6. Hukuk Dairesi 2011/3404 E. , 2011/8462 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava akdin feshi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan ... (...) ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılardan ...'in tahliyesine karar verilmiş, hükü
**6. Hukuk Dairesi 2011/3404 E. , 2011/8462 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava akdin feshi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan ... (...) ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılardan ...'in tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalılardan .... ile müvekkili arasında 1.2.1992 tarihinde adı geçen kilise de zangoç olarak çalışması ve dava konusu dairede bedelsiz oturması için sözleşme yapıldığını, davalı ...'ın uzun yıllar önce görevini terk ederek buradan ayrıldığını, diğer davalı ... ile çocuklarının oturmaya devam ettiklerini, ...'ın aradaki sözleşmeyi ihlal ettiğinden akdin feshi ile davalıların tahliyelerini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili cevabında, dava konusu yerin hizmet sözleşmesi ile tahsis edildiğini, eşi ...'ın 1997 tarihinde kendilerini ve işini terk edip gittiğini, o tarihten beri müvekkilinin hizmet sözleşmesinde öngörülen görevleri ifa ettiğini, davacının da bunu bildiğini ve zımnen oturmaya razı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davacı ile davalılardan ... (...) arasında 1.2.1992 tarihinde hizmet ücretsiz-konut kirasız sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmede ...'ın zangoç olarak çalışacağı, temizlik bakım ve bekçilik hizmetleri yapacağı, buna karşılık ücret almayacağı, bu hizmetlere karşılık olarak kendine tahsis edilen konutta eşi ve üç çocuğundan oluşan ailesi ile beraber ikamet edeceği ve bu konut içinde kira ödemeyeceği kararlaştırılmıştır. Bu sözleşmeyi imzalayan ... ... yargılama sırasında vefat etmiştir. Her ne kadar mahkemece, sözleşmenin tarafı olan ...'ın 10-12 yıldır sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin hükümsüz kaldığı, kilise kurallarına göre de kadının zangoç olamıyacağından davalı ...'nin fuzuli şagil olduğu gerekçesiyle tahliyeye karar verilmiş ise de; Davacı ile ... (...) arasındaki 1.2.1992 başlangıç tarihli sözleşme hizmet ağırlıklı karma bir sözleşme olup, sözleşmede davalı ... ve çocuklarının taşınmazda oturacakları hüküm altına alınmıştır. 6570 Sayılı Kanunun 13.maddesine göre kiracının ölümü halinde onunla birlikte ikamet edenlerin kiralananda oturmaya devam edeceklerine ilişkin hüküm olduğu gibi kiracının uzun yıllar önce kiralananı terk ederek ayrıldığı ve kiracının sözleşmeye göre yapması gereken edimleri davalı ...'nin yerine getirdiği ve bu nedenle de davacı tarafından kullanıma onay verildiği adı geçenin zımnen sözleşmenin tarafı haline geldiği anlaşılmaktadır. Öte yandan kira sözleşmesinde kiracıya tabi olarak oturacak kişiler arasında davalı ...'de gösterilmiştir. Bu duurmda davalı ...'nin fuzuli şagil olduğundan sözedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.