8. Hukuk Dairesi 2017/12468 E. , 2018/16288 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar ver…
**8. Hukuk Dairesi 2017/12468 E. , 2018/16288 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmiş, bu kez davacılar vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, tahliye davasının süre yönünden reddine, itirazın 36.000,00 TL asıl alacak üzerinden kaldırılmasına karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ... ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 08/12/2016 tarih, 2016/876 Esas - 2016/909 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davacılar vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir. 1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacılar vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı alacaklılar 05/01/2012 ve 07/11/2009 başlangıç tarihli, üç yıl süreli yazılı kira sözleşmelerine dayanarak 27/10/2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 54.000,00 TL kira ve 345,45 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçluya ödeme emri 01/11/2016 tarihinde tebliğ edilmiş davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir. Dosyadaki ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi verilmiştir. Davacı tarafça tahliye istemli dava, İİK'nin 269/1 yollamasıyla TBK'nin 315.maddesi uyarınca verilen, yasal 30 günlük süre beklenilmeden 18/01/2016 tarihinde açılmıştır. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenilmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Bu durumda Mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesinde ve davalının tahliyeye ilişkin İstinaf talebinin esastan reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak İİK’nin 269/d maddesi yollamasıyla uygulanan 68/1. maddesinde “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir” düzenlemesi uyarınca itirazın kaldırılması davasının itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde açılmış olması yeterlidir. Somut olayda; Ödeme emri davalı borçluya 01/11/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu 04/11/2016 tarihinde borca itiraz etmiş, itiraz dilekçesi alacaklı vekiline tebliğ edilmemiştir. Bu durumda 08/11/2016 tarihinde açılan dava yasal altı aylık süre içerisinde açıldığından itirazın kaldırılması davası yönünden işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılması kararına ilişkin istinaf talebinin esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin itirazın kaldırılması talebinin reddine ilişkin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.