13. Hukuk Dairesi 2018/2807 E. , 2018/6416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı şirket, inşaat yapı malzemeleri işi ile uğraştığını, davalı belediyeye bu kapsamda mal sattığını ve fatura tan
**13. Hukuk Dairesi 2018/2807 E. , 2018/6416 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı şirket, inşaat yapı malzemeleri işi ile uğraştığını, davalı belediyeye bu kapsamda mal sattığını ve fatura tanzim ettiğini, davalı belediyenin borcu ödememesi üzerine icra takibi başlattığını, davalının borcun 2.256,87 TL'sini kabul edip geriye kalan 3.370,75 TL asıl alacak ile 11.795,49 TL işlemiş faize itiraz ettiğini ve takibin itiraz edilen hususlar yönünden durduğunu ileri sürerek, itirazın haksız olması nedeniyle itirazın iptali ile davalının asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Davalı, süresi içerisinde davaya cevap vermemiş, duruşmada ise itiraz ettikleri kısım yönünden davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile itirazın 2.361,62 TL yönünden iptali ile takibin davalının icra takibinde kabul ettiği 2.256,87 TL dahil 4.618,49 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir. Dava, faturaya dayalı alacak istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın davacıya ait defter kayıtları ile ispatlandığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; raporda lehe delil olarak kabul edilen davacı defterlerinin kapanış tasdiki yapılmamıştır. Usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiki yapılmayan defterler sahibi lehine delil olamaz. Bu durumda ispat yükü faturadaki malları satıp davalı belediyeye teslim ettiğini ileri süren davacıdadır. Davacı teslim ettiğini yazılı delil ile kanıtlayamamıştır. Ne varki davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece, davacıya yemin delili hatırlatılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.