(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/9920 E. , 2009/13167 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.03.2006 gününde verilen dilekçe ile Türk Medeni Kanununun 724. maddesi gereğince temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 21.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.11.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden da
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/9920 E. , 2009/13167 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.03.2006 gününde verilen dilekçe ile Türk Medeni Kanununun 724. maddesi gereğince temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 21.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.11.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temliken tescil için yasanın aradığı koşullar gerçekleşmediğinden bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Gerçekten, bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde bütün koşullar mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. ./.. 2009/9920 - 13167 - 2 - Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; Öncelikli koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır. Türk Medeni Kanununun 724.maddesi hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikle yapı sahibinin iyiniyetli olması gerekir. Öngörülen iyiniyetin Türk Medeni Kanununun 3.maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ve yaptığı yapı sebebiyle taşınmaz mülkiyetinin ileride kendisine geçirileceğini beklemesini ifade eder. Malzeme sahibinin tescil istemi ile açtığı davada iyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir. Eldeki uyuşmazlıkta davacının 144.310.34 m2 yüzölçümündeki 3106 parsel sayılı taşınmaz kısmına imar planı yaptırmak ve uygulama projesi hazırlamak amacıyla 1 yıl süreli ön izin verilmesi ve bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde Türk Medeni Kanununun 703 (Yeni Medeni Kanunun m.779 vd.) maddesi uyarınca 29 yıl süreli irtifak hakkı kurulmasının taahhüdü üzerine el koyduğu, sonradan 1 yıl süreli ön izin hakkının 8 yıla çıkartıldığı, ne var ki davacıya verilen ön izine ilişkin tüm işlemlerin 23.02.2001 tarihli bakanlık oluruyla iptal edildiği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, davacının 3106 sayılı parsele elatmasının hukuki nedeni Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde sözü edilen iyiniyetli malzeme maliki olması değil, kendisine irtifak hakkı taahhüt edilmesi için verilen ön izindir. Bu hak sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanmak veya ondan yararlanma yetkisi veren ve malike de bir çekinme borcu yükleyen sınırlı bir hakimiyet hakkıdır. Bu hakkı kullanacak olan yapı sahibi Türk Medeni Kanununun 779. ve devamı maddelerinden yararlanabilir ise de ileride kurulacağı taahhüt edilen irtifak hakkı sahibi olması nedeniyle Türk Medeni Kanununun 724. maddesindeki malzeme sahibine tanınan yetkileri kullanamaz. Başka bir deyişle, davacı ileride kurulacağı taahhüt edilen irtifak hakkına dayanarak iyiniyetli malzeme sahibi olduğunu ileri süremez. Kaldı ki, ./.. 2009/9920 - 13167 - 3 - dayandığı ön izin verilmesine ilişkin tüm işlemler bütün sonuçlarıyla idari yargı denetiminden geçerek ortadan kaldırıldığı gibi taşınmazda mülkiyet değişikliği olmuş, binaların yapıldığı tarihteki malik olan Hazine’den mülkiyet yargı kararı ile davalı ...’ye geçmiştir. Bu sebeple de iddianın davalı ...’ye ileri sürülme olanağı kalmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 625.00 TL. Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ...