1. Hukuk Dairesi 2016/7244 E. , 2016/9987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında düzeltim istemine ilişkindir. Davacı, kayden payda
**1. Hukuk Dairesi 2016/7244 E. , 2016/9987 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydında düzeltim istemine ilişkindir. Davacı, kayden paydaşı olduğu ... İli, ... ilçesi, .... Mahallesi, 21757 ada 6 ve 21760 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında 1925 olarak yazılan doğum tarihinin 1945 olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; 22.07.2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Tüzüğü'nün “Mülkiyet Hakkının Tescili” başlıklı 27. (18.05.1994 tarihli ve 94/5623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Tüzüğü'nün 25.) maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarası olarak belirlenmiştir. Görüldüğü gibi bunların arasında T.C kimlik numarası, medeni hali, cilt ve sıra numarası ile doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla, tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgisinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Ne var ki; akit tablosu, dayanak tapu kaydı, kadastro tutanağı gibi belgelerde var olan çelişkiler veya hatalı yazımlar nedeniyle, idarece tapu maliklerinin talepleri kabul edilmemektedir. Ancak, tapuda intikal işlemlerinin yaptırılabilmesi için "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince bir tespit hükmü kurulması gerekeceği açıktır. Hâl böyle olunca; davacının iddiaları doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak çekişmeye konu taşınmazların malikinin davacı olduğunun belirlenmesi halinde, tapu kayıt maliki ile davacının aynı şahıs olduğunun tespiti şeklinde bir tespit kararı verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan karardan sonra dosyaya getirtilen 27.01.2014 tarih ve 1049 yevmiye sayılı işlemle taşınmazların devredildiği ve aynı işlemde davacının doğum tarihinin 1945 olarak kayıtlara geçtiği anlaşılmaktadır. Bu durumun mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir. Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir, kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 02.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.