13. Hukuk Dairesi 2015/29051 E. , 2016/3863 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, emlakçı olduğunu, 26.01.2011 tarihli Emlak Görme Formu başlıklı sözleşme ile davalıya gösterdiği evin, davalı…
**13. Hukuk Dairesi 2015/29051 E. , 2016/3863 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, emlakçı olduğunu, 26.01.2011 tarihli Emlak Görme Formu başlıklı sözleşme ile davalıya gösterdiği evin, davalının kızı tarafından satın alındığını, sözleşmede hüküm olmasına rağmen davalının emlakçılık ücretini ödemediğini, başlattığı takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 818 sayılı Borçlar Kanunu 161/son maddesi gereğince cezai şarttan %50 indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 2.478 TL yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyada mevcut 26.01.2011 tarihli Emlak Görme Formu başlıklı sözleşmede %4 + KDV hizmet bedeli olarak düzenlenmiş olup, sözleşmedeki bu hüküm cezai şart değildir. Mahkemece sözleşmedeki bu düzenleme cezai şart olarak nitelendirilerek BK 161/son maddesince indirim yapılmış olması doğru değildir. Öte yandan davacı temyizinde sözleşmede öngörülen % 4 lük dilimin, % 2 sinin tellallık ücreti,% 2 sinin cezai şart olduğunu,%2 lik cezai şartan indirim yapılması gerektiğini beyan etmekle artık bu beyanı kendisini bağlar. Hal böyle olunca 818 s. BK.nun 161/son ( 6098 s.TBK'nun 182/son ) maddesi uyarınca, %2 lik dilim üzerinden cezai şartın fahiş olup olmadığı davalı taraf yararına indirim yapılması gerekip gerekmediği hususunun tartışılarak sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.