11. Ceza Dairesi 2025/4923 E. , 2025/15725 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/255 E., 2025/219 K. SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, t…
11. Ceza Dairesi 2025/4923 E. , 2025/15725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/255 E., 2025/219 K. SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında "28.03.2011" olarak hatalı gösterilen suç tarihinin suça konu çekin icra takibine konu edildiği tarih olan "08.10.2010" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli ve 6/94-133 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıkların eylemlerine ilişkin 02.10.2019 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin “onanmasına” dair Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 202/9456 Esas, 2021/3603 Karar sayılı ilamının karar tarihi olan 25.03.2021 tarihinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2021 tarihli ve 81847 sayılı itirazı üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verdiği 14.02.2024 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; A.Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e hükmü gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, itiraz nedeniyle duran 2 yıl 10... günlük süre de eklendiği hâlde, 08.10.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu sebeple yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B.Sanıklar Hakkından Niteklikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların eylemlerine ilişkin, mahkemenin 02.10.2019 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin “onanmasına” dair Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 25.03.2021 tarihli ve 202/9456 Esas, 2021/3603 Karar sayılı ilamına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2021 tarihli ve 81847 sayılı itirazı üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2024 tarihli ve 2022/11-10 Esas ve 2024/66 Karar sayılı kararı ile; "...... Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.01.2011 tarih ve 1254 sayı ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik sanık ... müdafiinin karardaki maddi hataların düzeltilmesi talebini içeren itirazı üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince 18.04.2011 tarih ve 978 sayı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ve maddi hatanın da UYAP sisteminde düzeltme formuyla düzeltilmesinin mümkün olduğu gerekçeleriyle reddine karar verilmiş ise de; söz konusu itirazın ve merci kararının, CMK'nın 173/1. maddesi kapsamında suçtan zarar görenin itirazı üzerine verilen ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesini sağlayan nitelikte olmamaları nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın katılana tebliğ edilip edilmediğinin ve katılan veya vekilince bu karara itiraz edilip edilmediğinin tespit edilmesinin gerektiği..." gerekçesiyle onama kararının bozulmasına kararı verildiği, bozma üzerine yerel mahkemece yapılan araştırmada kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın katılan ...'ın işyerinde daimi çalışanı ...'a tebliğ edildiği ve katılan tarafından yapılan bir itirazın bulunmadığının tespit edildiği, dolayısıyla bahse konu 07.01.2011 tarihli takipsizlik kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiğinin kesin olarak tespit edildiği, bu durumda aynı fiille ilgi dava açılmasının ancak iddianamenin düzenlendiği 09.05.2012 tarihi itibarıyla CMK'nın yürürlükte bulunan 172. maddesine göre Cumhuriyet savcısınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip karar itiraz edilmeksizin kesinleştiğinde, Cumhuriyet savcısının aynı işe tekrar el atması için, yeni bir delilin ortaya çıkması yeterli olacağı, somut olayda ise, katılanın, takipsizlik kararına konu aynı fiile ilişkin olarak 28.03.2011 tarihli dilekçe ile ikinci kez şikâyette bulunduğu, kriminal rapora göre sahteciliğin tespit edildiği anlaşılmış ise de, katılanın ikinci şikayeti sonucu ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 09.05.2012 tarihli ve ...-963 sayılı iddianamenin, daha önceden verilip kesinleşen takipsizlik kararı bulunduğu halde ceza muhakemesi şartı gerçekleşmeden açıldığından usul ve kanuna aykırı olduğu, bu durumda Ceza Genel Kurulunun bahse konu bozma ilamında da belirtildiği üzere, Ceza Muhakemesi Kanunu'na ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı nazara alınıp, 06.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 680 sayıl KHK ile CMK'nın 173. maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca, kamu davası açılabilmesinin, elde edilen yeni bir delilin kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak niteliğe sahip olması ve sulh ceza hakimliğince bu konuda bir karar verilmesi şartlarına bağlı tutulduğu ve usul işlemlerinin anılan hükme göre yapılması gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesi ile düşme kararı verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcı ile sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.