T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2984 - 2025/2851 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2984 KARAR NO : 2025/2851 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2024 NUMARASI : 2014/539 ESAS 2024/676 KARAR DAVACI : ... KİMYA SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVALI : 1 -...…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2984 - 2025/2851 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2984 KARAR NO : 2025/2851 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2024 NUMARASI : 2014/539 ESAS 2024/676 KARAR DAVACI : ... KİMYA SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVALI : 1 -... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : 1 -... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ İHBAR OLUNAN : 2 -... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : 3 -... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : 4 -... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ İHBAR OLUNAN : 5 -... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ İHBAR OLUNAN : 6 -TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : 7 -... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ İLİŞKİLİ KİŞİ : ... KİMYA SAN. DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. - DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/12/2025 YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2024 tarih, 2014/539 Esas, 2024/676 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 1995 yılında ...'de kurulmuş bir şirket olduğunu, kuruluş tarihinden itibaren aktif bir şekilde ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, Fas vatandaşı olan davalı ...'in şirketin eski müdürü ve hissedarı olduğunu, 2012 yılında davacı şirketin hisselerinin %99'unun Singapur merkezli ... iştiraki olan ... adına, %1'lik hissesinin ise davalı ... adına tescil edildiğini, davalı ...'e davacı şirketi temsil ve idare yetkisi verildiğini, yeni Türk Ticaret Kanunu'nun tek kişllik şirketlerin kurulmasına cevaz vermesi sonrasında ise, davalı ...'in, davacı şirketteki %1'lik hissesinin ve ....'nin %99'luk hissesinin ... International'in bir diğer iştiraki olan Hollanda menşeili ... .... adına tescil edildiğini, bu şekilde davacı şirketin tek hissedarının ... olduğunu, davacı şirketin şirket hesaplarına ilişkin davalı ...'den güvenilir ve tatmin edici bilgileri alamaması üzerine şirket defter ve kayıtlarının detaylı incelenmesine başlandığını, yapılan incelemeler sırasında, davacı şirketin hiçbir ilişkisinin bulunmadığı ve hiçbir hizmet almadığı ... & ... adlı Amerika menşeli bir şirket tarafından danışmanlık hizmeti verildiği iddiasıyla, davacı şirket aleyhine 01/10/2013 tarihli ve sıralı ve toplam 3.200.000,00-USD tutarında 5 adet fatura düzenlenmiş olduğunun görüldüğünü, davacı şirketin büyük hissedarının ve Singapur'daki hakim şirketin yöneticilerinin böyle bir hizmet alınması yönünde bir kararı bulunmadığı gibi kendilerine yapılan bu işlemler ve faturalar ile ilgili olarak davalı ... tarafından herhangi bir bilgi de verilmediğini, faturalar üzerindeki imzaların kime ait olduğunun da şüpheli olduğunu, söz konusu faturalara ilişkin olarak, davacı şirketin ... Bankası ... Şubesi'ndeki ... IBAN numaralı dolar hesabından ...'ın, bir Amerikan Bankası olan ... Bank'ta bulunan hesabına 21/10/2013 tarihinde 2.750.000,00-USD transfer edildiğinin tespit edildiğini, davacı şirketin, faturaları düzenleyen ... firması ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığı gibi, söz konusu şirketten herhangi bir hizmet de almadığını, söz konusu faturalar incelendiğinde fatura bedellerinin karşılığının "danışmanlık hizmeti" verilmesine ilişkin olduğunun anlaşıldığını, davacı şirket tarafından ...'dan hizmet alınmış olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir şirketin, tamamı 01/10/2013 tarihli ve sıralı 5 adet faturayla toplam 3.200.000,00,00-USD tutarında bir danışmanlık hizmeti almasının hayatın olağan akışına uygun olamayacak derecede fahiş olduğunun açık olduğunu, davacı şirketin paralarının haksız olarak aktarıldığı ... şirketinin yöneticisinin ve tek hissedarının, davalı ... isimli şahıs olduğunu, davalı ...'in de diğer davalı ...'in eşi ...'in annesi, bir diğer ifadeyle davalı ...'in kayınvalidesi olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'in, davacı şirkete zarar verme kastı ile davacı şirkete ait paraları, diğer davalı kayınvalidesi tarafından Amerika'da kurulan ... adlı şirkete haksız bir şekilde aktardığını, paraların aktarıldığı ... adlı şirketin sahibinin davalı ... ile damadı diğer davalı ...'in işbirliği içinde hareket ettiğinin anlaşıldığını, davalıların tüm bu işlemleri davalı ...'in şirket müdürü sıfatını kullanarak gerçekleştirdiğini, davalıların bu fiillerinin Türk Ceza Kanunu bakımından, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandınclık ve özel belgede sahtecilik suçlarına vücut verdiğinden, haklarında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/23434 Soruşturma sayılı dosyasında suç duyusunda bulunulduğunu, soruşturmanın halen devam etmekte olduğunu, bu soruşturma dosyası kapsamında davalılar hakkında yurtdışına çıkış yasağı kararı verildiğini, davacı şirketin sermayesi ve ölçeği dikkate alındığında, davacı şirketin bir şirketten bu büyüklükte bir danışmanlık hizmeti almasının mümkün olmadığının açıkça anlaşılabileceğini, davalıların, davacı şirkete vermiş olduğu zararları tazmin etmesi gerektiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.750.000,00-USD'nin ödeme tarihi olan 21/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek, devlet bankalarının bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek ticari faiz ile birlikte tahsili ile davacı şirkete verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalıların adresleri İstanbul Anadolu olduğundan, davayı görmekte yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri'nin değil İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu para ... & ... isimli şirketin hesabına gittiğinden, davalı ...'in söz konusu şirkette sadece hissedar olduğundan, şirkete gelen paradan dolayı şirketin hissedarı olan ...'e husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'in 2005 yılında, merkezi Singapurda bulunan ... isimli şirkette çalışmaya başladığını, şirket yöneticilerinin davalı ...'e Türkiye'de ve Orta Doğuda ve Akdeniz bölgesinde iş yapmak istediklerini söylediklerini, bölgeyi araştırıp bir şirket kurmasını, bu şekilde davalı ...'in şirketi üzerinden bölgede ticaret yapmak istediklerini belirttiklerini, bunun üzerine davalı ...'in İstanbul'da ... Ticaret Limited Şirketi isimli şirketi kurduğunu, bu şirketin %99 hissesinin davalı ...'e, %1 hissesinin de davalı ...'in kayınbabası ...'e ait olduğunu, davalı ...'in alacaklı olduğunu, büyük emekler verdiği şirketi zarara sokma niyetinin olma ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, ilgili faturaların, davacı şirkete, muhasebesine usule uygun olarak tebliğ edildiğini, davacı şirketin işbu faturalara itiraz etmediğini, aradan 9 gün geçtikten sonra ... Şirketi'nin yetkilisinin Türkiye'ye 2 kişi gönderdiğini, bu iki kişinin davalı ... ile görüştüklerini, bakiye kalan miktarı istememesini, bunun karşılığında kendisine 70.000,00-USD vereceklerini söylediklerini, başkaca bir ödeme yapmayacaklarını söylediklerini, davalı ...'e 30 Ekim 2013 tarihli ıslak imzalı ibranameyi verdiklerini, davalı ...'in bu ibranameyi imzalamadığını, bunun üzerine davacı şirketin işbu davayı açtığını ve suç duyurusunda bulunduğunu, savcılık tarafından davalı ... hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verdiğini, davalı ... hakkında sadece Güveni Kötüye Kullanmaktan dolayı dava açıldığını, ancak henüz yargılama aşamasına geçilmediğini, davacı şirkete düzenlenen 5 adet faturaların üzerinde de yazıldığı gibi davalı ...'in danışmanlık hizmetine istinaden düzenlendiğini, bu faturaların muhasebe hesaplarına işlendiğini, davalı ...'in bundan sonra ödemeyi yaptığını, davacı tarafın daha sonra bu faturaları defterden çıkarıp çıkarmadığının bilinmediğini, şirketi zarara uğratmamak adına şirketin daha fazla vergi ödeyerek yük altına girmemesi için bu şekilde davrandıklarını, davacının davalıların akrabalık bağını fırsata çevirip davalıları zor durumda bırakmasının iyi niyetli olmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, davalıların bütün mal varlıklarını Türkiye'de bulunduğunu, mal kaçırma teşebbüslerinin bulunmadığını savunarak; davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, ihtiyati haciz talebi konusunda kesin hüküm nedeniyle reddine, davanın davalılardan ... açısından husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, sonrasında, davanın cevap dilekçelerinde açıkladıkları nedenlerle esastan reddine karar verilmesini, ücreti vekaletin ve yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Davalı ...'in davacı ... Kimya Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'nde yöneticilik yaptığı dönemde 21.10.2013 tarihinde şirket hesabından Amerika'da bulunan ... şirketinin ... isimli bankadaki hesabına 2.750.000,00-USD havale edildiğini, transfer açıklamasında "32 sayılı karar gereği peşin ithalat transferi" ibaresinin yer aldığını, bununla birlikte şirket defterlerinin davalı tarafından yöntemine uygun olarak tutulmasının temin edilmediği ve defterlerde davaya konu faturalara ait herhangi bir kayda rastlanmadığını, davacı taraf defter kayıtları itibari ile davacı ile davalı ...'in ortağı ve yöneticisi olduğu beyan edilen ... şirketi arasında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, davaya konu 2.750.000,00-USD para transferinin de 136 - Diğer Çeşitli Alacaklar hesabı adı altında davalı ...'e verilen borç olarak kayıtlı olduğunu, davalı ...'in danışmanlık ve hizmet karşılığı paranın gönderildiğine dair savunmasını doğrulayan delil olmadığını, defter kayıtlarında da davalı ...'in savunmasını doğrulayan herhangi bir açıklama mevcut olmadığını, yine davacı hesabından ... hesabına transfer dekontunda geçen açıklamada ifade edildiği üzere ... ile davacı şirket arasında peşin bedelli ithalat ilişkisi olduğunu gösteren bir sözleşme, kayıt ya da belge bulunmadığını, bu nedenle davalı ...'in şirket zararına olarak para transferi yaptığı kanaatine varılmakla, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne davalı Sabiha hakkındaki açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI/DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkeme kararının eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, kabulünün mümkün olmadığını, davalı ... hakkında verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, her iki davalının da birlikte hakaret ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; bilirkişinin davacınıın 2013-2014 defterlerinin açılış kapanış tasdiklerinin uyuğun olmadığını belirlediğini, usulsüz defterlerin sahibi lehine delil olamayacağını, davacının paranın kendisine aktarıldığını iddia ettiğini ancak paranın ... hesabına gittiğini ve şahsına her hangi bir ödemenin yapılmadığını, ayrıca faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, transfer tarihinin temerrüt tarihi olarak alınamayacağını, temerrüte en erkan ihtar veya tarihin dava tarihi olduğunu, harç ve vekalet ücreti hesaplamalarının denetine elverişsiz olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı şirket müdürünün eylemleriyle şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı dolaylı zarar nedeniyle davacı şirket ortakları tarafından yönetici aleyhine açılmış bir sorumluluk ve ... ile işbirliği yaptığı iddia davalı ...'e yönelik tazminat davacı niteliğindedir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı; davalı ...'in davacı ... Kimya Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi'nde yöneticilik yaptığı dönemde 21.10.2013 tarihinde şirket hesabından Amerika'da bulunan ... şirketinin ... isimli bankadaki hesabına 2.750.000,00USD havale edildiği, transfer açıklamasında "32 sayılı karar gereği peşin ithalat transferi" ibaresinin yer aldığı, bununla birlikte şirket defterlerinin davalı tarafından yöntemine uygun olarak tutulmasının temin edilmediği ve defterlerde davaya konu faturalara ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, davacı taraf defter kayıtları itibari ile davacı ile davalı ...'in ortağı ve yöneticisi olduğu beyan edilen ... şirketi arasında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, davaya konu 2.750.000,00 USD para transferinin de 136 - Diğer Çeşitli Alacaklar hesabı adı altında davalı ...'e verilen borç olarak kayıtlı olduğu, davalı ...'in danışmanlık ve hizmet karşılığı paranın gönderildiğine dair savunmasını doğrulayan delil olmadığı, defter kayıtlarında da davalı ...'in savunmasını doğrulayan herhangi bir açıklama mevcut olmadığı, paranın gönderildiği hesabın ...'in hissedarı olduğu Amerikan merkezli ... şirketi olduğu iddiası ile dava açılmakla, dava konusu paranının doğrudan ...'e gönderilmediğinin davacının da kabulünde olduğu, davacının ...'den talepte bulunabilmesi için öncelikle ... şirketine başvurmuş olması ve ondan alacağını tahsil edememiş olması gerektiği, dosyamızda bu yönde bir delil bulunmadığından, davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-a-)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, b-)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 402.004,35.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/12/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır