T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1158 Esas KARAR NO: 2026/21 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 02/04/2024 NUMARASI: 2022/54 Esas, 2024/103 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Mad…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1158 Esas KARAR NO: 2026/21 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 02/04/2024 NUMARASI: 2022/54 Esas, 2024/103 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” markasını 2015 yılından bu yana kendi adına kurduğu ve hizmet verdiği şahıs şirketi bünyesindeki faaliyetlerinde kullandığını, ....com alan adını .../07/2015 tarihinde alıp internet sitesini kurmuş olduğunu, sektörün önde gelen e-ticaret sitelerinde markasını tanıtarak ürün satışında bulunmuş olduğunu, 2015 yılından bu yana emek ve mesai sarf ederek “...” markası ile tanınırlık kazanmış olduğunu, davalının 2020 yılında “...” markasını kullanmaya başladığını, davalının ....com alan adlı internet sitesini 2020 yılında kurmuş olduğunu, taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve aynı mal/hizmet sınıfında kullanıldıklarını, davalının gönderilen ihtara cevap vermediğini ileri sürerek, davalı adına tescilli olan “...” markasının SMK 25, 6/3 ve 6/9 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 21/.../2017 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kurulmuş olduğunu, her ne kadar müvekkilinin “...” markasını 23/04/2020 tarihinde tescil ettirmek üzere başvuru yapmışlarsa da bu markayı çok daha öncesinden kullanmaya başlamış ve bu isimle tanınırlık kazanmış olduklarını, davacı tarafın ''...” markasını 2015 yılında yarattığı iddia edilmişse de davacının müvekkilden daha sonra 06/09/2020 tarihinde tescil başvurusunda bulunmuş olduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazı üzerine davacının tescil başvurusundan 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkilinin, davacıdan çok daha önceki bir tarihte marka tescil başvurusunda bulunmuş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, incelenen mali kayıtlar kapsamına göre; davacının 2016 yılından itibaren, ürün satışlarına başlayan ve tek iştigal konusu ...satışı olan davacı şahıs şirketinin, 01/01/2016-22.07.2020 tarihleri arası, toplam 16.278 adet fatura düzenlediği, tüm faturalar üzerinde “...” ibaresinin bulunduğu, davacının 27/04/2015 tarihinde, “www...com” isimli alan adını alındığı tarihten günümüze kadar aktif halde bulundurduğu, davacının marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, davalı adına tescilli markanın SMK'nın 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, aynı sınıftaki markalar arasında karıştırma ihtimali nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, markanın esas unsurlarında yer alan ana unsurların aynısının davacıya ait olduğunu ve ticari hayatta davacı yanca kullanıldığını davalının başvuru anında bildiğinden hareket ile başvuru anında kötüniyetli olduğu ve devamında da gerçek sahibinin marka başvurusuna itiraz edilerek markasının ticari olarak kullanmasına engel olmaya çalışması tipik olarak kötüniyetli bir davranış olmasından hareket ile SMK 6/9 maddesine dayalı hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davalı adına ... tescil nolu maman gelsin ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki savunmalarını tekrar ederek; davacının gerçek hak sahipliği iddiasının kabulünün yerinde olmadığını, davacı tarafın önceki tarihli hak sahipliğini ispat etmek adına “...” markasına ait her yıl kesilen fatura örneklerini ispat amacıyla sunmuşsa da, sunulan faturaların davacı tarafın söz konusu markayı Türkiye'de aralıksız, düzenli ve yoğun bir şekilde kullandığını ispat eder nitelikte olmadığını, davacının yalnızca '...' ibareli markayı davalıdan önce kullanmaya başlamasının, markanın piyasada maruf hale geldiğini gösterir nitelikte olmadığını, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre, davacının gerçek hak sahipliği iddiasını ispatlayamadığından, müvekkilinin markasının hükümsüzlük koşulları oluşmadığını, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalı bulunmadığını, kötüniyetli tescilin söz konusu olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının “...” ibareli markasal kullanımı ile davalı adına tescilli ... no'lu ...+Şekil ibareli markaların benzer olduğu, aynı sınıftaki markalar arasında karıştırma ihtimali bulunduğu, davacının 27/04/2015 tarihinde, “www...com” isimli alan adını alındığı tarihten günümüze kadar aktif halde bulundurduğu, davalının marka tescil başvurusu için 23.07.2020 tarihinde başvuruda bulunduğu, davacının söz konusu başvuru tarihinden önce 01/01/2016-22.07.2020 tarihleri arasında düzenlediği toplam 16.278 adet fatura üzerinde “...” ibaresinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının markasal olarak kullandığı ... ibaresi üzerinde önceye dayalı üstük hak sahibi olduğu, davalının haberdar olduğu davacının markasal olarak kullandığı ... ibaresine bir harf ekleyerek ... şeklinde tescil ettirmesinin, davacının ticaretine engel olma niteliği taşıdığı, bu nedenle tescilin kötü niyetli olduğu, ilk derece mahkemesince davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/01/2026