4. Hukuk Dairesi 2011/8312 E. , 2012/9476 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... İyilikçi vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/07/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Muhammet Erdoğan tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt…
**4. Hukuk Dairesi 2011/8312 E. , 2012/9476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... İyilikçi vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/07/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Muhammet Erdoğan tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş; kararı davalı temyiz etmiştir. Davacı, kendisine ait ve fakat başkası tarafından işletilen restaurantta aşçı (sorumlu müdür) olan davalının çıkan tartışmada kendisine tokat attığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme, ceza soruşturması yapıldığını, davacının şikayetten vazgeçtiğini, bu vazgeçmenin tazminat istemeye engel teşkil etmeyeceğini belirterek ve olayın özelliğini, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını değerlendirerek 3.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Somut olayın gelişim biçimi, davacının alkollü olarak babasının hastalığı nedeniyle izin almak isteyen davalıya yönelik sözleri, olayın meydana geldiği tarih ve yukarıda anılan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Şu durumda yerel mahkemece davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminata hükmolunmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.