Başvuru, mensubu olunan partinin binasından çıkışın engellenmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, kolluk görevlilerince fiziksel şiddet uygulanması ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; mensubu olunan partinin binasından çıkışın engellenmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, kolluk görevlilerince fiziksel şiddet uygulanması ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Milletvekili olan başvurucu, bir kısım belediye başkanının görevden alınıp yerlerine kayyım atanmasını protesto etmek amacıyla 20/8/2019 tarihinde Diyarbakır'da mensubu olduğu partinin binasından yanındaki kişilerle dışarıda bekleyen grupla buluşmak üzere çıkmak istemiştir. Düzenledikleri tutanağa göre kolluk görevlileri, başvurucu ve yanındaki gruba valiliğin toplantı, gösteri yürüyüşlerinin bir süre yasaklandığına ilişkin emri doğrultusunda binadan çıkmalarına izin verilmeyeceğini bildirmiştir. Başvurucunun da aralarında olduğu grubun binadan çıkmaya çalışması neticesinde kolluk görevlileri müdahalede bulunmuştur. Olay nedeniyle düzenlenen kolluk tutanağı ile kolluk görevlilerince yapılan görüntü kayıtlarının çözümüne ilişkin tutanağa göre başvurucunun da aralarında olduğu grup, polis kalkanlarına yüklenerek kolluk kuvvetlerinin direncini kırmaya çalışmıştır. Grubun bulunduğu alandan kolluk görevlilerine bazı cisimler atılmış, anılan olay neticesinde beş kolluk görevlisi yaralanmıştır. Bununla birlikte kolluk görevlileri tarafından başvurucuya yönelik bir müdahale gerçekleşmemiştir. Yaşanan olay sonrasında başvurucunun özel bir hastaneye müracaat etmesi üzerine adli muayene raporu düzenlenmiştir. Anılan raporda başvurucunun oksipital (boyun arka kısmı, ensenin üzeri) bölgesinde şişlik, sırtında ise ekimoz ve şişlikler tarif edilmiş; başvurucunun hayati tehlikesinin bulunmadığı ve yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu belirtilmiştir. Başvurucu; ilgili kamu görevlileri hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, işkence, görevi kötüye kullanma ve yaralama suçlarından soruşturma başlatılması için 6/12/2019 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) suç duyurusunda bulunmuştur. Suç duyurusunda başvurucu, olaya ilişkin görüntü ve kamera kayıtlarının internette yer aldığını, bu görüntülerden kendilerinin abluka altına alındığının ve fiziksel şiddete uğradıklarının anlaşıldığını belirtmiştir. Başsavcılık 13/1/2020 tarihinde Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğüne olayla ilgili emniyet birimlerinde bir tahkikat evrakının olup olmadığının tespit edilmesi, olması hâlinde ise bir örneğinin gönderilmesi, olayda başvurucuya müdahale eden polis memurlarının açık kimliklerinin tespit edilmesi, olaya dair tanık araştırılması yapılarak varsa tanık beyanlarının alınması, kamera kaydı tespiti yapılarak kaydın CD ortamına aktarılması ve çözümlemesinin yapılması talimatlarını iletmiştir. 24/9/2020 tarihinde celbedilen bilgi ve belgeler neticesinde Başsavcılık, kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başsavcılığın yaptığı değerlendirmenin ilgili kısmı şöyledir:"... Gülüstan Kılıç Koçyiğit'in de aralarında bulunduğu grubun ... il binasından çıkıp dışarıdaki grupla birleşmesini engellemek amacıyla ablukaya alındığı, ablukadaki grubun polis memurlarına karşı eylemde bulunması üzerine polis memurları tarafından gruba müdahale edildiği, grup içerisinde bulunan müşteki Gülüstan Kılıç Koçyiğit isimli şahsa yönelik herhangi bir müdahalenin bulunmadığı, müştekinin herhangi bir yaralanması olduğuna dair bir raporun bulunmadığı, olayda polis memurlarına atfedilebilecek suç unsuruna rastlanmadığı... [anlaşılmıştır.]" Başvurucu; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin değerlendirme yapılmadığını, sunulan darp raporunun dikkate alınmadığını, basına düşen ve kendisinin de sunduğu görüntülerin incelenmediğini, tanık ve şüpheli ifadelerinin alınmadığını belirterek anılan karara itiraz etmiştir. Diyarbakır Sulh Ceza Hâkimliği 18/3/2021 tarihli kararıyla başvurucunun itirazını reddetmiştir. Başvurucu 27/3/2021 tarihinde kararı öğrendikten sonra 21/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.