1. Hukuk Dairesi 2023/2930 E. , 2024/5730 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/135 E., 2022/718 K. HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2017/4290 Esas, 2020/3471 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma il…
**1. Hukuk Dairesi 2023/2930 E. , 2024/5730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/135 E., 2022/718 K. HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2017/4290 Esas, 2020/3471 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... ve ... vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 210 ada 10 parsel sayılı taşınmazın yaylak vasfı ile sınırlandırıldığını, oysa taşınmazın toplam 38,5 dönümlük bölümünün müvekkillerinin murislerinden kendilerine kaldığını, nizalı taşınmaz bölümlerinin eklemeli şekilde 100 yıldır zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın nizalı bölümlerinin tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili tarafından davaya cevap verilmemiş; Hazine vekili 31.07.2013 havale tarihli dilekçesiyle, yaylakların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Bozma sonrası davaya dahil edilen ... vekili cevap dilekçesinde; eldeki davada yetki ve sorumluluğun Onikişubat Belediye Başkanlığında olduğunu, vekil edenin taraf sıfatının bulunmadığını belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Bozma sonrası davaya dahil edilen Onikişubat Belediye Başkanlığı tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. MAHKEME KARARI Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.03.2014 tarihli ve 2010/1079 Esas, 2014/204 Karar sayılı kararıyla; davacılar tarafından dava konusu taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin dava konusu edildiği, (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerin 1980 yılında yağan aşırı yağmurlar sonucu oluşan selin getirdiği taşlar altında kaldığı, bu bölümlerde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı, (B) harfi ile gösterilen bölümde ise davacılar tarafından uzun yıllardır tarım yapıldığı, zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 210 ada 10 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi Mehmet Yiğit'in 11.06.2013 havale tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 1.397,63 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, aynı raporda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümler yönüyle açılan davanın ise reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. 2. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.12.2014 tarihli ve 2014/15276 Esas, 2014/14201 Karar sayılı kararıyla; dava, kadastrodan önceki haklara dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup dava konusu taşınmazın kadastro sırasında “yaylak” olarak sınırlandırılıp özel sicile kaydedildiği, yaylakların mülkiyetinin Hazineye, kullanma hakkının ise taşınmazın bulunduğu Köy veya Belediye Tüzel Kişiliklerine ait olduğu, davada Hazine yanında ilgili kamu tüzel kişiliğinin de hasım olarak yer alması zorunlu olduğu halde davacılar tarafından davalı olarak yalnızca Hazine'nin gösterildiği belirtilerek Mahkemece taşınmazın bulunduğu Hacıibrahimuşağı Köyü’nün hangi ilçe sınırları içinde olduğu belirlenerek İlçe Belediye Başkanlığı ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilip taraf teşkilinin sağlanması, daha sonra davacıların nizalı taşınmaz bölümünün babalarından kaldığını iddia ederek eldeki davayı açtığı gözönünde bulundurularak muris ....'ın veraset ilamı getirtilerek davacılar dışında başka mirasçısı olup olmadığının belirlenmesi, davacılar dışında da mirasçılar olduğunun belirlenmesi halinde taşınmazın davacılara ne şekilde intikal ettiği üzerinde durulması, buna göre davacıların dava ehliyeti olup olmadığının belirlenmesi, dava ehliyetlerinin bulunduğunun anlaşılması halinde ise davanın esasına girilerek dayanılan deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur. B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen İlk Karar Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.2016 tarihli ve 2016/79 Esas, 2016/506 Karar sayılı kararıyla; hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası davacıların murisi Hayrettin’in davacılar dışındaki mirasçılarının davaya katılımının sağlandığı, önceki karar yalnızca davalı Hazine tarafından temyiz edildiğinden dava konusu taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümleri yönüyle verilen kararın kesinleştiği, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen bölümde ise davacılar tarafından uzun yıllardır tarım yapıldığı, bu bölümde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dava konusu 210 ada 10 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi Mehmet Yiğit’in 11.06.2013 tarihli raporuna ekli krokide (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin olarak verilen önceki karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, aynı rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1.397,63 metrekarelik bölümün tapu kaydının iptali ile davacıların murisi Hayrettin Özbaran mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. 2. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2017/4290 Esas, 2020/3471 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece davacı tarafa Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığını davaya dahil etmek üzere süre ve imkan tanınmadığı, dava konusu taşınmaz kamu orta malı yayla vasfıyla sınırlandırılmasına rağmen yapılan keşifte komşu köy halkından yerel bilirkişi dinlenilmediği gibi, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmadığı, yapılan araştırmada hava fotoğraflarından da yararlanılmadığı belirtilerek açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle bozulmuştur. D. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2021/135 Esas, 2022/718 Karar sayılı kararıyla; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonunda, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın yaylak vasfında olduğu, dolayısıyla zilyetlikle iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. B. Temyiz Nedenleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerde Toprak Tevzi Komisyonu tarafından çalışma yapıldığı halde bu hususta araştırma yapılmadığını, bilirkişilerden aldırılan raporların hükme esas alınmak için yeterli olmadığını, otlak alanlar ile çayırların zilyetlikle iktisap edilebileceğini, dava konusu taşınmazın nizalı bölümlerinin müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi; 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4. maddesi 3. Değerlendirme 1. Kadastro sonucunda Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan 210 ada 10 parsel sayılı 6.155.553,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yaylak vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmıştır. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğuna, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyize gelen davacı taraftan alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.