11. Ceza Dairesi 2013/8403 E. , 2013/8957 K. "İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.03.2013 gün ve 2013/3947/16270 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.03.2013 gün ve KYB.2013/91057 sayılı ihbarnamesi ile; Özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi ge
**11. Ceza Dairesi 2013/8403 E. , 2013/8957 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.03.2013 gün ve 2013/3947/16270 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.03.2013 gün ve KYB.2013/91057 sayılı ihbarnamesi ile; Özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine dair Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2012 tarihli ve 2011/722 esas, 2012/928 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; 1-Katılanın, sanığın hisselerinin çoğunluğuna sahip bulunduğu şirketlerde hisse sahibi ortak olarak gösterildiği, söz konusu şirketlerin 12/07/2010 ve 07/09/2010 tarihli genel kurul toplantılarında, katılanın hazır bulunmadığı gibi kendisinin temsil edilmesi yönünde vekaletname de vermediği halde, sanığın talimatı doğrultusunda katılan tarafından vekalet verilmiş gibi gösterilerek yerine vekaleten imza atılmasını sağlayarak şirketlere ait genel kurul haziran cetvelleri tanzim edildiği, haziran cetvellerinin sanık tarafından kullandığından bahisle özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın katılan adına vekaleten hareket eden diğer ortaklara bu konuda talimat verdiğine ilişkin bilgi ve bulgunun bulunmadığı, 2-Anonim şirketlerin genel kurul toplantı ve karar yeter sayısını düzenleyen 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 372. maddesinde "Umumi heyetler bu kanunda veya esas mukavelede aksine hüküm bulunan haller hariç olmak üzere şirket sermayesinin en az dörtte birini temsil eden pay sahiplerinin huzuriyle toplanırlar, ilk toplantıda bu nisap hasıl olmadığı takdirde tekrar toplantıya davet edilirler, ikinci toplantıda hazır bulunan pay sahipleri, temsil ettikleri sermayenin miktarı ne olursa olsun, müzakere yapmaya ve karar vermeye salahiyetlidirler." seklindeki düzenleme dikkate alındığında genel kurula diğer üyelerin katılımının yeterli olması ve katılanın katılımının zorunlu olmaması karşısında sanığın eyleminin "faydasız sahtecilik" niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği cihetle, yasal unsurları oluşmayan suçtan dolayı beraatı yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: Dairemizce benimsenen Ceza Genel Kurulunun 25.10.1993 gün ve 10/260-281 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanıkla ilgili tüm deliller toplanarak değerlendirilmesi yapıldıktan sonra verilen kararlarla ilgili olarak, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulması olanaklı değildir. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2012 gün ve 2011/722 esas, 2012/928 karar sayılı dosyasında, sanıkla ilgili tüm deliller toplanarak, takdir ve değerlendirilmesinin yapılmış olması karşısında kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamenin birinci bendindeki düşünce yerinde görülmediğinden CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, ancak kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin ikinci bendindeki düşünce yerinde görüldüğünden Ankara 20 Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2012 gün ve 2011/722 Esas, 2012/928 sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın beraatine, cezanın çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.