10. Hukuk Dairesi 2018/2985 E. , 2018/6159 K. "" Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliy…
**10. Hukuk Dairesi 2018/2985 E. , 2018/6159 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı, ... başlangıcını 1.1.1987 tarihli vergi kaydı başlangıç tarihinden itibaren tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin bu tespit doğrultusunda düzeltilmesi istemine ilişkindir. II-CEVAP: Davanın reddi karar verilmesi istenilmiştir. III-MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, 1479 sayılı Yasanın geçici 18. madde kapsamında davanın reddine karar vermiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI 1479 sayılı Yasanın geçici 18. maddesi 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe girdiği, yasal süresi içerisinde kuruma başvurusu ve prim ödemesi bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacı avukatı emsal kararlar doğrultusunda ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Davanın yasal dayanakları olan 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24 ve 25. maddelerinde “...kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler...”, “meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren” zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılmışken, anılan maddelerde 19.04.1979 gün ve 2229 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, “kendi adına ve hesabına” çalışma koşulu ve belirtilen nitelikte çalışmaya başlama tarihi sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir. 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemede, kendi adına ve hesabına çalışma koşuluna ek olarak “gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar” için mükellefiyetin başlangıç tarihinden, “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar” kayıtlı oldukları tarihten itibaren sigortalı sayılmaktadır.