gibi çe şitli uluslararas ı yasal belgelerin bu tür bir olanak için aç ıkça imkân sağlad ığını belirtmiştir. Ayr ıca Gürcü makamlar ı, Azerbaycan makamlar ının iade talebine verdiği cevapta bu olana ğa aç ıkça değinmiştir. Bununla birlikte Azerbaycan makamlar ının davay ı Gürcistan'a aktararak Gürcistan'daki cinayeti i şlediği iddia edilen failleri kovu şturma olanağını incelediğine dair hiçbir kan ıt bulunmam ıştır (ayn ı kararda bkz. 111). A İHM Azerbaycan makamlar ının bu davay ı devretmemesi, Sözle şme'nin 2. maddesinin usul yönünden ihlal edildi ğine karar verilmesinin gerekçelerinden biri olarak göstermi ştir. 91.Güzelyurtlu ve di ğerleri/Türkiye ve GKRY başvurusunda A İHM, genel olarak Sözleşme nin 2. maddesi kapsam ındaki etkili soru şturma yürütmeye ili şkin yükümlülü ğün maktulün ölüm tarihinde topraklar ında bulundu ğu devlete ait oldu ğunu hat ırlatm ıştır. Bununla birlikte A İHM, yaşam kayb ına yol açan şiddet olay ının s ınır ötesi boyutunun mevcut olmas ı hâlinde şüphelilerin topraklar ına kaçt ığı ve suça ili şkin delillerin de bulunabilece ği Sözleşmeci devletlerin ilgili makamlar ının bu bak ımdan etkili tedbirler alma görevlerinin bulunduğunu da belirtmi ştir. AİHM'e göre aksi takdirde s ınır ötesi sald ırılarda yer alanlar, ceza riski olmaks ızın eylemde bulunur ve hukuka ayk ırı eylemlerin gerçekle ştiği devleti n yetkililerinin, vatanda şlar ının ve yetki alanlar ındaki diğer bireylerin haklar ını korumalar ı engellenir. A İHM, şüphelilerin Türkiye hâkimiyetindeki topraklarda bulunup haklar ında kırm ızı bülten ç ıkar ılm ış olmas ını gözönünde bulundurdu ğunu belirterek Türkiye nin de Sözleşme'nin 2. maddesi kapsam ında yükümlülüklerinin bulundu ğu sonucuna varm ıştır. AİHM yasa d ışı öldürme eylemine ili şkin soruşturman ın kaç ınılmaz bir şekilde birden çok devleti içermesi hâlinde ilgili devletlerin etkili şekilde iş birliği yapmak, genel olarak konuya ilişkin etkin bir soru şturmaya olanak sa ğlamak ve soru şturman ın yürütülmesi için gerekli olan tüm makul tedbirleri almakla yükümlü oldu ğunu vurgulam ıştır. AİHM'e göre daval ı devletlerin yetkilileri i ş birliği yapmad ığı için bu durum kendi soru şturmalar ının sonuçlanmamas ına sebebiyet vermi ştir. AİHM'e göre e ğer Sözle şme nin 2. maddesi doğrultusunda bir i ş birliği sağlansayd ı ceza yarg ılamas ı bir ya da daha fazla şüpheli aleyhinde sonuçlanabilir ya da soru şturma uygun bir şekilde sonuçlanabilirdi. Bu nedenle AİHM Sözle şme nin 2. maddesinin iki devletin i ş birliğine gitmemesi sonucunda usul yönünden ihlal edildi ğine karar vermi ştir. V.İNCELEME VE GEREKÇE 92. Anayasa Mahkemesinin 10/5/2023 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 93. Başvurucu, i. Cemal Ka şıkçı'yı öldürmekle suçlanan san ıklar ın Suudi Arabistan Krall ığı'nda üst düzey yetkileri olup Krall ık'ın en üst yöneticileri ile iyi ili şkileri bulundu ğundan Krall ık adli makamlar ının maddi gerçe ği aç ığa ç ıkaracak biçimde bir çaba Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 25göstermesi mümkün olmamas ına rağmen kovu şturma yetkisinin devredildi ğini, bunda devletin ya şam hakk ına ilişkin pozitif yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin değil Suudi Arabistan Krall ığı ile Türkiye'nin bir dönem iyi gitmeyen ili şkilerinin belirleyici olup Bakanl ık taraf ından kovu şturman ın devrine ili şkin olumlu görü ş ve akabinde verilen kovu şturman ın devri ve durmas ı karar ı sonras ında Türk makamlar ının iki ülke aras ındaki uzun süredir sorunlu olan ili şkileri düzeltme yönünde baz ı çabalar ının olduğunu, ii. Cumhuriyet Ba şsavc ılığının iddianamelerinde soru şturmadaki bilgi ve belgelerin Suudi yetkililere verilmeyip Suudi Arabistan Krall ığı ile bu yönde bir adli yard ımlaşmaya yana şılmamas ına gerekçe olarak Suudi yetkililerce olay ın seyri ve gerçekleşme koşullar ı ile ilgili olarak yap ılan gerçek d ışı aç ıklamalar ın gösterildi ğini, Cumhuriyet Ba şsavc ılığının Suudi makamlar ının maddi gerçe ği aç ığa çıkaracak i şlemler yapaca ğı yönünde inanca sahip olmad ığını böylece aç ıklam ış olduğunu, iii. Kovu şturman ın devrine dair kararda iki ülke aras ında mütekabiliyetin bulunmad ığının değerlendirilmedi ğini, devir ko şullar ından adli yard ımlaşma yoluyla savunma al ınamamas ı koşulunun söz konusu olup olmad ığı yönünde A ğır Ceza Mahkemesince bir giri şimde bulunulmad ığı, iv. Maktulün öldürülme biçimi ile cesedinin maruz kald ığı muamelenin insanl ık dışı olduğunu, v. Maktulün siyasi görü şleri nedeniyle öldürüldü ğünü, öldürmenin engellenmesi ve sorumlular hakk ında yeterli cezalar verilmesi yükümlülü ğünün bulundu ğunu, vi. Bakanl ığın Ağır Ceza Mahkemesince gönderilen görü ş isteme yaz ısına ayn ı gün cevap vermesinin, görü şün iptali için ba şvuruda bulunduklar ı İdare Mahkemesinin dokuz gün gibi bir sürede esasa girmeden talebini reddetmesinin, bu karara yönelik istinaf ba şvurusunun gerekçesiz şekilde reddedilmesinin, kovu şturm a devrine itiraz ının incelenmesinde Bakanl ığın görüşünün inceleme kapsam ı dışında bırak ılmas ının, idari yarg ıdaki davada i şin esas ının incelenmeyip davan ın çabuk sonland ırılmas ının hâkimlerin ba ğıms ızlığı üzerindeki bask ılar ı gösteriğini oysa ayn ı durumdakilere e şit davran ılmas ı gerekti ğini, kovu şturman ın siyasi saikler gözetilerek devredildi ğini, vii. Kovu şturman ın devri karar ından sonra san ıklar ın baz ılar ı hakk ında kesinleşmiş beraat kararlar ı verildiğinin ve di ğer san ıklar hakk ında bir kovu şturma dahi yürütülmedi ğinin anla şıldığını, dolay ısıyla böylece Türkiye topraklar ında öldürülen ni şanl ısının katillerinin bizzat azmettirene teslim edildi ğini belirterek Anayasa'n ın 17., 26., 36., 40. maddelerinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ının, kötü muamele yasa ğının, adil yarg ılanma hakk ının, ifade hürriyetinin, Anayasa'n ın 10. maddesinde düzenlenen e şitlik ilkesinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 94. Bakanl ık görüşünde olaya ili şkin aşamalar aktar ılm ış; soruşturma makamlar ının olay ı öğrendiği ilk andan itibaren elde edebildi ği delilleri toplay ıp muhafaza alt ına ald ığı, soruşturman ın Cumhuriyet savc ısının gözetimi ve denetimi alt ında bağıms ız yürütüldü ğü, başvurucunun sürece kat ılımının sağland ığı aç ıklanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 2695. Görü şte ayr ıca yarg ılama makamlar ı taraf ından usulüne uygun olarak san ıklar ın iadesininin talep edildi ği ancak Suudi Arabistan Krall ığı makamlar ının iade talebine olumlu yaklaşmad ığı, Başsavc ılığın ve Ağır Ceza Mahkemesinin taleplerine istinaden san ıklar hakk ında INTERPOL Genel Sekreterli ğince yakalama karar ı ç ıkar ılmas ına rağmen yakalanmalar ının mümkün olmad ığı, yarg ılama işlemlerinin sürüncemede kalmamas ı için ilgili kanunda şartlar ı belirtilen kovu şturman ın devri hususunun adli makamlarca değerlendirilip Suudi Arabistan Krall ığı adli mercilerinden gönderilen dava dosyas ına ilişkin bilgi ve belgeler ile mahkeme kararlar ının kovuşturma makamlar ı taraf ından incelendi ği, bu makamlarca ilgili kanunda belirtilen kovu şturman ın devrine ili şkin şartlar ın oluştuğuna kanaat getirilerek dava dosyas ının devredilmesine karar verildi ği belirtilmi ştir. 96. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne verdi ği beyan ında Suudi Arabistan Krall ığı'nda soruşturmay ı yürüten savc ı ile baz ı şüphelilerin Suud ailesinden olup olay ı soruşturan kişilerle soru şturulan ki şilerin akraba oldu ğu, dolay ısıyla Türkiye Cumhuriyeti savc ılar ının Suudi Arabistan'da yürütülen soru şturman ın objektif ve tarafs ız olmad ığı yönünde kamuoyuna yans ıyan baz ı aç ıklamalar ı bulunduğunu ileri sürmü ş; Suudi makamlar ının Türk makamlar ı ile dosyan ın devrine ili şkin yapt ıklar ı yaz ışmada Türk makamlar ından davan ın nihai düşürülmesini, bu konuda gerekli çal ışmalar ı yap ıp karar ın/neticenin bildirilmesini istediklerini, bu makamlar ın verdikleri kararda, dört san ığın Suudi-Türk ortak soru şturma ekibi içinde yer ald ığını, bu görevlendirmenin Türk makamlar ına 12/10/2018 tarihli yaz ı ile bildirildiğini, bu nedenle her hâlükârda bu san ıklar hakk ında ülkelerinde bir kovu şturma yürütülmedi ğini bildirip bilginin do ğruluğunun araştırılmad ığını, bununla birlikte bilginin olaydan sonra ilk kez yaz ının Türk taraf ına gönderilmesiyle ortaya ç ıktığını, bu kişilerin taraflar aras ındaki hangi anla şma ile Türkiye'ye geldi ğinin, bunun yasal dayana ğının olup olmad ığının, Türkiye'de olduklar ı süre içinde ne gibi faaliyetlerde bulunduklar ı konusunda bir aç ıklama yap ılmad ığını ifade etmi ştir. 97. Başvurucu, beyan ında Suudi makamlar ının Konsoloslukta arama yap ılmas ına izin vermemesi sonucunda delillerin zaman ında toplanmamas ı nedeniyle maddi gerçe ğin açığa ç ıkar ılmas ı bak ımından soru şturman ın zafiyete u ğrat ıldığını, Bakanl ığın görüşünün aksine olay yerinde derhâl bir inceleme yap ılmay ıp aradan geçen uzun zamandan sonra gerekli arama ve incelemelerin yap ılabildiğini, Viyana Sözle şmesi hükümleri dikkate alınmayarak Konsoloslukta a ğır cezay ı gerektiren suç i şlenmesine ra ğmen başkonsolosun tan ıklığına bile ba şvurulmadan olaydan k ısa bir süre sonra Türkiye'yi terk etmesine izin verildiğini, faillerin olaydan sonra rahatça Türkiye'den ayr ılabildiğini ifade etmi ştir. B. Değerlendirme 1.İddialar ın Yaşam Hakk ı Kapsam ında İncelenebilirli ği (Uygulanabilirlik) Yönünden 98. Bir olayda ya şam hakk ına ilişkin ilkelerin uygulanabilmesi için gerekli şartlardan biri de do ğal olmayan bir ölümün gerçekle şmesidir ( Mehmet Karada ğ, B. No: 2013/2030, 26/6/2014, 20). 99. Somut olayda ba şvurucunun ni şanl ısından haber al ınamam ış, ne kendisine ne cesedine ula şılabilmiştir. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesinden önceki yetkili makamlar ın adı geçenin öldürüldü ğünü kabul edip olay ın sorumlusu olduklar ını değerlendirdikleri ki şiler hakk ında bir ceza muhakemesi yürüttükleri, Suudi Arabistan Krall ığı yetkili makamlar ının da Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 27Cemal Ka şıkçı'nın öldürüldü ğünü kabul etti ği anlaşılm ıştır. Anayasa Mahkemesi, bu değerlendirmelerden ayr ılmay ı gerektiren bir bilginin ba şvuru dosyas ında olmad ığını dikkate alarak Cemal Ka şıkçı'nın yaşam ını yitirdiği ile ölümünün do ğal bir ölüm olmad ığı sonucuna varm ıştır. 100. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin ölümün gerçekle ştiğinin belirlenemedi ği baz ı durumlarda ya şam hakk ı çerçevesinde inceleme yapman ın mümkün oldu ğunu gözeterek zorla kaybetme iddialar ı ile kaybolma olaylar ını konu alan bireysel ba şvurular ı yaşam hakk ı kapsam ında inceledi ği belirtilmelidir (zorla kaybetme iddialar ına örnek karar için bkz. Birsen Gülünay, B. No: 2013/2640, 21/4/2016; Alya Demir ve Mehmet Demir, B. No: 2015/7584, 7/2/2019; Rizgin Birlik, B. No: 2015/19320, 9/5/2019; bir ki şinin kaybolmas ı hakk ında başlatılan ceza soru şturmas ının etkisiz yürütülmesi nedeniyle ya şam hakk ının ihlal edildi ği iddias ına örnek karar için bkz. Mehmet Özcan, B. No: 2015/3752, 28/11/2018). 101. Bütün bu hususlar ile ba şvurucunun iddialar ını dikkate al ındığında başvurunun Anayasa'n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ı kapsam ında incelenmesi gerektiği sonucuna ula şılm ıştır. 2.İddialar ın Nitelendirilmesi ve İncelemenin Kapsam ı Yönünden 102. Anayasa n ın Kişinin dokunulmazl ığı, maddi ve manevi varl ığı kenar başlıklı 17. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, ya şama, ... hakk ına sahiptir. ... Kimseye i şkence ve eziyet yap ılamaz; kimse insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. ..." 103. Anayasa n ın "Devletin temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Devletin temel amaç ve görevleri, ... ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette s ınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır." 104. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ancak burada Anayasa Mahkemesi taraf ından resen tespit edilecek olan husus, ba şvurucu taraf ından ileri sürülen olay ve olgular ın hukuki nitelendirilmesi, ba şka bir anlat ımla başvurunun hangi hak veya özgürlük kapsam ında incelenece ği olup bu durum ba şvuruda ileri sürülmeyen bir olay veya olgunun incelenece ği şeklinde anla şılmamal ıdır. Aksinin kabulü devletin sahip olduğu yükümlülükler bak ımından maddi, usule ili şkin, farkl ı ve birden çok boyutu buluna n yaşam hakk ı kapsam ında yap ılan her ba şvuruda ihlal edildi ği ve/veya derece mahkemeleri taraf ından ihlal edildi ği tespit edilmekle birlikte yeterli giderim sa ğlanmad ığı ileri sürülmedi ği hâlde ya şam hakk ı kapsam ında devletin sahip oldu ğu tüm yükümlülüklerin incelenmesi sonucunu ortaya ç ıkarabilecek olup bu durum bireysel ba şvurunun ikincil Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 28niteliğine uygun dü şmeyecektir ( İrfan Durmu ş ve diğerleri, B. No: 2014/4153, 11/5/2017, 74, 75). 105. Başvurudaki iddialar ın özü, nişanl ısının bir konsoloslukta öldürülmesi ve olay ın failleri hakk ındaki sürecin bütün olarak etkili olmamas ının yan ında ölümde sorumluluklar ı olduğu ileri sürülen ki şiler hakk ında bir kovu şturma yürütülmeye devam edilmemesidir. Başvurucu, Bakanl ık görüşünün iptali talebinin reddedilmesine ili şkin aşamalar ı adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında nitelendirerek ileri sürmü ş ise de söz konusu şikâyetin ya şam hakk ı ile ilişkili olduğu sonucuna var ılm ıştır. 106. Diğer taraftan ba şvurucunun Cemal Ka şıkçı'nın düşüncelerini aç ıklad ığı için öldürüldü ğünü, sald ırının önlenmemesinin ve olay ın failleri hakk ında etkili bir ceza muhakemesi yürütülmemesinin ifade hürriyetini de ihlal etti ğini, bunun yan ında öldürülme biçiminin ve cesedinin delileri yok etmek amac ıyla ortadan kald ırılmas ının kötü muamele yasağını ihlal etti ğini de ileri sürdü ğü görülmü ştür. Başvurucunun Cemal Ka şıkçı'nın öldürülmesi ile ilgili olarak olay ın failleri hakk ında yürütülen ceza muhakemesi ile kovuşturman ın devri karar ının iptal edilmesi talebi üzerine verilen karar üzerine ba şvuruyu yapt ığı, sald ırının önlenmesi yükümlülü ğü ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinden önce herhangi bir makama ba şvurduğuna ilişkin bir bilgi veya belgeyi Anayasa Mahkemesine sunmad ığı gibi bu iddias ını ilk kez bireysel ba şvuru formunda de ğil Bakanl ık görüşüne cevab ında dile getirmi ştir. Dolay ısıyla başvurucunun ifade özgürlü ğü bağlam ında maddi yükümlülü ğün ihlal edildi ği iddias ının inceleme d ışı b ırak ılmas ı gerektiği sonucuna var ılm ıştır. Başvurucunun ni şanl ısının muhalif dü şüncelerini aç ıklad ığı için öldürülüp faillerin cezaland ırılmamas ının ifade özgürlü ğü kapsam ında ihlal olu şturduğunu, nişanl ısının öldürülme biçiminin ve öldürülmesinin ard ından cesedine yap ıldığını iddia etti ği muamelenin kötü muamele yasa ğını ihlal ettiğini ileri sürdü ğü de anlaşılm ıştır. 107. Başvurudaki iddialar ın öz olarak ya şam hakk ı kapsam ında oldu ğu sonucuna ulaşılm ıştır. Başvurucunun devletin ni şanl ısını koruyamad ığı şikâyetini ilk kez Bakanl ık görüş cevab ında ileri sürmesi, bu iddias ı ile ilgili olarak herhangi bir somut olaya ve olguy a yer vermemesi nedeniyle ya şam hakk ı kapsam ında sadece etkili ceza soru şturmas ı yükümlülü ğü kapsam ında inceleme yap ılıp yaşam ı koruma yükümlülü ğü kapsam ında ise inceleme yap ılmamas ı gerektiği değerlendirilmi ştir. Bununla birlikte öldürmenin saiki (düşünceleri nedeniyle öldürülme) konusunda Türk makamlar ınca kesin nitelikte karar verilmedi ği dikkate al ınarak ifade özgürlü ğü kapsam ında başvurucunun bireysel ba şvuru ehliyetinin ve devletin bu tür bir olayda ifade özgürlü ğü kapsam ında failleri cezai yapt ırımlarla cezaland ırma ödevi olup olmad ığının değerlendirilmesine gerek görülmemi ştir. Keza maktulün öldürülü ş biçimi ve öldürülmesinin ard ından cesedine yap ıldığı ileri sürülen muameleyle ili şkili olarak kötü muamele yasa ğı kapsam ında ileri sürülen iddialar yönünden yaşam hakk ı kapsam ında yap ılan incelemenin kötü muamele yasa ğının ayn ı boyutunu (etkili bir ceza soru şturmas ı yürütülmesi yükümlülü ğü) ilgilendirmesi nedeniyle söz konusu yasak kapsam ında inceleme yap ılmas ına gerek bulunmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 108. Tart ışılıp karar verilmesi gereken bir di ğer husus da ba şvurucunun yetkili adli makamlar taraf ından verilen kovu şturman ın durmas ı ve kovuşturman ın devri kararlar ından sonra yine ayn ı makamlarca verilen kamu davalar ının düşmesi kararlar ı üzerine ayr ıca bir bireysel ba şvuru yapmas ı gerekip gerekmedi ğidir. Başvurucu, 11. A ğır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü kovuşturmay ı Suudi makamlar ına devretmesi nedeniyle verdi ği kovuşturman ın durmas ı karar ına yönelik olarak ilk bireysel ba şvurusunu yapm ış, bu bireysel ba şvuruda kovuşturman ın devri karar ının ilgili kanuna ve Anayasa'ya ayk ırı olduğunu ileri sürmü ştür. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 29Başvurucu, bu ba şvurusunda kovu şturman ın devri ile Türkiye'deki davalar ın da kapat ılmak istendiğini iddia etmi ştir. Başvurucu, bireysel ba şvurusunun sonras ındaki aşamalar ında da 11. Ağır Ceza Mahkemesinin önceden verdi ği kovuşturman ın devri karar ına ve kovu şturman ın devri hükümleri çerçevesinde verdi ği düşme hükümlerine yönelik olarak ilgili kanun yoluna başvurmuş fakat olumlu bir sonuç elde edememi ştir. Söz konusu kamu davas ı, kovuşturman ın Suudi makamlar ına devrinden ve bu makamlarca da çe şitli gerekçelerle kovuşturma yürütülmeyece ğinin aç ıklan ıp bu bilginin Türk makamlar ına verilmesinin ard ından 11. A ğır Ceza Mahkemesince kovu şturma devrine ba ğlı olarak ve Suudi makamlar ının yapt ığı değerlendirmeler dikkate al ınıp düşürülmüştür. Başka bir ifade ile cinayetle ilgili olarak ne Türkiye'de ne de Suudi Arabistan Krall ığı'nda yürütülmekte olan bir ceza muhakemesi bulunmaktad ır. Başvurucu da bireysel ba şvurusunda bundan şikâyet etmiştir. Dolay ısıyla başvurucunun bireysel ba şvurusundan sonraki süreçte aç ıklanan ilgili karara yönelik olarak kanun yoluna ba şvurduğu da dikkate al ınarak kamu davas ının düşürülmesine ili şkin karara yönelik olarak da ayr ıca bir bireysel ba şvuruda bulunmas ının gerekli olmad ığı, bu nedenle davan ın düşürülmesi karar ının da inceleme kapsam ında olduğu sonucuna var ılm ıştır. 3.Kabul Edilebilirlik Yönünden a. Bireysel Ba şvuruda Bulunabilme Ehliyeti (Ma ğdur Statüsü) Kural ı Yönünden 109. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, Anayasada güvence alt ına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi kapsam ındaki herhangi birinin kamu gücü taraf ından, ihlal edildiği iddias ıyla Anayasa Mahkemesine ba şvurabilir..." 110. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un " Bireysel ba şvuru hakk ı" kenar başlıklı 45. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Herkes, Anayasada güvence alt ına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi ve buna ek Türkiye'nin taraf oldu ğu protokoller kapsam ındaki herhangi birinin kamu gücü taraf ından, ihlal edildi ği iddias ıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir." 111. 6216 say ılı Kanun'un " Bireysel ba şvuru hakk ına sahip olanlar" kenar başlıklı 46. maddesinin (1) ve (3) numaral ı fıkralar ı şöyledir: "Bireysel ba şvuru ancak ihlale yol açt ığı ileri sürülen i şlem, eylem ya da ihma nedeniyle güncel ve ki şisel bir hakk ı doğrudan etkilenenler taraf ından yap ılabilir. Yaln ızca Türk vatanda şlar ına tan ınan haklarla ilgili olarak yabanc ılar bireysel başvuru yapamaz." 112. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ve 6216 say ılı Kanun'un 45. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı uyar ınca Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerinden Sözle şme ve Türkiye'nin taraf oldu ğu buna ek protokoller kapsam ındaki herhangi birinin kamu gücü taraf ından ihlal edildi ğini iddia eden herkese Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuru yapma hakk ı tan ınm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 30113. Diğer taraftan bireysel ba şvuru yolunu i şletebilecekler esas itibar ıyla doğrudan mağdur s ıfat ını taşıyan kişiler olmakla birlikte somut olay ın koşullar ına ve ihlal edilen hakk ın niteliğine göre do ğrudan ma ğdur ile aras ında kişisel ve özel bir ba ğ bulunan, dolay ısıyla da Anayasa'n ın ihlalinden olumsuz olarak etkilenen veya ihlalin sona ermesinden me şru ve kişisel bir menfaati bulunan kimseler de dolayl ı mağdur sıfat ıyla bireysel ba şvuruda bulunabileceklerdir ( Engin Gök ve di ğerleri, B. No: 2013/3955, 14/4/2016, 53). 114. Bununla birlikte dolayl ı mağduriyetin ortaya ç ıkmas ı, somut olay ın koşullar ına ve ihlal edilen hakk ın niteliğine göre de ğişebilmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi mağdurun bizzat ba şvuru yapmas ının mümkün olmad ığı ile yak ın bir akrabal ık ilişkisinin bulunduğu baz ı durumlarda -özellikle ya şam hakk ının söz konusu oldu ğu- başvurucular ın ihlalden do ğrudan etkilenmemi ş olmalar ına rağmen ihlalden dolayl ı etkilenmeleri nedeniyle başvuru yapabileceklerine karar vermi ştir. 115. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin ya şam hakk ı kapsam ında dolayl ı bir mağduriyete karar verebilmesi için mutlaka yak ın akrabal ığı ya da ölenle resmî bir evlili ği aramad ığı söylenmelidir. Ölenle resmî evlilik d ışında kurulan yak ın ve özel bir ili şki de dolayl ı mağduriyetin kabulü için yeterli olabilmektedir. Bunun yan ında Anayasa Mahkemesi, kendisinden önceki adli makamlar ın başvurucunun suçtan zarar görmesi ile ilgili olarak yapt ıklar ı değerlendirmelerini de dikkate alabilecektir ( Duygu Alt ıntaş ve diğerleri, B. No: 2015/18411, 13/9/2018, 459; Aısha Fares, B. No: 2015/18701, 31/10/2018, 75; Şehmus Altındağ ve diğerleri, B. No: 2014/4926, 9/1/2020, 48). 116. Başvurucu; maktulün ni şanl ısı olduğunu, olaydan k ısa süre sonra gerçekle şecek evlilikleri için ni şanl ısıyla haz ırlık yapt ıklar ını ifade etmi ştir. Gerçekten de ba şvurucu ile nişanl ısının evlilik için ba şvuru yapt ıklar ı, cinayetin i şlendiği Konsoloslu ğa da Türk makamlar ınca evlilik i şlemleri için gerekti ği bildirilen belgeyi almak için iki kez gittikleri görülmüştür. Öte yandan ba şvurucu; Cemal Ka şıkçı'yla inançlar ına uygun olarak evli gibi yaşadıklar ını, Türkiye'de birlikte ya şamak için bir ev ald ıklar ını da belirtmi ştir. Bununl a birlikte Anayasa Mahkemesinden önceki makamlar ın olay ın en başından beri ba şvurucunun suçtan zarar gördü ğünü, kamu davas ına müdahilli ğini kabul ettikleri de anla şılm ıştır. Dolay ısıyla başvuruda, ba şvuru ehliyeti bak ımından yak ın akrabal ık bağı veya resmî evlili k ilişkisi söz konusu olmasa da gerek ba şvurucu ile ölen aras ındaki söz konusu özel ve yak ın ilişki gerekse Anayasa Mahkemesinden önceki yetkili makamlar ın ölümden kaynaklanan başvurucunun ma ğduriyetini kabul etmeleri kar şısında başvuru ehliyeti bak ımından bir sorun olmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 117. Diğer taraftan Anayasa'n ın 17. maddesinde belirtildi ği üzere " Herkes yaşama, maddi ve manevi, varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir." Buradaki " herkes" ibaresinden Türkiye Cumhuriyeti devletinin egemenlik yetkisi alan ı içinde bulunan herkesin anlaşılmas ı gerekmektedir. Bu noktada ayr ıca Sözleşme'nin 1. maddesinde yer alan " Yükse k Sözleşmeci Taraflar kendi yetki alanlar ı içinde bulunan herkesin, bu Sözle şme'nin birinci bölümünde aç ıklanan hak ve özgürlüklerden yararlanmalar ını sağlarlar." şeklindeki aç ık hükmün dikkate al ınmas ı, dolay ısıyla temel hak ve özgürlüklerin etkili şekilde koruma alt ına alınmas ını temin etmek amac ıyla yabanc ılar ın haklar ını kısıtlayan hükümlerin dar şekilde yorumlanmas ı gerektiği belirtilmelidir. Bu gereklilik, sadece Anayasa Mahkemesi aç ısından ve bireysel ba şvuru bak ımından değil temel haklar ve özgürlükleri koruma ve bunlar ihlal edildiğinde telafi etme görevi öncelikle kendilerine ait idari ve yarg ısal organlar bak ımından da geçerlidir. Başvuru Numaras ı: 2022/53952 Karar Tarihi : 10/5/2023 31b. Yer Bak ımından Yetki Kural ı Yönünden 118. Hak ve özgürlüklerin kamu gücünü kullanan organlar taraf ından ihlal edildiğine ilişkin iddialar bireysel ba şvuru yoluyla ileri sürülebilir. 6216 say ılı Kanun'un 45. maddesi kapsam ında başvurunun konusu kamu gücünün i şlemleri, eylemleri ya da ihmalleridir. Kamu gücünü kullanan organlar ise ba şta devlet tüzel ki şiliği içinde yer alan yasama, yürütme ve yarg ı organlar ı ve bu organlara tabi olan merciler ile yerinden yönetim kuruluşlar ıdır (Ali Kemal Renklio ğlu, B. No: 2012/171, 12/2/2013, 15). 119. Anayasa'n ın 148. ve 6216 say ılı Kanun'un 45. maddeleri uyar ınca işlemi, eylemi ya da ihmali ileri sürülerek bireysel ba şvuruda bulunulan kamu gücü faaliyeti, Türkiye Cumhuriyeti devletine ait veya onun ad ına kullan ılm ış olmal ıdır. Bu anlamda ancak Türkiye Cumhuriyeti devletinin kamu gücü kullanan organlar ına atfedilebilir şekilde gerçekleşmiş temel hak ve özgürlük ihlalleri bireysel ba şvuru konusu olabilir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesinin, yabanc ı devletlerin i şlemleri aleyhine yap ılacak bireysel ba şvurular ı inceleme yetkisi bulunmamaktad ır (Ali Kemal Renklio ğlu, 17). 120. Somut ba şvuruda Anayasa Mahkemesinden önceki yetkili adli makamlar ın kendilerini yabanc ı ülke konsoloslu ğunda işlenen bir cinayeti soru şturmakla ilgili olarak y er bak ımından yetkili görüp olay hakk ında açt ıklar ı soruşmalar sonucunda belli bir süre ile de kovuşturma yürüttükleri, kovu şturma sonucunda bir tak ım kararlar verdikleri anla şılmaktad ır. Somut ba şvurunun konusunu olu şturan kamu gücü faaliyetinin de Anayasa'n ın 5. maddesi ile birlikte ele