10. Hukuk Dairesi 2024/9846 E. , 2024/10872 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/904 E., 2024/941 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/102 E., 2024/77 K. Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum…
**10. Hukuk Dairesi 2024/9846 E. , 2024/10872 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/904 E., 2024/941 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/102 E., 2024/77 K. Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 27.04.2000 tarihinde Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilamı ile boşandığı, 13.06.2014 tarihinde davalı Kurum denetim görevlilerince tutulan rapor ile davacının babasının vefat tarihi olan 01.02.2009 tarihinden başlamak kaydıyla almış olduğu yetim aylığının hatalı ve eksik değerlendirme ile davacı ve boşanmış eşinin “Eylemli olarak birlikte yaşama olgusu” varmışçasına değerlendirme yapıldığı ve maaşı kesildiği, davacının kat’i surette boşandığı eşiyle birlikte yaşaması söz konusu olmamasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu denetim görevlilerince “fiilen birlikte yaşama” yönünde tespit ve değerlendirmesi rapor edildiği, davacının boşanmadan önceki dönemde ve boşandıktan sonraki beş yıllık süreçte İstanbul’da yaşadığı, bu dönemde ise eski eşi Çorlu’da yaşadığı, bilahare Çorlu’ya döndüğünde ise davacının annesinin yanında ikamet etmeye ve fiilen yaşamaya başladığı, denetim raporunun eksik araştırmaya dayalı olduğu, davacının İstanbul'da ikamet ettiği ve ara sıra çocuklarını görmeye gelmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, boşanma ile hak sahibi olma arasındaki süre nazara alındığında Kurum işlem ve denetiminin yersiz olduğu, Kurum denetmenlerinin yetkilerini aştığı, eylemli birlikte yaşama olgusunun ortaya konamadığı, yersiz ödemelerin genel hükümlere göre geri alınması gerektiği iddiasıyla davacının aldığı yetim maaşının kesilmesine neden olan Kurum işleminin iptali ile kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eski eşi ile babasından ölüm aylığına hak kazanmak için muvazaalı boşandığına ilişkin Kurum kontrol memurları tarafından düzenlenen 13.06.2015 tarihli inceleme raporu ile davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadığının tespit edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile incelenen evrak ve tüm dosya kapsamı itibariyle, davacı ile eski eşinin yıllar evvel boşandıkları, Kurum tarafından yaptırılan araştırmada, alınan tanık ifadelerinde davacının eski eşinin davacının yaşadığı eve girip çıktığının görüldüğünün belirtildiği, davacının çocuklarının da bu evde yaşadığı, girip çıkma hadisesinin beraber yaşama anlamına gelmeyeceği, alınan yeminli tanık beyanlarından davacı ve eski eşi arasında şiddetli bir geçimsizlik olduğunun anlaşıldığı, son olarak alınan muhtar olarak görev yapan tanığın da beyanından davacının eski eşiyle birlikte yaşamadığının anlaşıldığı, eski Mernis kayıtlarının aynı yer görünse de kişilerin ikametgah adreslerini değiştirmeden de başka yerlerde yaşayabilecekleri, tüm bunlar dikkate alındığında, davalı Kurumca yapılan tespitin birlikte yaşama olgusunu ispata yetmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı SGK tarafından düzenlenen 09.07.2014 tarih ve 30.244.140.2 varideli borç bildiriminin iptaline, davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile, kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kararı sonrasında mahalle muhtar ve azaların dinlendiği, dosyada davacının davasının kabulünü gerektirir yeni bir delil ve beyan bulunmadığı, davacı hakkında tesis edilen Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, dinlenen tanıkların yetersiz olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, toplanan delillere göre birlikte yaşama olgusunu destekleyen, yazılı ve imzalı ifadesi alınan apartman görevlisi ...'ın ve Mahkemedeki söz konusu şahıslarla ilgili olarak boşanma durumlarını bilmediğine dair beyanının, yine davacının annesinin ikametgahında yapılan çevre soruşturmasında tanıklar ... ve ... 'ün imzalı beyanlarında, davacının annesinin yalnız yaşadığını söyledikleri ancak tanık ... 'ün Mahkemedeki ifadesinde farklı beyanda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 19.01.2010 tarihli Çorlu Devlet Hastanesi kayıtlarında davacı ve boşandığı eşinin aynı gün muayene olup, aynı Akay Eczanesinden ilaç aldıklarının tespit edildiği, bu delillere istinaden davacı ile boşandığı eşinin bir arada yaşamadıklarının ve denetmen raporunun aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Çorlu 1. İş Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli, 2022/102 Esas, 2024/77 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 23.03.1975 tarihinde evlendiği eski eşi ... ... ile 27.04.2000 tarihinde şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandıkları, yetim maaşı almakta olduğu babası ... 'un ise 16.01.2009 tarihinde vefat ettiği, davacının 01.02.2009 tarihinden itibaren, yani boşandıktan 9 sene sonra yetim maaşı almaya hak kazandığı, davacının boşanma tarihi ve babasının ölüm tarihi arasındaki süre nazara alındığında muvazaanın varlığından söz etmek imkansız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dosyada dinlenen ve doğma büyüme o mahallede yaşadığını, 5 yıldır da aynı mahallenin muhtarlığını yaptığını belirten ... Mahallesi muhtarı ... Doğru'nun yeminli beyanında, muhtar adaylığı döneminde davacıya tanıdığını, o zamanlar ev ziyaretlerinde bulunduğunu, ev ziyaretlerinde davacının eski eşini görmediğini ve tanımadığını, davacının annesiyle yaşadığını bildiğini, zaman zaman balkonda çay içerken görüp selamlaştıklarını, davacı ile yakın sitelerde oturduklarını beyan ettiği, davacının babasının davacı boşandıktan 9 yıl sonra vefat ettiği somut gerçeği nazara alınmaksızın, davalı Kurum tarafından kesinlik içermeyen soyut beyanlar doğrultusunda düzenlenen rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.