T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1261 - 2026/115 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1261 KARAR NO : 2026/115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.05.2024 NUMARASI : 2022/859 Esas 2024/343 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat) KARAR TARİHİ : 30.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1261 - 2026/115 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1261 KARAR NO : 2026/115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.05.2024 NUMARASI : 2022/859 Esas 2024/343 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat) KARAR TARİHİ : 30.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.02.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.12.2021 tarihinde, davalı ...’in sürücüsü olduğu, davalı ... Sigorta AŞ tarafından, zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan araç ile 2,93 promil alkollü şekilde şerit ihlali yaparak, kendi şeridinde, aracına binmek üzere olan yaya vaziyetteki davacıların desteği ...’e ve ... adlı iş yerinin valesine çarptığını, metrelerce ikisini de sürüklediğini ve ölümlerine sebebiyet verdiğini, vefat eden ...’ün, ... ve ...'ün çocukları, ...'ün babası, ...'in ikiz kardeşi olduğunu, davacıların kazada vefat eden ...'ün fiili desteğinden yoksun kaldıkları gibi maddi ve manevi zarara uğradıklarını, müteveffanın ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu olduğunu ve Amerika Birleşik Devletleri Boston, Massachusets şehrindeki Northeastren Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünde masterini yapmış olan bir yüksek elektrik ve elektronik mühendisi olduğunu, belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince, şimdilik 30.12.2021 tarihli kazasında vefat eden ...'ün desteğinden yoksun kalan davacılardan küçük ... için 500,00.-TL, anne ... için 500,00.-TL, baba ... için 500,00.-TL olmak üzere toplam 1.500,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 5.000,00.-TL cenaze defin masrafının kaza tarihi olan 30.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, destek ...'ün vefatı sebebiyle manevi acı ve ıstırap çeken davacılardan küçük ... için 550.000,00.-TL, baba ... için 150.000,00.-TL, anne ... için 150.000,00.-TL ve kardeş ... ... için 150.000,00.-TL olmak üzere toplam 1.000.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şahıs ...'den tahsiline karar verilmesini istemiş, 09.03.2023 tarihli dilekçesi ile; davalı ... Sigorta AŞ ile haricen yapılan anlaşma neticesinde davacıların dava konusu taleplerine karşılık olarak, ... Sigorta AŞ ile karşılıklı sulhen mutabakat vardıklarını ve ZMMS tam limiti olan 430.000,00 TL asıl alacak ve sigortaya yapılan başvuru tarihi ile ödeme tarihine kadar geçen 2 aylık süre için işleyen 4.000,00TL faiz olmak üzere toplam 434.000,00TL küçük ... için tahsil edilerek anlaşma sağlandığını; tazminat tutarı bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiğinden harcı tamamlanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 30.12.2021 tarihli kazasında vefat eden ...'ün desteğinden yoksun kalan davacılardan küçük ... İçin 500,00.-TL, anne ... için 500,00.-TL, baba ... İçin 500,00.-TL olmak üzere toplam 1.500,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 5.000,00.-TL cenaze defin masrafının kaza tarihi olan 30.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...’den, sigorta şirketinin sorumluluğu mahsup edilerek tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili; 31.12.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini; davacı ... için 1.231.230,78 TL’ye, davacı ... için 692.332,03 TL’ye, davacı ... için 1.225.987,00TL yükselttiklerini belirtmiş; 04.03.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle de; davacı ... İçin 1.848.279,00 TL'ye, davacı ... için 1.012.312,00 TL'ye, davacı ... için maddi tazminat talebini 1.840.144,00 TL'ye artırmış, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu kazaya dair zarardan kaynaklı davalının, davacılara bir borcu ve ödeme yükümlülüğü bulunmamakla beraber zarar nedeniyle sorumluluk, kusur araştırılması yapıldıktan sonra kazaya dair tanzim edilen bilirkişi raporunda davalı kusurlu bulunduğu takdirde kusuru oranında davalının aracının sigortalı olduğu ... Sigorta AŞ 'ye ait olduğunu, söz konusu kazanın meydana gelmesinin sebeplerinden birisinin maktullerin davranışları olduğunu, davalının kazanın meydana gelmemesi için başvurduğu tedbirlerin kazanın meydana gelmesine engel olamadığını, davalı davacı yanın iddiasının aksine taksirle öldürme suçundan yargılanmakta olduğunu, müteveffa ile hiçbir tanışıklığı olmamakla birlikte kaza sonrasında ambulansı arayarak müteveffayı kurtarmak için elinden geleni yaptığını, kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereğince, kusursuz kişinin maddi ve manevi tazminatla sorumlu tutulmasının olası olmadığını, bu nedenle Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/129 esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, aksi kanaatte olunduğu durumda davacı anne ve babanın destek zararının ispatı gerektiği, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi; davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında sunduğu beyan dilekçesiyle, davacı ile sulh olduklarından sulh kapsamında davanın feragat nedeniyle reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; davacılar vekili 09.03.2023 tarihli dilekçesinde davalı ... sigorta AŞ'den toplam 430.000,00 TL tahsil edilerek anlaşma sağlandığını ve bu davalı yönünden davalarından feragat ettiklerini beyan ettiği, toplanan delillere göre; kazaya karışan ... plakalı araca ilişkin kaza tarihini kapsayan dönemde ZMMS poliçesi tanzim eden davalı ... Sigorta AŞ tarafından davacılara 430.000,00 TL ödeme yapıldığı beyan edilerek davacılar tarafından bu davalıya yönelik maddi tazminat taleplerinden feragat edildiği, davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmekle davalı ... sigorta AŞ'ne yönelik davanın vaki feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, diğer davalıdan talepler yönünden, davalı ...'in maliki/işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacıların desteği ...'ün vefat ettiği, kazaya ilişkin görülmekte olan Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/129 esas sayılı dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda sanık ...'in asli derecede müteveffaların alt düzeyde tali derecede kusurlu olduklarının belirlendiği, mahkemece tayin edilen bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede gerçekleşen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in %80 oranında yaya konumunda olan müteveffa ...'ün ise %20 oranında kusurlu oldukları davalı sürücünün almış olduğu 2,27 promil alkolün kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olmadığının tespit edildiği; her ne kadar davacılar vekili tarafından dilekçesinde Yüksek elektrik ve elektronik mühendisi müteveffanın ... Ltd.Şti'nin sahibi olduğu belirtilerek dava dilekçesi ekinde sunulan Elektrik Mühendisleri Odasının 2022 yılı emsal ücretini gösterir taraf vekillinin talebi ile düzenlenen yazının müteveffanın gelirine esas alınması talep edilmiş ve raporda da bu yönde ihtimalli hesaplamalar yapılmış ise de müteveffanın tek ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşılan ... Teknolojileri İletişim Hizmetleri ve Elektronik San ve Tic. Ltd.Şti'nin 30.12.2021 kaza tarihinden önce 30.09.2019 tarihinde vergi kaydının re'sen terk edildiği, bilirkişi tarafından yapılan incelemede şirketin geçmişe yönelik şifreleri iptal edildiğinden herhangi bir kaydına ulaşılamadığından inceleme yapılamadığının beyan edildiği, müteveffa ...'ün SGK hizmet cetvelinin tetkikinde 2021 yılı Haziran ayında 30 günlük çalışmasının kazancı 3.557,50 TL asgari ücret üzerinden SGK bildiriminin yapıldığı, 28.07.2021 ile 30.12.2021 vefat tarihi arasında ise brüt asgari ücret üzerinden sigortalılığının yapılmış olduğu görülmekle resmi kayıtlara itibar edilerek bilirkişi heyeti tarafından ek rapor tarihindeki güncel asgari ücret verileri ve kusur oranları esas alınmak suretiyle sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu ile müteveffa desteğin çocuğu, anne ve babası yönünden destekten yoksun kalma tazminat tutarları 03.03.2024 tarihli ek raporla hesaplandığı ,dosya kapsamına uygun bulunan bu hesaba itibar edilerek hükme esas alındığı, tespit edilen davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi zararlarından davalı araç maliki/sürücüsünün sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, manevi tazminat talebi yönünde; 6098 sayılı TBK 56. maddesi ile 4721 sayılı TMK 4. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede trafik kazası sonucu davacı ...'ün babası, diğer davacıların oğlunun ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmende olsa giderilmesi yönünde tarafların ekonomik ve sosyal durumları kazanın meydana geliş şekli davalı ...'in sorumluluğun niteliği kusur oranları nazara alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdir edilen manevi tazminatın davalı araç maliki/sürücüsünden tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği; gerekçesiyle; "Davacıların davalı ...'e yönelik destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 264.477,72 TL, davacı ... için 263.280,18 TL, davacı ... için 141.407,69 TL olmak üzere toplam 669.165,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30.12.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, davacıların davalı ...'e yönelik fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacıların davalı ...'e yönelik manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın 30.12.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, davacıların davalı ...'e yönelik fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davacıların davalı ... Sigorta A.Ş'ne yönelik davalarının vaki feragat nedeniyle reddine,” karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının 2,27 promil alkollü olduğunu, bu durumda, vefat edene verilen %20 kusurun kabul edilemez olduğunu, kazanın meydan gelmesinde, davalının %100 oranında kusurlu olduğunu; davalının meskun mahalde 100 km aşırı süratle seyir halinde olması ve hiç fren yapmaması ve şerit ihlali yaparak iki kişiye çarparak öldürmesi, daha önce alkollü araç kullanmasından ehliyeti alınan ve ehliyetsiz olarak araç kullanan davalının tam kusurlu olacağını, raporun kabul edilmez olduğunu, tazminat miktarının da kabul edilemez olduğunu, bilirkişi tarafından asgari ücret üzerinden ve asgari ücretin 4.530772 katına göre hesaplama yapıldığını; ancak davacının ODTÜ Elektrik Elekrtonik Mühendisliği mezunu, ABD Boston, Massachusets Şehrindeki Northeastren Üniversitesi Elektrik Bölümünde master yapmış olmasına rağmen, asgari ücret üzerinden hesaplamanın adaletsiz olduğunu, Yargıtay içtihatlarına da uygun olmadığını, yargılama sırasında desteğin ölümüne kadar yaptığı ticari işler, faaliyetler, kurduğu şirketler, küçük kızı Melis için ödediği nafaka, kredi kartı ekstrelerinin dosyaya sunulduğunu, gelirin asgari ücretin 10-15 katı olduğu yönünde belgeler ibraz edildiği, bu nedenle gelirinin Yargıtay uygulamalarına uygun olarak tespit edilmediğini, vekalet ücretinin de, Tarife’ye uygun olmadığını, davacı lehine maddi tazminat üzerinden takdir edilen miktarı aşar şekilde, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle; maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın, davadan sonra yapılan ödemeye istinaden sulhe dayalı feragat nedeniyle reddine, davacılar ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacılardan ... ...'nın talebi yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Öncelikle, ilk derece mahkemesi kararının, tarafları ve denetlenebilirliği açısından incelenmesi gerekmiştir. Adil yargılanma hakkı Anayasa'mızın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. Bunun yanı sıra, yargılama neticesinde, hukuki dinlenilme hakkı sağlanan taraflar hakkında ve dava konusu edilen taleplerin tamamı yönünden karar verilmelidir. Hâkim, "adli yargılanma hakkının" temini açısından getirilen usul hükümlerini uygulamakla yükümlü olup, bu hükümlerin uygulanmasından sarfı nazar edemez. Bu çerçevede 6100 sayılı HMK 297 maddesinde yargılama neticesinde verilen "hüküm kapsamı" düzenlenmiş olup, söz konusu düzenleme sadece kararların şeklinin belirlenmesi için getirilmemiş, aynı zamanda düzenleme ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile korunan temel hak ve ödevlerin korunması amaç edilmiş, "gerekçeli karar hakkının sağlanması için, asgari gereklilikleri işaret etmiştir. Bu çerçevede; 297/1-2. maddesinde; “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar;… c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri….. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi mevcuttur. Anayasa ve 6100 sayılı Yasa hükmü birlikte değerlendirildiğinde, mahkeme kararlarının içermesi gereken gerekçenin ilgili ve yeterli olması, çelişki, tereddüt ve şüphe içermemesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Bunun yanın sıra, hükümde, karar çerçevesinde sorumluluklarına karar verilen kişiler ile hak ve borçları tereddüte neden olmayacak şekilde açık olarak gösterilmelidir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve denetim mahkemelerinin hukuka uygunluk incelemesi yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Somut olayda; davacılar tarafından, dava dilekçesinde cenaze ve defin gideri talep ettiği halde, kısmen kabul edilen davada, bu talebe yönelik olarak mahkeme gerekçesinde bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu nedenle söz konusu talep açısından olumlu olumsuz bir karar verilip verilmediği denetlenememektedir. Öte yadan, eldeki davada ... ... tarafından da manevi tazminat talep edildiği halde söz konusu talebe yönelik olarak da olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 297. maddesinde uygun olmadığından, bu haliyle usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılması gerekmiştir. 2-Desteğin gelirine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacılar vekili, davacıların desteğinin ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisiliği mezunu olduğunu ve Amerika Birleşik Devletleri Massachuusests şehrindeki Northeastren Üniversitesi Elektirik Bölümünde master yaptığını belirtmiş, ayrıca vefat etmeden önce ortağı olduğunu belirttiği şirket üzerinden yaptığı işlere ve sosyal ekonomik durumuna ilişkin delillerini ibraz etmiş, buna göre desteğin gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunu belirterek, tazminat hesaplamasında gerçek gelirin nazara alınmasını istemiştir. Mahkemece, desteğin gelirine yönelik deliller yanı sıra desteğe ait şirkete yönelik olarak da deliller toplandıktan sonra, tazminat hesabına ilişkin rapor alınan heyete mali müşavirde eklenmek suretiyle tanzim edilen raporda; davacının ortağı olduğu şirketin kaza tarihinden önce vergisel olarak kayıtlı işyerini terk etmesi, desteğin SGK prime esas kazancına göre son gelirin de asgari ücret düzeyinde olması, nedeniyle desteğin asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kabul edilerek, yapılan hesaplamaya göre davanın esası hakkında karar verilmiştir. Davacı tarafından, desteğinin aldığı eğitimine ilişkin deliller dosyaya sunulmamış ise de, kaza tarihinden ortağı olduğu şirket üzerinden, yüklenici sıfatıyla aldığı işlerden bir kısmı ile şirketi faaliyeti çerçevesinde yaptığı işleri, hali hazırda şirkete ait bir çok araca ait kayıtları dosyaya delil olarak sunmuş, söz konusu delillere göre, davacının ortağı olduğu şirketin gerçek ticari faaliyeti olan bir şirket olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, Ticaret Odası yazı cevabına göre, desteğin ortağı olduğu şirket, hali hazırda aktif kaydı olan bir şirket olup, ticaret sicilinden terkin edilmemiştir. Vergisel anlamda, belirli bir yerdeki iş yerinin terk edilmiş olması, desteğin ortağı olduğu şirketin faal olmadığı sonucunu da ortaya koymamaktadır. Desteğin ortağı olduğu şirket Teknoloji ve Elektronik alanında faaliyet gösteren şirket olup, sunulan delillere göre mağazacılık yanı sıra, kamu ve özel sektör kapsamında alınan işlerde yüklenici yahut alt yüklenici olarak faaliyet yürütüğü anlaşılmaktadır. Öte yandan dosyaya kazandırılan sosyal durum araştırmasına göre de gelirinin asgari ücret üzerinde olabileceği anlaşılmaktadır. SGK kaydı, kişilerin geliri için bir veri içerse de, desteğin vefatından önce asgari ücret düzeyinden gelir kaydı olması, kişinin eğitimi, mesleği ve sosyal ekonomik yaşantısı ile uygunluk göstermesi halinde esas alınabilir. Kaza tarihinden önce kısa bir süre için asgari ücret düzeyinde SGK kaydında geliri asgari ücret olarak gösterilmiş olsa dahi, eğitimi, kariyeri ve sosyal yaşantısı ile uyumlu olmayan bir durumda, kişinin aktif dönem sonuna kadar asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilmemeli, desteğin sağlığında eğitimi, mesleği ve kariyeri gözetilerek, ayrıca vefat tarihinden önce yapmış olduğu işlerin mahiyeti ve niteliği değerlendirilerek, bu kapsamda eğitimi, mesleki bilgisi olan bir kişinin çalışması ile elde edebileceği gelir aynı şartlarda çalışan faaliyet gösteren bir kişi tarafından alınacak rapor ile tespit edilmeli, buna göre tespit edilen gelirine göre tazminat miktarı belirlenmelidir. Salt ticari işletme üzerinden gelir elde eden kişi açısından mali müşavir bilirkişinden alınan rapor, bu kapsamda çalışan birisinin gelirinin belirlenmesi açısından yeterli görülebilir ise de, eğitim ve mesleği çerçevesinde gelir elde edebilecek kişinin kişisel çalışması ile elde edebileceği gelirin sadece mali müşavir tarafından değerlenmesi yeterli değildir. Somut olayda, 30.12.2021 tarihinde, vefat eden desteğin SGK kayıtlarında 5510 Sy. 4/a kapsamındaki çalışmalarının elektrik mühendisi meslek kodu ile olduğu, ayrıca 2021/07 ayında vefat ettiği 2021/12 aya kadar ise, sadece şirket ortağı olarak prim ödemesi olup söz konusu prime esas kazancı geliri kanıtlamaya yeterli değildir. Bu durumda, öncelikle desteğin gördüğü eğitime ilişkin belgeler var ise, dosyaya kazandırılarak, bundan sonra desteğin eğitim gördüğü alanda ve mesleğine göre ilgili kuruluşlardan desteğin mezun olduğu okullar, yaşı, mesleki tecrübesi gibi hususlarda belirtilerek emsal ücret araştırması yapılması ve desteğin mesleğine göre bilirkişi heyetine elektrik ve elektronik mühendisi bilirkişide dahil edilerek desteğin yapmış olduğu işlere yönelik olarak davacının sunduğu deliller, desteğin eğitim durumu, mesleki tecrübesi ve kariyeri de gözetilerek, kişisel çalışması çerçevesinde elde edebileceği gelirin tespit edildiği rapor alınarak, desteğin aktif dönemde elde edebileceği gelir belirlenerek sonucuna göre, hesaplanacak tazminata göre ve taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken, desteğin eğitim durumu, mesleki faaliyetleri, kariyeri değerlendirilmeksizin, SGK kayıtlarından hareketle (sosyal ekonomik durumuna ilişkin diğer delillere rağmen) mühendis olan bir kişinin asgari ücret düzeyinde gelir elde edebileceği kabul edilerek, eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kabule göre de; mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup reddine karar verilen maddi tazminat için yargılamada vekil ile temsil edilen davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. Maddesinde belirtilen " Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." düzenlemesine aykırı şekilde davacı taraf için hükmedilen vekalet ücretini geçecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olması da isebtli görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-a-(4).(6) maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle desteğin eğitim durumuna ilişkin olarak belgelerinin ibrazı için davacı vekiline süre verilerek, bundan sonra desteğin eğitim gördüğü alanda uzman, elektrik elektronik mühendisi bilirkişide dahil edilen heyetten desteğin yapmış olduğu işlere yönelik olarak davacının sunduğu deliller, desteğin eğitim durumu, mesleki tecrübesi ve kariyeri de gözetilerek, kişisel çalışması çerçevesinde elde edebileceği gelirin tespit edildiği rapor alınarak, desteğin aktif dönemde elde edebileceği gelir belirlenerek, hesaplanacak tazminat çerçevesinde, dava dilekçesinde talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamı yönünden olumlu olumsuz, HMK'nın 297. maddesine uygun bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-(4).(6). maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacılara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.