10. Hukuk Dairesi 2023/11129 E. , 2024/12897 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/324 E., 2023/481 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu İş Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E., 2020/61 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi…
**10. Hukuk Dairesi 2023/11129 E. , 2024/12897 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/324 E., 2023/481 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu İş Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E., 2020/61 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çalışmakta olduğu CP Standart Gıda San ve Tic. AŞ.'de, 15.05.2016 günü saat 18.10 civarında yaşanan iş kazası sonucu yaralandığını, kaza sonucu müvekkilinin sağ kolunun ezilmiş ve kopmuş olduğunu, şu an sağ kolunun bulunmadığını, olay anında müvekkile ve diğer işçilere taşlık temizleme talimatı verildiğini, müvekkilinin bilmediği makineye yönlendirilmiş olduğunu, makineye elini kaptırarak kolunun kopmasına neden olduğunu, olayda davalı tarafın kusurlu olduğunu, davalı iş yerinin çalışanlarının sağlık ve güvenliğinin gerektirdiği özen ve gözetim görevini yerine getirmediğini, yasanın zorunlu kıldığı denetim ve önleme yükümlülükleri ihmal edildiğini, makinelerle ilgili bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sağladığı güvenlik sistemleri kurulmadığını, çalışanlara yeterli eğitim verilmediğini, iş ilişkisinde baskılar uygulandığını, çalışanların istek ve yasa dışı çalışmalara zorlandığını, müvekkilinin çalışıp kazanç elde etme dışında, evinin ve ailesinin gündelik tüm işlerini yürütmekte olduğunu, ailesinin yemek, temizlik, ev bakımı çocukların giydirilmesi vb. tüm işlerinin müvekkil tarafından yürütülmekte olduğunu, bundan sonra gerek ev, aile işleri, gerekse çalışma hayatının tamamen son bulmuş olacağını, tek kolla bu işleri yapma imkanının olmadığını, müvekkilinin ekonomik geleceğinin de sarsıldığını beyan ederek 264.662,88 TL maddi tazminat ve 500.000. TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirkete ait Turgutlu Kesimhanesi üretim bölümünde işçi olarak çalıştığını, 15.05.2016 tarihinde iş yerinde taşlık makinesinde çalışırken makinenin kapağını kaldırmak suretiyle helezonlara müdahale ettiğini, o esnada kolunu helezonlara takıldığından kaza geçirdiğini, sağ kolunu kaybettiğini, davacıya iş güvenliği ve iş sağlığı eğitimlerinin verildiğini, verilen eğitimde çalışırken dikkat edilmesi gereken hususların öğretildiğini, makinelere müdahalede bulunulmamasına yönelik uyarılarda bulunulduğunu ancak davacının işinin erken bitmesi için makinenin 2. koruma kapağını da kaldırarak makineye elle müdahale etmesinin olaydan davacının kendi kusurunun olduğunu gösterdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının dava konusu kaza nedeniyle %52 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, iş kazasının meydana gelmesinde davalı CP Standart Gıda Şirketi'nin % 70, İş Güvenliği Uzmanı ... 'in % 10, iş yeri sorumlusu ...'in % 10, davacı ...'in ise % 10 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle ''1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 4.373,73TL geçici iş göremezlik maddi tazminatın olay tarihi olan 15.05.2016 tarihinden itibaren, 260.289,15TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının olay tarihi olan 15.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,'' şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminatın caydırıcılık yönünün bulunmadığını, maddi zararın hesaplanması yapılırken ev işinde de çalışmasının göz önünde tutulması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı olan Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; esas alınan ücretin hatalı olduğunu, son gerçek ücreti üzerinden belirlenmesi ve imzalı bordroların dikkate alınmasının gerektiğini bordrolardaki fazla çalışma ücretlerinin de dikkate alındığını bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tavuk kesimhanesi iş yerinde çalışan davacının helezon bıçaklı makinede makine bıçaklarına sağ kolunun kapılması sonucu kolundan yaralandığı, davacının bu olay nedeni ile maluliyetinin % 52 olduğu, davacının maluliyet oranı, kusur durumu, paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkesi nazara alındığında davacı için takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın düşük olduğu davacı için 100.000,00 TL manevi tazminat takdirinin dosya kapsamına hakkaniyete ve adalete uygun olacağı anlaşılmaktadır. Davacının istinaf itirazı yerindedir. Davacının maddi zararının tespitinde fazla çalışma ücretlerini içeren bordrolarının ortalamasının alınarak hesaplanması hatalı olmuştur. Davalının bu yönlerdeki istinaf itirazı yerindedir. Bilirkişi ek raporunda ücret bordrolarına göre saat ücreti üzerinden davacının gelirleri tespit edilerek yapılan hesaplama dosya kapsamın uygun olup buna göre davacının sürekli iş görmezlik zararının 187.904,83 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacının geçici iş göremezlik döneminde zararının bulunmadığı, anlaşılmakla bu dönem bakımından talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de hatalıdır. Davalının bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde olduğu ..." gerekçesiyle; "2-)Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 3-)Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 187.904,83 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının olay tarihi olan 15.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının geçici iş göremezlik maddi tazminatının reddine, 4-)Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme A)Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 13.11.2019 tarihli kök hesap raporu doğrultusunda maddi tazminat talebini 17.03.2020 tarihli talep artırım dilekçesi ile 264.662,88 TL olarak belirlediği devamla davacı vekilince takip eden 21.07.2020 tarihli celsede talebi gibi karar verilmesinin beyan edildiği, Mahkemece davacı yararına talep gibi 264.662,88 TL maddi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince ise davalı vekilinin maddi tazminat yönünden istinaf istemi kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle ilk derece yargılama aşamasında aldırılan 09.10.2020 tarihli ek raporda yapılan 2. seçenek hesaplamaya itibar edilerek 187.904,83 TL üzerinden maddi tazminata karar verildiği gözetildiğinde kabulüne ve reddine karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B)Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47 ve gerekse iş kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. 2.Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene veya ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. 3.Manevi tazminat davalarında, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplardan çıkılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. 4.Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir. (HGK 23.6.2004, 13/291-370) 5.Somut olayda, davacı sigortalının davalı şirkette çalışırken gerçekleşen kazada sağ kolundan yaralandığı, sürekli iş göremezlik oranının % 52 olarak tespit edildiği, davacının kaza nedeniyle sağ kolunun dirsekten itibaren ampüte edildiği, kaza tarihinde 36 yaşında olduğu, hükme esas alınan kusur raporuna göre davalı işverenin % 90 oranında (dava dışı işçilerine kusuru işveren kusuru ile birlikte değerlendirilerek ), davacı sigortalının ise %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 6.Bu açıklamalar doğrultusunda sigortalının iş kazası nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik, iş kazasının gerçekleşmesinde işverene göre kusurunun azlığı, iş kazasının davacıda meydana getirdiği şiddetli elem ve ızdırap kapsamında, hüküm altına alınan manevi tazminatın bariz biçimde çok az miktarda olduğu anlaşılmaktadır. 7.Bu sebeple Mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazasına uğraması nedeniyle açıklanan sebeplerle duyduğu şiddetli elem ve ızdırabı tazmin ile yeterli hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmetmekten ibarettir. 8.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağı yönünden temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.