10. Hukuk Dairesi 2020/5783 E. , 2021/595 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacının 09/08/2004 tarihinde davalı işyerinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve maluliyet oranının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 23/10/2014 tarihli ve 2014/19150 E., 2014/21070 K. no.lu sayılı bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesi “davanın reddine” karar verilmiştir. Hükmün, davacı ve…
**10. Hukuk Dairesi 2020/5783 E. , 2021/595 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacının 09/08/2004 tarihinde davalı işyerinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve maluliyet oranının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 23/10/2014 tarihli ve 2014/19150 E., 2014/21070 K. no.lu sayılı bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesi “davanın reddine” karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Uyuşmazlık iş kazasının olduğu tarihte davacının işveren nezdinde çalışıp çalışmadığı ve olay günü yaşanan kazanın iş kazası olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlık konusu iş kazasının meydana geldiği 09/08/2004 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Kanunun 2'nci maddesine göre; “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar”. Söz konusu Kanunda “hizmet akdi” tarifine yer verilmemiş ise de, 4857 sayılı İş Kanununun 8’inci maddesinde iş sözleşmesi (hizmet akdi) tanımlanmış, 818 sayılı mülga Borçlar Kanununun 313 – 354'üncü maddelerinde de bu konuda düzenlemeler yapılmıştır. Borçlar Kanununda, anılan sözleşme, “Hizmet akdi bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder.” şeklinde tanımlanmış, aksine hüküm bulunmadıkça, hizmet akdinin özel şekle tabi olmadığı belirtilmiş, ücretin, zaman itibarıyla olmayıp yapılan işe göre verilmesi durumunda da işçinin belirli veya belirsiz bir zaman için alınmış veya çalışmış olduğu sürece akdin “parça üzerine hizmet” veya “götürü hizmet altında varlığını koruduğu açıklanmıştır. Belirtilmelidir ki, “ücret” unsuruna her ne kadar tanımda ve iş sahibinin borçları belirtilirken yer verilmiş ise de, 506 sayılı Yasanın sistematiği ve takip eden diğer maddelerin düzenleniş şekline göre, bu unsurun sigortalı niteliğini kazanabilmek için zorunlu olmadığının kabulü gerekir. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre, hizmet akdinin ayırt edici ve belirleyici özelliği, “zaman” ile “bağımlılık” unsurlarıdır. Zaman unsuru, çalışanın iş gücünü belirli veya belirsiz bir süre içinde işveren veya vekilinin buyruğunda bulundurmasını kapsamaktadır ve anılan sürede buyruk ve denetim altında (bağımlılık) edim yerine getirilmektedir. Bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.