Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1311 E. , 2024/4259 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1311 Karar No : 2024/4259 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mağazacılık Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1311 E. , 2024/4259 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1311 Karar No : 2024/4259 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mağazacılık Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, yurt dışında mukim şirketlerden alınan reklam hizmeti bedeli üzerinden kesilip sorumlu sıfatıyla ödenen 1.121.284,69-TL kurum (stopaj) vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile söz konusu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3. maddesine göre, dar mükellefiyete tabi kurumların sadece Türkiye'de bulunan iş yerlerinde elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği, uyuşmazlık konusu reklam hizmetini veren kurumların, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları hükümlerine uygun şekilde Türkiye'de iş yerlerinin bulunduğundan dolayısıyla tevkifata tabi kazanç elde ettiklerinden söz edilemeyeceğinden, ihtirazi kaydının kabul edilmemesi suretiyle yapılan tahakkukta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu tahakkuk iptal edilmiş ve ödenen tutarın tecil faiziyle iadesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 11. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca alınan 18/12/2018 tarih ve 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile dar mükellefiyete tabi kurumlardan internet ortamında alınan reklam hizmetine ilişkin olarak bu hizmeti verenlere ya da aracılık edenlere yapılacak ödemeler üzerinden %15 oranında vergi kesintisi yapılması zorunluluğu getirildiği, anılan düzenlemeye uygun olarak yapılan dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı, yargı yerleri tarafından iadesine hükmolunan vergilere faiz uygulanacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Uyuşmazlık konusu ödemelerden vergi kesintisi yapılma zorunluluğu getiren düzenlemenin Anayasanın 73. maddesine aykırı olduğu, reklam hizmeti alınan kurumların Türkiye'de iş yeri bulunmadığından vergilendirilebilecek bir kazançtan söz edilemeyeceği, tam mükellef kurumlar için tevifat oranının farklı belirlenmesinin vergilemede adalet ilkesine aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumlardan internet ortamında reklam hizmeti bedeli üzerinden kesilip sorumlu sıfatıyla ödenen kurum (stopaj) vergisinin iadesi için yapılan yaptığı düzeltme yoluyla şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali ile haksız yere tahsil edilen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesinin istenildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117. ve 118. maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiş, 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairelerinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bu kurallara göre düzeltme yolu; vergiye ilişkin hesaplarda; matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyetle, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince vergi idaresine yapılan her başvuru nedeniyle düzeltme yolunun izlendiği düşünülemeyeceği gibi vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme ve şikayet yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenmesi gerekir. Bu bakımdan, yalnızca süresinde açılacak davada incelenme olanağı bulunan iddialarla yapılan başvuru, 213 sayılı Kanun'un 117. ve 118. maddelerinde tanımlanan hesap ve vergilendirme hatalarından hiçbirinin konusuna girmediği halde başvuruyu düzeltme kapsamında görerek aksi yöndeki gerekçeyle işlemi iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 25/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.