Başvuru; ıslah talebinin tahkikata devam edilmesine rağmen bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; ıslah talebinin tahkikata devam edilmesine rağmen bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu yüklenici olup 25/11/2004 tarihinde davalı kooperatif aleyhine inşaat sözleşmesinden kaynaklanan fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 000 TL (000 YTL) tazminatın ödenmesi talebiyle dava açmış; mahkemece 27/4/2010 tarihinde davanın kabulüne, 000 TL tazminatın davalıdan alınarak başvurucuya verilmesine karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 15/3/2012 tarihinde kararı bozmuştur. Anılan Daire; bozma gerekçesinde taraflar arasındaki sözleşme batıl olduğundan mahkemece öncelikle taraflar bakımından iddia ve savunma doğrultusunda tüm delillerin toplanması, uzman bilirkişi kurulu oluşturularak yerinde keşif yapılması, yasal yönteme uygun şekilde bilirkişi kuruluna yüklenicinin varsa hak ettiği ve istenebilir alacağının hesaplattırılması, rapora olan itirazların değerlendirilip karşılanması, yüklenicinin istenebilir iş bedelinin belirlenmesi durumunda bu bedelden kooperatifçe kanıtlanan ödemelerin mahsubunun yapılması ve varılacak sonuca göre davanın çözüme bağlanması gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, bozma kararına uymuştur. 4/12/2012 tarihli bilirkişi raporunda davalı kooperatifin başvurucuya ödemesi gereken tazminatın 695,06 TL olduğu bildirilmiş, başvurucu 11/2/2013 tarihinde ıslah dilekçesi ile talep miktarını 695,06 TL'ye yükseltmiştir. Mahkeme 28/11/2013 tarihinde başvurucunun ıslah talebini bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle reddetmiş, dava dilekçesinde belirtilen 000 TL tazminatın başvurucuya ödenmesine karar vermiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 15/5/2014 tarihinde kararı yeniden bozmuştur. Karar gerekçesinde tahkikatın sona ermediğini, bozmadan sonra ıslahın yapılabileceğini belirttikten sonra Mahkemece yapılması gerekleri ayrıntılı olarak açıklamıştır. Mahkeme bu defa da bozma ilamına uyarak 1/6/2015 tarihinde başvurucunun davasını kısmen kabul etmiş, 842,01 TL tazminatın başvurucuya ödenmesine karar vermiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 1/12/2016 tarihinde Yargıtay bozma kararından sonra ıslah yapılabileceği nazara alınarak karar verilmiş ise de bozma kararından sonra verilen 6/5/2016 tarihli ve E.2015/1, K.2016/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararına göre bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağının kabul edilmesi ve buna göre ıslahla artırılan miktara yönelik talebin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkeme 5/2/2019 tarihinde başvurucunun ıslah talebini reddetmiş, başvurucunun dava dilekçesinde belirttiği 000 TL tazminatın başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Taraflar hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 25/11/2019 tarihinde kararı onamıştır. Nihai karar 4/1/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu her ne kadar 20/12/2018 tarihinde başvuru yollarını henüz tüketmeden başvuruda bulunmuş ise de Anayasa Mahkemesinin başvuruyu incelemeden önce başvurucunun başvuru yollarını tükettiği görülmüştür. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.