6. Hukuk Dairesi 2024/247 E. , 2024/514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi(İlk Derece) Taraflar arasındaki hakem kararına itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünd
**6. Hukuk Dairesi 2024/247 E. , 2024/514 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi(İlk Derece) Taraflar arasındaki hakem kararına itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 04/02/2020 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile davacı şirketin uğradığı kar kaybı ile sözleşme nedeni ile alınan teminat mektuplarının iadesi için hakem heyeti oluşturularak hakem heyetine başvurulduğunu, hakem heyetinin 17.06.2021 tarihli kararı ile taleplerin reddettiğini belirterek hakem heyetinin 02.06.2022 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafın kâr kaybı taleplerinin mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin kayıtlarına göre cari hesap bakiyesinin 679.161,11 TL borç bakiyesi verdiğini, bu nedenle mevcut senetlerin elde teminat olarak tutulduğunu, karşı tarafın seçtiği hakemin tüm süreç içerisinde yanlı davrandığını, sürecin uzaması için elinden geleni yaptığını, kararı imzalamaktan dahi imtina ettiğini, bilirkişi raporunun karşı taraf aleyhine gelmesi ile tahkim sürecini açıkça hakem ...’in engellediğini beyan ederek iptal talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı 12.04.2023 tarihli ve 2023/1 Esas, 2023/1 Karar sayılı kararıyla; davanın, HMK 295/2 gereğince iki hakem tarafından verilen kararın geçersiz olduğu, Yargıtay içtihatlarına göre üç hakemli hakem heyetinde, iki hakem tarafından diğer hakemin gıyabında müzakere edilip hükme bağlanan hakem kararının geçersiz olduğu da kabul edildiğinden, bu durum taraflarca ileri sürülmese dahi HMK 439. maddesindeki iptal sebeplerinin değerlendirilmesi dikkate alınarak resen gözetilebilecek hususlardan olduğu için HMK 439/2-ğ maddesi gereği kararın kamu düzenine aykırı olması nedeniyle talebin kabulü ile, dava konusu hakem kararının iptaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 12.09.2023 tarih, 2023/2416 esas, 2023/2676 karar sayılı ilamıyla, “..somut olayda; Hakem ... 07.03.2022 tarihli 3. toplantının tarihi kendisine bildirilmesine rağmen hafta içi toplantıya katılmasının mümkün olmayacağı mazereti ile katılmamış, bu durum 07.03.2022 tarihli toplantıda tutanak altına alınmış ve bu toplantıda bir sonraki toplantının karar toplantısı olacağı kararlaştırılmıştır. 02.06.2022 tarihinde yapılan karar toplantısında ise toplantının tarihi Hakem ...’e 7 gün önceden telefonla bildirilmesine rağmen mazeretine binaen toplantıya katılamayacağını bildirdiği bu toplantıda tutanak altına alınmıştır. Davacı vekili tarafından, Hakem ...’e toplantının tarihinin bildirilmediği yönünde hakem dosyasında, karara şerh düşülen karşı oyda ve dava dilekçesinde buna ilişkin bir itiraz yoktur. Başkan ... ve hakemlerden ...’ın katıldığı toplantıda oy çokluğuyla karar alınmış, karar alındıktan sonra Hakem ...’in isteği doğrultusunda muhalif üye olarak görüşleri karara şerh düşülmüştür. Bu durumda somut olayda Hakem ... usulüne uygun olarak çağrılmasına rağmen toplantıya katılmadığından diğer iki hakemin aynı yönde oyu ile alınan karar geçerli olacaktır. Bu nedenle hakem kararının iptal edilmesinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu nedenlerle ve tüm dosya kapsamı sonucunda, davacının hakem kararının iptaline ilişkin açmış olduğu davasının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 439. maddede sayılan şartların oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dairemizin bozma ilamı doğrultusunda ve aynı gerekçelerle hakem kararına yönelik iptal talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hakem heyetince verilen kararın 1 yılı geçen sürede verildiğini, muhalif üyenin toplantıya katılmaması ve 1 yıl boyunca toplantılarda bir araya gelinmemiş olmasının süreyi uzatarak kendilerine çıkar sağladıklarını gösterdiğini, dosyadaki bilirkişi raporunun da objektif olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 439. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.