(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/12149 E. , 2012/895 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra d…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/12149 E. , 2012/895 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Kamulaştırma Yasası’nın 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Taşınmaz üzerinde taşınmaza kapama bahçe niteliği verebilecek yaşta ve sayıda ağaç mevcut olması halinde bunların kaplayacağı alana göre kapama bahçe olarak değerlendirilmesi gerekir. Kamulaştırma evrak ekleri ile keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu raporunun incelenmesinde dava konusu taşınmaz üzerinde diğer münferit meyveli ve meyvesiz ağaçlarla fidanlar dışında ağırlıklı olarak 10 yaşlarında 75 adet elma ağacı bulunduğu anlaşılmakta olup kamulaştırılan alan ve üzerindeki elma ağacı sayısı gözetildiğinde kapama elma bahçesi olarak değerlendirilmesi gerekir. Saptanan bu durum karşısında dava konusu taşınmazın kapama elma bahçesi olarak değerlendirilip elmanın değerlendirme yılı (2009) itibariyle dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama satış fiyatını gösteren resmi veriler il tarım müdürlüğünden getirtilerek bu verilere göre getireceği net gelirinin %5 oranında kapital faiz oranı da uygulanmak suretiyle hesaplanması ve kamulaştırma bedelinin saptanması, bu şekilde yapılacak değerlendirme ile kamulaştırılan yerin tamamından uygun teknikle normal olarak sağlanabilecek gelir dikkate alınacağına göre taşınmazın üzerinde bulunan başka unsurların gelirinin de artık zemin değerine bir katkısı söz konusu edilemez. Başka bir deyişle taşınmaz üzerindeki diğer ağaçların değeri de kapama elma bahçesi olarak bulunacak bedelin kapsamında kalmaktadır. Yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle kamulaştırma bedelinin belirlenmesi gerekirken bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda açıklanan ilkeler gözetilmeyerek, taşınmazın açık tarım arazisi olarak değerlendirilip buna göre bedel belirlenmiş olması, 2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim koşulları, arazinin topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır. Dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu açıkça saptandığına göre, yukarıda açıklandığı gibi belirlenen bu niteliğine uygun kapitalizasyon faiz oranının esas alınması gerekirken, %4 oranına göre kamulaştırma bedelini tespit eden bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.