12. Ceza Dairesi 2020/11822 E. , 2024/4660 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/22 Esas, 2016/406 Karar SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜR…
**12. Ceza Dairesi 2020/11822 E. , 2024/4660 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/22 Esas, 2016/406 Karar SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/2-4, 63. maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın olay mahallinde hız sınırları içerisinde gittiğinden kusursuz olduğuna, diğer araç sürücüsünün DUR levhasına uymayarak tam kusurlu olduğuna, sanık hakkında HAGB kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 29.09.2015 günü saat 19:05 sıralarında meskun mahal dışındaki dört yönlü Anayol-taliyol kavşağında alaca karanlıkta meydana geldiği, mahalde aydınlatmanın olmadığı, otomobilin seyir yönüne hitabeden kavşak refüj başında DUR trafik işaret levhasının bulunduğu, sürücü ...’nın yönetimindeki 03 UH ... plakalı otomobil ile Ali Kaleli Spor Tesisleri ve Piknik alanından seyirle geldiği kavşaktan geçişi sırasında aracının sol yan kısmına kavşağa solundan Konya istikametinden bölünmüş yoldan gelerek giren sürücü ... yönetimindeki 06 BU ... plakalı kamyonetin ön kısmıyla çarpışması sonucu bir kişinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kaza tespit tutanağında; sürücü ... ’ın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a. maddesi uyarınca "kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak" kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, 25.12.2015 tarihli Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı adli raporuna göre; sanık sürücü ...'ın kamyoneti ile alaca karanlıkta aydınlatmanın olmadığı, bölünmüş yolu takiben seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, hızını kavşak mahalli ve far ışığı altındaki görüşüne uydurmamış, kavşağa hız azaltarak yaklaşmamış, mevcut hızını sürdürerek geldiği olay mahallinde, sağındaki "DUR"işaret levhasının olduğu yoldan seyir yoluna kontrolsüzce çıkış yapan otomobilin önünü kapatması neticesi önlemsizce çarpışmasıyla vuku bulan olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışlarıyla alt düzeyde tali kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, Yerel Mahkemece alınan rapor olaya uygun ve yeterli görülerek sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Dosya kapsamında sanık ...'ın savunmasının talimat yoluyla alınması amacıyla iddianameye ekli müzekkere içeriğinde “CMK'nın 196/2. maddesinin son cümlesine göre ifadesini esas mahkemesinde vermek isteyip istemediğinin sorulması” hususuna yer verildiği, talimat mahkemesince sanığa talimat ve eklerinin okunduğu, sanığın da haklarının anlatıldığı, talimat mahkemesi huzurunda sanığın savunmasını yaptığı ve beyanında bundan sonra davanın müdafisi tarafından takip edileceğini belirttiği ve hüküm duruşmasında sanık müdafinin duruşmaya katıldığı gözetildiğinde, tebliğnamedeki sanığın duruşmadan vareste tutulmayı isteyip istemediği sorulmadan CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Çay Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.