22. Hukuk Dairesi 2015/18752 E. , 2017/24307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVATÜRÜ:ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar vekili, müvekkillerin murisi olan işçinin işe giderken meyda
**22. Hukuk Dairesi 2015/18752 E. , 2017/24307 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVATÜRÜ:ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar vekili, müvekkillerin murisi olan işçinin işe giderken meydana gelen trafik kazası neticesinde hayatını kaybettiğini, tazminat ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.Taraflar arasındaki öncelikle çözülmesi gereken uyuşmazlık davacıların murisi işçinin çalışma süresi noktasındadır.Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffa işçinin 08/04/2004-20/07/2014 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilen 6 yıl 9 ay 28 gün süre ile çalıştığı esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, söz konusu rapora göre hüküm sonucu tesis edilmiş olmasına rağmen, karar gerekçesinde işçinin 18/07/2006-29/06/2013 tarihleri arasında 6 yıl 24 gün çalıştığının kabul edildiği açıklanarak, hüküm sonucu ile karar gerekçesi arasında çelişki oluşturulmuştur. Diğer taraftan, davalının sorumluluğunda bulunan çalışma süresinin belirlenmesi noktasında yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olduğu gibi, davacılar vekiline çalışma süresi noktasındaki iddiasının ne olduğu hususu da açıklattırılmamıştır. Dosya içeriğinden, hizmet döküm cetvelinde kayıtlı ... ... ve ... tescil numaralı işyerlerinin davalı şirkete ait olduğu sabit olmakla birlikte, kabule konu sürede kayıtlı diğer birçok işyerinin hangi işverene ait olduğu hususu belli değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bilirkişinin kendisinin yaptığı araştırma sonucunda, kayıtlı işyerlerinin bir kısmının davalıya, bir kısmının ise ... Ltd. Şti.’ye ait olduğu; ... Ltd. Şti. bünyesinde geçen çalışmalardan da davalının sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiş ise de, bilirkişinin bu sonuca hangi delillerle ulaştığı denetlenemediği gibi, dosyada mevcut olmayan bir delilin araştırılması görevinin bilirkişiye ait olmadığı da açıktır.Anılan sebeplerle, öncelikle davacılar vekiline, çalışma süresi ve varsa dava dışı işverenlerle davalı şirket arasındaki bağlantıya ilişkin iddiasının ne olduğu açıklattırılmalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmesi istenilmelidir. Ardından Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları eksiksiz şekilde celp edilerek, iddiaya konu çalışma süresinin hangi işverenlere ait işyerlerinde geçtiği belirlenmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının celp edilerek incelenmesi neticesinde, farklı işverenlerin de bulunduğunun anlaşılması halinde, bu işverenler ile davalı arasındaki bağlantının ne olduğu hususunda taraf delilleri doğrultusunda gerekli araştırmaya gidilmelidir. Ayrıca işyeri kayıtlarına da delil olarak dayanıldığı gözetilerek, tespit edilmesi ihtimalinde dava dışı işverenlerden işyeri kayıtları da istenilmelidir. Yapılacak araştırma neticeleri ile dosya kapsamı bir arada değerlendirilerek, davalının sorumluluğunda bulunan çalışma süresi belirlenmeli ve dava konusu tüm talepler yeniden değerlendirilmelidir. Kabule göre de;Mahkemece, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin değerlendirilmesinde, işyerinde yürütülen işin niteliği gereği, mevsimsel hava koşullarının çalışmaya etki etmesi hususu üzerinde durulmamıştır. Gerek davacı tanığının ve gerekse de davalı tanıklarının bu yöne ilişkin beyanlarının; ayrıca dosya içeriğinde mevcut Karayolları Genel Müdürlüğü 8. Bölge Müdürlüğü’nün 10/12/2014 tarihli yazısı içeriğinin nazara alınarak, kış aylarında fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışması yapılmadığının kabul edilerek sonuca gidilmesi işin niteliğine uygun düşecektir.Gerekçeli karar başlığında, davacılar arasında ... ve ...’ın isimlerinin yazılmaması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine aykırı olmuştur. Hüküm altına alınan tutarların, mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılara verilmesine şeklinde hüküm sonucu tesis edilmesi gerekirken, “davacıya verilmesine” şeklinde hüküm sonucu tesis edilerek infazda tereddüt oluşturulması, kabule göre bir diğer hatalı yöndür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.