T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/975 - 2026/433 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/975 KARAR NO : 2026/433 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.11.2023 NUMARASI : 2023/441 Esas 2023/855 Karar DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 12.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.03.2026 İlk Derece Mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/975 - 2026/433 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/975 KARAR NO : 2026/433 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.11.2023 NUMARASI : 2023/441 Esas 2023/855 Karar DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 12.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 11.11.2021 tarihinde ... idaresindeki motosiklet ile ... idaresinde olup davalı şirkete ait ve davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı kamyonetin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ...’ın vefat ettiğini, ceza soruşturmasında alınan kusur raporunda davalı ...’ın tali kusurlu olarak kabul edildiğini, ...’ın vefat etmesi nedeniyle davacıların manevi olarak zarar gördüklerini, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL ve müteveffanın eşi ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere davalı sigorta şirketi sorumluluk tutarı olan 62.500,00 TL'den sorumlu olmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin kusuru bulunmadığını, müteveffanın kusuru ile kazanın meydana geldiğini, kusuru bulunmayan davalıdan manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını, aracın davalı sigorta şirketine kasko sigortalı olup sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi vekili, kazaya karışan aracın kasko sigorta poliçesi kapsamında ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını ve sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müteveffanın kaskının takılı olmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, birleştirilip daha sonra tefrikine karar verilen maddi tazminat istemli Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/53 Esas sayılı dosyasında alınan 12.08.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücü ...'ın %85 oranında, sigortalı araç sürücüsü ...'ın %15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 6.000,00 TL, ... için 6.000,00 TL, ... için 6.000,00 TL, ... için 6.000,00 TL, ... için 6.000,00 TL, ... için 6.000,00 TL, ... için 12.500,00 TL olmak üzere toplam 48.500,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihi olan 19.04.2022 tarihinden davalı ... Ltd. Şti için kaza tarihi olan 11.11.2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazada ...’ın hayatını kaybettiğini, davacıların derin üzüntü yaşadığını, makul miktarda manevi tazminat talep edildiğini, ancak hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının oldukça düşük olduğunu, manevi tazminatın amacına uygun düşmediğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği karşı vekalet ücretinden dolayı davacıların yaşadığı manevi zararların giderilmesi mümkün olmadığını ve davacıların borçlu olacağını, manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacılar vekili, 11.11.2021 tarihinde davalı şirkete ait olup davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile ... idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacı ...'ın eşi, diğer davacıların babası ...'ın vefat ettiğini, ceza soruşturmasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacıların manevi olarak zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370) Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 11.11.2021 tarihinde davalı şirkete ait olup davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile ... idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ...'ın vefat ettiği, birleştirilip daha sonra tefrikine karar verilen maddi tazminat istemli Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/53 Esas sayılı dosyasında alınan 12.08.2022 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücü ...'ın %85 oranında, sigortalı araç sürücüsü ...'ın %15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2021) paranın alım gücü nazara alındığında ve davacıların dava dilekçesinde davalıların tali kusurlu olduğunun belirterek kusur oranına göre talepte bulunmuş olmasına göre davacı ...'ın eşi, diğer davacıların babası ...'ın vefatı nedeniyle davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olmakla davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacılar vekilinin dava dilekçesinde kusur oranına göre talepte bulunmuş olması nedeniyle manevi tazminata ilişkin davanın kabulü ile; ...'ın vefatı nedeniyle davacı ... için 20.000,00 TL, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 62.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketi için 19.04.2022 tarihinden, davalı ... Ltd. Şti için kaza tarihi olan 11.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın KABULÜ İLE, Davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti olan 62.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketi için temerrüt tarihi olan 19.04.2022 tarihinden, davalı ... Ltd. Şti için kaza tarihi olan 11.11.2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.464,80 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 273,24 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.191,56 TL'nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 4.269,37 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı ... için 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davacılar ..., ..., ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 4-Arabulucu ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.640,00 TL'nin davalılardan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına, 5-Davacılar tarafından bu dosya için yatırılan 273,24 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı toplamı 353,94 TL'nin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacılara iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 238,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.169,40 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 2.576,80 TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 3-Davacılar tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.