Başvuru, başvurucuya karşı işlendiği iddia edilen işkence, tehdit, hakaret, kasten yaralama ve hürriyeti tahdit suçlarına yönelik ilgili şüpheli şahıslar hakkında dosya kapsamındaki delillere rağmen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi sebebiyle maddi ve manevi varlığının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, başvurucuya karşı işlendiği iddia edilen işkence, tehdit, hakaret, kasten yaralama ve hürriyeti tahdit suçlarına yönelik ilgili şüpheli şahıslar hakkında dosya kapsamındaki delillere rağmen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi sebebiyle maddi ve manevi varlığının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 7/10/2013 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 24/12/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 31/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü tanınan ek süre içinde 30/5/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 10/6/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler, başvuruya konu soruşturma evrakı ile başvuru formuna eklenen CD örneğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuya İsnat Edilen Fiil Sonrasında Vuku Bulan Eylem ve İşlemler 19/4/2013 tarihinde saat 00 sıralarında İstanbul ili Kartal ilçesinde Çocuk Gelişim Merkezi Kordonboyu Şubesinde bir açılış yapılmıştır. Açılışta çeşitli basın kuruluşları da yer almıştır. Başvurucu, açılış yapıldıktan kısa bir süre sonra Kartal Belediye Başkanı A.Ö.ye yönelik saldırıda bulunduğu şüphesiyle topluluk arasından, Çocuk Gelişim Merkezinde yer alan bir odaya doğru apar topar götürülmüştür. Odaya götürülme şekli ve başvurucunun o anki durumu kameralar tarafından kaydedilmiştir. Başvurucu, odada bulunan kişilerin kendisine karşı yapacağı olası müessir fiilden korunmak adına kısa bir süre içerisinde başını iki elinin arasına almış ve odanın köşesinde diz çökerek beklemeye başlamıştır. Bu sırada özel güvenlik görevlisi olduğu anlaşılan bir personel ile beraber birkaç kişi başvurucuya yönelik saldırıları önlemeye çalışmıştır. Bu olayları müteakip -başvurucunun odadanpolis vasıtasıyla tam olarak ne zaman güvenli bir şekilde çıkarıldığı belli olmamakla beraber- başvurucuya isnat edilen fiil kapsamında gerekli işlemlerin yapılması için olay günü bir eğitim araştırma hastanesinden doktor raporu alınmış ve başvurucu Asayiş Büro Amirliğine getirilmiş, daha sonra başvurucunun şüpheli olarak imzasının bulunduğu bir tutanak düzenlenmiştir. 19/4/2013 tarihli söz konusu tutanakta yer alan ifadelerin bir kısmı şöyledir:“…Tören sonrası açılan tek katlı binaya katılımcılar kokteyl ve ziyaret için davet edildiğinde kapının önünde bir kargaşa ve ‘Polis’ çağrısı yapıldığı yöne doğru geçtik. Binanın girişine göre takriben 20 m2 odanın içerisinde 8-9 kişinin … T. nolu … doğumlu, İrfan Yücesoy isimli şahsın üzerine çullandığı tarafımızdan görülmüş, Polis olduğumuzu beyan ederek şahıs kalabalığın elinden tarafımızca kurtarılmıştır. Açılış sırasında İrfan Yücesoy isimli şahıs, belediye başkanı A.Ö.’e fiili saldırıda bulunduğu iddiasıyla tartaklanmaya maruz kaldığı anlaşılmış, adı geçen şahıs yeterli tedbir alınarak diğer kalabalığında saldırısından önlenip doktor raporu alınarak gerekli yasal işlemleri yapmak üzere Asayiş Büro Amirliğine getirilmiş[tir.]” Soruşturma kapsamında başvurucu, Cumhuriyet Başsavcılığının 19/4/2013 tarihli ve 2013/52764 sayılı yazısı ile tutuklanması talebiyle İstanbul Anadolu Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilmiştir. Sorgu işlemini müteakip Mahkemenin 19/4/2013 tarihli ve 2013/55 Sorgu sayılı kararıyla tutuklama talebinin reddine ve başvurucunun serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Ayrıca, başvurucunun şüpheli olarak yer aldığı bu soruşturma dosyası kapsamında, Güvenlik Büro Amirliğinde polis memurları tarafından olay gününe ait CD’ler hakkında çözümleme tutanağı düzenlenmiştir. 22/4/2013 tarihli CD çözümleme tutanağında yer alan ifadelerin ilgili kısmı şöyledir:“00059 nolu video görüntüsünde aşırı derecede bayan ve erkek bağırma seslerinin duyulduğu, siyah takım elbiseli (… N.Ç.) ve açık renk takım elbiseli (… B.Ç.) iki şahsın kahverengi montlu bir şahsı (İrfan Yücesoy’u) yumrukla darp ettiği, olayın meydana geldiği yer içerisindeki bir oda içerisine kahverengi montlu bir şahsı (İrfan Yücesoy’u) çekerek ve darp ederek odanın köşesine götürdükleri ve burada da vurmaya ve darp etmeye devam ettikleri, kahverengi montlu şahsın (İrfan Yücesoy) kendisini korumak için odanın köşesine çömelir vaziyette elleri ve kolları ile kendisini korumaya çalıştığı, oda içerisinin kalabalık olduğu, İrfan Yücesoy isimli şahsın kalabalık arasında zaman zaman göründüğü esnada darp edilmeye devam edildiği, kalabalık içerisinden kim tarafından darp edildiği tespit edilemeyen çok sayıda darbe aldığı, iki bayan ve iki erkek şahsın N.Ç. ve B.Ç. isimli şahısların önüne geçerek engellemeye çalıştıkları,N.Ç.’nin kendisini tutanlara ‘Çekilin’ diye bağırdığı, bir bayan şahsın ‘çocuklar var çocuklar var’ diye bağırdığı, tahminen 50 yaşında kahverengi montlu kısa boylu bayan bir şahsın İrfan Yücesoy’a eliyle vurduğu, şahsı başkalarının da darp etmeye çalıştığı,bazı kişilerinde yapmayın diyerek engellemek istedikleri, kahverengi montlu açık renk kot pantolonlu çizgili kazaklı siyah saçlı 40 yaşlarında bir şahsın ‘polis çağırın polis çağırın’ dediği, odaya giren meraklı şahıslar tarafından takım elbiseli şahsın (N.Ç.’nin) odadan çıkarıldığı, koyu renk takım elbiseli, sarı renkli çizgili kravatlı olan kendisinin Kartal Belediye Meclis Üyesi tespit edilen ve isminin T.Ö.olduğu anlaşılan şahsın İrfan Yücesoy’a ‘ben polisim’ dediği, İrfan Yücesoy’un dışarı çıkarılmayı talep ettiği, İrfan Yücesoy’un kendisinin tek başını dışarı çıkaramayacağını söylediği, kargaşanın yaşandığı oda içerisinde bulunanlar şahsı kolundan çekerek dışarı çıkarmak istedikleri, ancak İrfan Yücesoy’un direndiği, odanın köşesinde kendini koruyarak ben buradan çıkmam diyerek bağırdıği, ayağa kalkmaya zorlanan şahsın montunun çıkarıldığı, T.Ö.’nünİrfan Yücesoy’un yakasından ve ellerinden tutarak darp ettiği, Emniyet Görevlilerimizce ‘Polis, Polis’ diyerek bağırılarak darp edilen İrfan Yücesoy’u odanın köşesinde emniyete alındığı, oda içerisinde bazı şahıslar saldırıya yeltendiği yine oda içerisindeki bazı şahısların da polise yardımcı olmaya çalıştığı [anlaşılmıştır.]” İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 28/5/2013 tarihli ve S.2013/52764, E.2013/23020 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu Sulh Ceza Mahkemesinde başvurucu hakkında "kamu görevlisini görevi nedeniyle basit yaralama" suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Başvurucunun İddiaları Kapsamında Yapılan İşlemler Başvurucu 25/4/2013 tarihinde yazdığı dilekçeyle törenin düzenlendiği gün Belediye Başkanı'nın azmettirmesiyle özel güvenlik görevlisi olan Başkan Koruması, Belediye Başkanı Yardımcısı, Belediye Meclis Başkan Vekili, Belediye Başkanı Danışmanı, bir siyasi partinin İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve ismini bilmediği diğer sorumlular tarafından fiilî ve sözlü haksız fiile maruz kaldığını ileri sürmüştür. Başvurucu, bu kapsamda olayda yer alan kişilerin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, işkence, yaralama, hakaret ve tehdit suçlarını işlediklerini iddia etmiş ve ayrıca bu kişileri belirtilen suçları işlemeye azmettirdiğini iddia ettiği Kartal Belediye Başkanı'ndan da şikâyetçi olmuştur.a. Başvurucunun İddiaları Başvurucu, 25/4/2013 tarihli İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı dilekçe ile özetle; i. 2012 yılında kendisinin sokak köpeklerinin saldırısına uğradığını, 19/4/2013 tarihinde de babasının aynı durumla karşılaştığını, bu durumu görüşmek için Kartal Belediyesine gittiğini, orada bulunan kişilerin Başkan'ın bir açılışta olduğunu ve orada kendisi ile görüşebileceğini söylediğini, ii. Başkan'ın bulunduğu ortamın kalabalık olması nedeniyle sesini kendisine duyuramadığını, 2012 yılında ve daha sonraki zaman dilimlerindeBelediye binasına gittiğinde güvenlik görevlileri ile bir tartışma yaşadığını, aynı güvenlik görevlilerin kendisini fark edince hareketlendiğini, dikkatini çekmek için Başkan'ın omzuna dokunduğunu ancak Başkan'a bir fiilde bulunulacağı düşünülerek kendisine yumruk atılmaya başlandığını,iii. Daha sonra ise linç edilmek istendiğini, dilekçenin ekinde yer alan resimde görünen şahıslar tarafından bir odaya darp, tehdit ve hakaret edilerek zorla götürüldüğünü; bu sırada kendisini savunmak amacıyla içgüdüsel olarak hedef gözetmeden yumruklar savurduğunu, odada bulunan kişilerden polis çağırmasını istediğini fakat bunun yapılmadığını, ayrıca odada bulunanlarca sonradan gelen kişilerindarp ve hakaretlerine maruz bırakıldığını iddia ederek olayda karışan kişilerle birlikte azmettirici olarak Kartal Belediye Başkanı'ndan da şikâyetçi olmuştur. b. Başvurucunun İddialarına Yönelik Yapılan İşlemler Başvurucunun iddiaları kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şikâyetin yapıldığı gün başvurucunun ifadesi alınmıştır. Müşteki, avukat görevlendirilmesini istemediğini belirtmiştir. Başvurucu, ifade tutanağında dilekçesindeki şikâyetlerinin devam ettiğini, dilekçede belirttiği şüphelilerin kendisini darbettiğini, kendisini dövenlerden ve Belediye yetkililerinden şikâyetçi olduğunu belirtmiştir. Başvurucunun uzlaşmayı kabul etmediğini belirtir tutanak imza altına alınmıştır. İstanbul Anadolu Memur Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 3/5/2013 tarihinde Adli Tıp Kurumu Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünden başvurucu hakkında söz konusu eylemlere yönelik kesin rapor istenmiş, ayrıca başvurucunun dilekçede belirttiği şüphelilerin ifadesinin alınması için davetiye çıkarılmıştır. Başvurucu hakkında düzenlenen 10/5/2013 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda başvurucunun maruz kaldığı yaralanmanın, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu bildirilmiştir. Söz konusu rapor şöyledir:“...Kesin rapor istenmektedir.Şahıs Hakkında düzenlenmiş; Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 2013 tarih, 3146 sayılı raporunda; boyunda solda 8x8 cm abrazyon, sağ tibia posteriorda 5 cm lineer abrazyon, sol arka kostalarda hassasiyet, sağ ön kolda hassasiyet mevcut olduğu, toraks BT, sağ ön kol grafisinde majör travmatik patoloji izlanmediği bildirildiğine; Kafatası kemiklerinde kırık ya da kafa içi travmatik değişim, büyük damar-iç organ lezyonu tarif edilmediğine göre Mevcut rapora göre;SONUÇ: Yaralanmasının; a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI, b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU kanaatini bildirir rapordur.” Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucunun şikâyet dilekçesinde belirttiği kişilerin ifadeleri 15/5/2013, 20/5/2013 ve 22/5/2013 tarihlerinde alınmış, şüpheliler ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılmıştır. Bunun üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 31/5/2013 tarihli ve S.2013/52106, E.2013/24032 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu Sulh Ceza Mahkemesinde, Belediye Başkanı'nı korumakla görevli olan özel Güvenlik Görevlisi N.Ç. hakkında başvurucuya karşı "basit yaralama" suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Aynı soruşturma kapsamında 31/5/2013 tarihli ve S.2013/55106 sayılı ek kararla, soruşturulan beş kişi hakkında "basit yaralama" suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Bu kapsamda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin ikinci fıkrası ve maddeleri gereğince sadece N.Ç.nin cezalandırılması talep edilmiştir. İddianamede şüphelilerin savunmaları ve olay yeri kamera görüntüleri birlikte değerlendirilerek şüphelinin olay neticesinde tahrik altında kalarak etrafta bulunanların engellemesine rağmen başvurucuyu defalarca yumrukladığı, etkisiz hâlde bulunan başvurucuya uzanmaya çalıştığı ve şüphelinin bu eylemleri neticesinde de başvurucunun, 10/05/2013 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif yaralandığını belirtilmiş ve şüphelinin haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet ile başvurucuyu kasten basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı gerekçesiyle cezalandırılması talep edilmiştir. Diğer şüpheliler hakkında ise aynı tarihte Cumhuriyet Başsavcılığınca ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Müşteki İrfan Yücesoy'un 19/04/2013 günü Kartal Cumhuriyet Mahallesindeki kreş açılış programında ... şüpheli A.Ö.'ye yönelik kasten yaralama fiili neticesinde müştekinin etrafta bulunan yetkililer ve açılış programında hazır bulunan diğer şüpheliler tarafından olay yerinden uzaklaştırıldığı, ... A.Ö.’nün İrfan Yücesoy tarafından kasten yaralaması neticesinde ... dava açıldığı, bu şüphelilerin ayrıca müştekiye yönelik doğabilecek muhtemel eylemlere karşı korudukları gerek tanık beyanları gerek ise de kamera görüntülerinden anlaşılmış, müştekinin bu olaydan sonra belediye başkanını(n) koruması N.Ç. tarafından yaralanması sırasında suça iştirak ettikleri, azmettirdikleri yönünde müştekinin iddiasından başka delil bulunmadığı ayrıca müştekinin bu eyleminin neticesinde tahrik altında kalacak kişileri(n) müştekiye yönelik saldırı ihtimalini öngörmesi gerektiği, şüpheliler A.Ö., A.R.S., T.Ö, Ö.N ve Ö.F.G'nin atılı suçu işlediklerine ve müştekinin 10/05/2013 tarihli Adli Tıp kurumu rapor içeriğine göre yaralanmasına iştirak ettiklerine dair delil bulunmadığı, iddialardan başka somut delil bulunmadığı, soyut iddiaların tek başına suçların varlığın göstermeyeceği [anlaşılmıştır.]" Başvurucu bu karara karşı itiraz yoluna başvurmuştur. Başvurucu itiraz dilekçesinde;i. Hürriyeti tahdit, işkence, darp, hakaret, tehdit suçlarından şikâyetçi olduğunu, soruşturmanın sadece basit yaralamadan yapıldığını, ifade ilk alınırken kendisini dövenlerden şikâyetçi olduğunu belirten ibarelere itiraz ettiğini, başta "Dilekçemi tekrar ediyorum" yazılması sebebiyle tüm suçları ayrıca yazılamayacağının kendisine söylendiğini,ii. N.Ç.nin kendisine ayrıca hakaret ve tehditte bulunduğunu, kamera görüntülerinin sesli olduğunu, buradan tespitinin yapılabileceğini,iii. Görüntülerde ve fotoğraflarda kendisinin darbedildiğinin sabit olduğunu, bu deliller karşısında tanıkların gerçeğe aykırı beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini,iv. Kendisinin suç işlediği kabul edilse dahi bir odanın içerisinde dakikalarca hakarete maruz kalarak darbedilmesinin hukuk devletine aykırı olduğunu, Belediye Başkanı'nın kendisine söylediği sözler nedeniyle lince uğradığını ileri sürmüştür. Ayrıca olay günü polis memurları tarafından tutulan tutanakta yer alan ifadeleri (bkz. § 12) dilekçesinde belirtmiştir. İtiraz mercii olan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 19/8/2013 tarihli ve 2013/1010 Değişik İş sayılı kararıyla itiraza konu ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda "usul ve yasaya aykırılık görülmediği..." gerekçesine dayanarak başvurucunun itirazını kesin olarak reddetmiştir. İtirazın reddine ilişkin karar başvurucuya, 20/9/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/10/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Yapıldıktan Sonraki Süreç Olay tarihinde Kartal Belediyesinde güvenlik görevlisi olan N.Ç. hakkında yapılan yargılama sonucunda, (Kapatılan) İstanbul Sulh Ceza Mahkemesinin 8/4/2014 tarihli ve E.2013/377, K.2014/292 sayılı kararıyla basit yaralama suçundan 000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Başvurucu hakkında açılan dava neticesinde (bkz. § 15), (Kapatılan) İstanbul Anadolu Sulh Ceza Mahkemesinin 8/4/2014 tarihli ve E.2013/469, K.2014/269 sayılı kararıyla başvurucunun 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, başvurucunun geçmişte kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmiş olması ve duruşmada izlediği tutum ve davranışları itibarıyla yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmemesi nedeniyle başvurucu hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesindeki düzenlemenin uygulanmasına yer olmadığına karar vererek hükmün açıklanmasına ilişkin karar vermemiştir. Kararın başvurucu tarafından temyiz edilmesiyle kovuşturma, Yargıtay nezdinde devam etmektedir.B. İlgili Hukuk 5237 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:“(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit birtıbbîmüdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (3) Kasten yaralama suçunun; a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Silahla, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.” 5271 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.” 5271 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrasının 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un maddesiyle değiştirilmeden önceki hâli şöyledir:“Mahkeme, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkum eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.” 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un maddesinin c ve k bentleri şöyledir:“Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri şunlardır:…c) (Değişik: 23/1/2008 – 5728/544 md.) Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalama…k) (Değişik: 23/1/2008 – 5728/544 md.) Türk Medeni Kanununun 981 inci maddesine, Borçlar Kanununun 52 nci maddesine, Türk Ceza Kanununun 24 ve 25 inci maddelerine göre zor kullanma.”