15. Hukuk Dairesi 2016/3374 E. , 2016/4324 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece; davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı eser söz…
**15. Hukuk Dairesi 2016/3374 E. , 2016/4324 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece; davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı eser sözleşmesinin ayıplı ve eksik ifa edilmesi nedeniyle üçüncü kişilere mahkeme kararına dayalı olarak ödeme yapılmak zorunda kalındığı iddiasıyla ödenen 9.946,99 TL'nin ödeme tarihlerinden ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı davaya cevap vermemiş mahkemece tarafların tacir ve davanın ticari işletmeleriyle ilgili olduğu belirtilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava taraflar arasındaki sözleşme tarihine göre uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 355 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu ... ... 144 Adet Konut İnşaatı ile Adaiçi Altyapı, Genel Altyapı ve Çevre Düzenlemesi" işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış rücuan alacak davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlık için özel bir düzenleme bulunmadığından davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için tarafların tacir ve dava konusunun tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Davalı şirket olup tacirdir. Davacı