12. Ceza Dairesi 2020/10812 E. , 2024/3407 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/45 E., 2016/309 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakk
**12. Ceza Dairesi 2020/10812 E. , 2024/3407 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/45 E., 2016/309 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; kusurunun olmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, erteleme ve lehe hükümlerin uygulanmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Katılanın temyiz sebepleri; suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne, eksik inceleme ile hüküm kuruluğuna, sanığın kusurlu olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanığın saat 15:00-16:00 arasında eşinin yeğeni olan 6 yaşındaki ... ile hayvanlarını otlatmak üzere evlerinden ayrıldığı, ölenin hayvanları götürürken yolda "köyde düğün var, ben düğüne gideceğim, hayvan otlatmaya gitmeyeceğim" diyerek sanığın yanından ayrıldığı, sanığın da "tamam" diyerek ölenin yanından tek başına ayrılarak evine gitmesine izin verdiği ve göz yumduğu, ancak ölenin eve gitmemesi üzerine önce ailesi tarafından daha sonra köy haklı ve Jandarma kurtarma ekipleri tarafından arandığı, 2 gün sonra ölenin evlerinin 1300 metre uzağında bulunan baraj gölünde bulunduğu ve boğularak öldüğü anlaşıldığı, ölenin 6 yaşında olması ve yaşı itibariyle tehlikelerden haberdar olamayacak olması, ayrıca bir tehlike ile karşılaştığında bu tehlikeden kendini kurtarabilme fiziksel gücüne sahip olamayacak olması dikkate alındığında sanığın o yaştaki bir çocuğun tek başına yanından ayrılarak gitmesine izin vermemesi gerektiği, zira sanığın izin vermesi neticesinde Özkan sanığın yanından ayrıldığı ve anlaşılmayacak bir şekilde baraj gölü kenarına gittiği ve baraj gölünde boğulduğu, sanığın kendisine emanet edilen öleni tek başına yanından ayrılıp gitmesine izin vermek yerine gideceği yere kadar kendisine eşlik edip güvenle ailesine teslim etmesi gerektiği, otlatmaya çıkardığı hayvanlarını bırakmak istememesi halinde en azından yanından ayrılıp gitmesine izin verdiği öleni evine gidip gitmediğini kontrol etmek amacıyla göz ile takip etmesi ve bu şekilde kontrolü elinden bırakmaması gerektiği, sanığın bunu yapmadığı gibi öleni söylediği gibi evine gidip gitmediğini daha sonra kontrol etmediği, tüm bu hataların ve sorumsuzluğun neticesinde ölümün meydana geldiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın ve sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Oluş ve dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanığın ölenin yengesi olduğu ve olay tarihi itibariyle aynı evde yaşamakta olduğu, aralarında bir husumet bulunmadığı, yalnızca ölenin annesi ile sanık arasında ailevi sebeplerle küslük bulunduğunun anlaşıldığı, olay günü 6 yaşındaki ölenin okuldan eve döndükten sonra yengesi olan sanık ile evlerinin 293 metre ilerisinde bulunan yine aileye ait bahçeye hayvan otlatmak için gitmeye karar verdikleri, evden çıktıktan sonra yaklaşık 58 metre ileride bulunan yol ayrımına geldiklerinde ölenin eve döneceğini oradan annesi ile düğüne gideceklerini söyleyerek sanığın yanından ayrıldığı, sanığın hayvanları otlattıktan sonra eve 18.30 civarı döndüğünde ölenin evde olmadığı, saat 19.00 sıralarında ölenin annesinin, öleni aramak için dışarı gittiği ve köyde tanıdıklarını gezerek ulaşamaması üzerine kolluk birimlerine bildirimde bulunulduğu, yapılan aramalar neticesinde kaybolmasından 2 gün sonra evlerine 1300 metre mesafede bulunan baraj gölünde ölenin cansız bedenine ulaşıldığı, dosya kapsamında beyanı alınan tanıklar Mahmut A. ve Battal T.'nin öleni akşam saat 20.00-20.30 sıralarında düğün yerinde yalnız başına gördüklerini beyan ettikleri, tanıklar...A. ve... A. beyanlarında sanığın savunmasını doğrular şekilde, sanığın akşam üstü saatlerinde yalnız başına hayvan otlattığını gördüklerini söyledikleri ve Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı nezninde Uzman Çavuş olarak görev yapan...K. tanık sıfatıyla alınan beyanında ölenin sınıf arkadaşları olan...T. ve ... K. ile ölenin bulunmasından evvel soruşturma kapsamında gölete gittiklerini, burada çocuklar ile kurduğu yakınlık sonrasında konuştuğunu ve "... bulamıyoruz, nerede biliyor musunuz?" diye sorduğunda Mikail'in "buraya birlikte gezemeye geldik, kendisi bize arkanızı dönün, ben tuvaletimi yapacağım dedi, biz arkamızı döndüğümüzde setten gölete doğru iniyordu, fakat sonra dönmedi" diye söylediği, gölete doğru gittiği yönü eliyle gösterdiği, ertesi gün ölenin, Mikail'in bir gün önce tarif ettiği yere yakın yerden çıkarıldığı, olay yerine ilişkin fotoğrafların incelenmesinde gölet setinin taşlarla yapıldığı ve aşağıya doğru eğimli olduğunun görüldüğü, ayrıca sanığın kullanmış olduğu cep telefonlarının sinyal bilgilerinin ve HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde sanığın baraj gölüne gittiğine dair bir delil elde edilemediği, tüm bu hususlar ve dosya kapsamında yapılan diğer ihbar ve iddiaların değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında kasten öldürme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ancak sanığın, 6 yaşında olup tek başına kendini idare edemeyecek yeğenini yalnız bırakma şeklinde tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı neticesinde ölümüne neden olduğu sebepleriyle taksirle öldürme suçundan sanık hakkında dava açıldığı ve mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, 13.05.2015 tarihli Olay Yeri İnceleme Tim Komutanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporu kapsamına göre ölen ile sanığın hayvan otlatmaya gittikleri bahçenin, oturdukları eve yakın masafede olduğu ve evden görülebildiği, ölenin sanığın yanından ayrılmasından yaklaşık 3-4 saat sonra düğün yerinde tanıklar Mahmut A. ve Battal T. tarafından görüldüğü, soruşturma aşamasında sosyolog ... tarafından düzenlenen gözlem ve kanaatine ilişkin rapora göre "...Olayın gerçekleştiği köyün sosyo-kültürel yapısına bakıldığı zaman, evlerinden metrelerce uzaklarda bağımısızca gezebildikleri, o yaşlardaki çocukların akşam saatlerinde yanlarında ebeveynleri olmadan dışarıda dolaşıp hayvan otlabildikleri, oyun oynayabildikleri ve benzeri durumlarda bulunabildikleri ve bu durumlardan ötürü de 6 yaşlarındaki bir çocuğun ölüm olayının gerçekleştiği baraj gölüne rahatlıkla gidebilecek olması alışıla gelmişin dışında bir durum olmadığı düşünülmektedir. Ayrıca bunu destekler nitelikte hayatını kaybeden ...'ün annesi ...'ün akşam 19:30 sularında çocuğunun evde olmadığını fark edip aramaya başlaması da (o saate kadar evde bulunmamasının herhangi bir kaygıya yol açmaması) yukarıdaki gözlemi destekler niteliktedir..." şeklinde görüş bildirildiği, sanığın da benzer şekilde okulunun uzak olduğu ve ölenin yalnız okula gidip geldiği hususlarını bildirdiği, tüm bu hususların bir arada değerlendirilmesi neticesinde olayın meydana geldiği köyün örf ve adetleri de göz önüne alındığında sanığın, 58 metre mesafedeki evlerine geri dönmesi için ölene izin vermesi şeklindeki eylemi ile ölenin eve dönmeyerek arkadaşları ile baraj gölüne gitmesi ve eğimli set üzerinden göle düşmesi sonucu ölümü olayı arasında illiyet bağı kurulamayacağı, sanığın yaşadıkları köyün sosyo-kültürel yapısı itibariyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabul edilemeyeceği, bu bakımdan olayda kusurunun bulunmadığı ve beraatine hükmedilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.