5. Ceza Dairesi 2008/11153 E. , 2010/2220 K. Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda; beraetine dair, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.02.2007 gün ve 2005/49 Esas, 2007/19 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: İddia, sanığın tevilli ikrarı, telefon t…
**5. Ceza Dairesi 2008/11153 E. , 2010/2220 K.** **"İçtihat Metni"** Zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda; beraetine dair, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.02.2007 gün ve 2005/49 Esas, 2007/19 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: İddia, sanığın tevilli ikrarı, telefon tespit tutanakları, mesaj içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre sanığın reşit olmayan mağdureyi rızasıyla alıkoymak suretiyle 765 sayılı TCK.nun 430/2 maddesine uyan suçu işlediği sabit ise de; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 26/2. maddesinde yer alan "Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez" hükmü karşısında, sanığın aynı Kanunun 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve aynı Kanunun 7/1. maddesi de gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraet kararı verilmesi gerektiğinden katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan hükmün değişik gerekçeyle, ırza geçme suçundan kurulan hükmün ise doğrudan ONANMASINA, 18.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.