3. Ceza Dairesi 2012/6594 E. , 2012/12614 K. 6831 sayılı Orman Kanununa aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, anılan Kanunun 93/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1. maddeleri uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine dair Düzce 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 5/10/2010 tarihli ve 2006/130 esas, 2010/949 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20/1/2012 tarih ve 2011/763/3594 sa…
**3. Ceza Dairesi 2012/6594 E. , 2012/12614 K.** **"İçtihat Metni"** 6831 sayılı Orman Kanununa aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, anılan Kanunun 93/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1. maddeleri uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine dair Düzce 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 5/10/2010 tarihli ve 2006/130 esas, 2010/949 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20/1/2012 tarih ve 2011/763/3594 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7/2/2012 tarih ve 2012/28783 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi Mezkur ihbarnamede ; 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesindeki “ Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Zaman bakımından uygulama 2 başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle lehe Kanun'un tesbit edilerek uygulama yapılması gerekmesi karşısında, sanığın üzerine atılı 20/6/2003 tarihli 6831 sayılı Orman Kanununa muhalefet eylemiyle ilgili olarak, anılan Kanun'un 93/2. maddesinde yazılı cezanın nev'i ve miktarına göre, mahkumiyet hükmünün verildiği 5/10/2010 tarihi itibariyle, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4-104/2. maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü ; Zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği 12/11/2003 tarihi ile hüküm tarihi olan 5/10/2010 tarihi arasında 765 sayılı TCK'nin 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu nazara alınarak düşme kararı verilmesi gerekirken sanığın mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırı görülmüştür. Buna göre ; Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Düzce 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 5/10/2010 ... ve 2006/130 esas, 2010/949 karar sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4-d.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ... hakkında açılan davanın CMK 223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, verilen cezanın çektirilmemesine, suça konu emvalin istirdatı kabil olmak üzere orman idaresine bırakılmasına, balta, nacak ve el testeresinin sahibine iadesine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 28/3/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.