(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8929 E. , 2009/15037 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazıniptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, işletmesini yaptığı hamamda kadimden beri ücretsiz kullandığı su için davalı belediyenin su …
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8929 E. , 2009/15037 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazıniptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, işletmesini yaptığı hamamda kadimden beri ücretsiz kullandığı su için davalı belediyenin su sayacı takarak su tüketim bedeli tahakkuk ettirdiğini, suyu kesmesi nedeniyle istenen ücreti ödemek zorunda kaldığını, yapılan bu uygulamanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ödemek zorunda kaldığı paranın tahsili için yaptığı icra takibine de davalı belediyenin itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; Hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1–Mahkemece verilen kısa kararda davanın kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasıda kısa karara uygun olduğu halde hükmün gerekçe kısmında alacak likit olduğundan % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK nun 382-388 ve 389 maddeleri gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durumda 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında benimsendiği gibi mahkemece kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar 2009/8929-15037 arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerekmiştir. 2–Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 88.10 TL temyiz harcının istek halinde hem davalıya, hemde davacıya iadesine, 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...